Erken - Hızlı - Baskın Seçime Doğru …
Yılmaz Kaya AYLANÇ...

Erken - Hızlı - Baskın Seçime Doğru …

Bu içerik 148 kez okundu.

Yılmaz Kaya AYLANÇ

Ne yaptıysanız doğru yapmadınız ve halâ daha yanlış yapmaktasınız.

Bizler bunları ifade etmekten yorulduk, sizler yanlış yapmaktan yorulmadınız. Ama biliyorsunuz ki yolun sonuna geldiniz.

Deniz bitti! Hazıra dağ dayanmaz demişler. Cumhuriyet 79 yılda taş taş üstüne koydu, sizler onları 16 yılda yediniz bitiriniz. Ama iktidar öyle tatlı geldi ki bırakıp gitmeye de niyetiniz yok. Yine gelebilmenin tek yolunu da, baskın, haksız ve taraflı bir tarihle ve düzenleme ile seçim yapmakta buldunuz. Ama unutmayın yaptığınız ve yapmakta olduğunuz yanlışlardan doğru çıkmaz.

24 Haziran 2018, erken-baskın Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçim tarihi.

Peki, bir hatırlatma, yapılan anayasa değişikliği halka sunulmuş ve aslında hayır dendiğine inandığım ama bir biçimde evet olarak kayda geçen oylamadan sonra kabul edilen metinde yeni sistemin işleyebilmesi için çıkarılması gereken yasalar bulunmaktaydı. Bu yasalar henüz meclise sunulmadı, kabul edilmedi, edilse bile demokratik ülkelerde olduğu gibi belki anayasa mahkemesine götürülecek ve mahkeme belki iptal edecek. Peki zaman var mı? YOK.. Zaten olsa ne olur, YSK arşivleri yanmadı mı? Neyse…

Bu yasaların çıkartılması, bundan önce yapılan halk oylaması sonucu zorunlu bir konu muydu? Evet.

Peki, bu yasalar çıkmadan 2019 yılında yapılması gereken CB ve Genel seçimler yapılabilir mi? Hayır!

Yüksek Seçim Kurulu nasıl oluyor da bu denli yasaya aykırı bir şeye evet diyor?

Bu durumda denilebilir ki, referandumda gösterdiği performansı burada da gösteriyor …

Bugün ülkemizde ciddi bir hukuksuzluk almış başını gidiyor. Kimin gücü yeterse o -şimdilik de olsa- kazanıyor. Bu, sokakta da böyle siyasette de böyle ne yazık ki. Uyum yasalarını da, bu mantıkla, uygulamalar değiştirilerek nasıl kanun yapmada “torba yasa” kavramını çıkartmışlar ve muhalefetin sesini azaltacak ve bir an önce istedikleri yasaları çıkartacak formülü uygulamışlarsa, aynı mantıkla mini paket adı altında yeterince görüşmeden, sorgulamadan alelacele yapıyor olacaklar. Sonra, her zaman olduğu gibi kendi çıkarttıkları kanunları defalarca değiştirmek zorunda kaldıkları gibi bunlarda da kargaşaya ve yanlışlara neden olabilecekler. AKP, kervan yolda düzülür anlayışı ile devleti her noktada zora sokmaya devam etmekte.

Referandum için yapılan oylama ve tüm süreç neredeyse yanlışlar ve hukuksuzluklar silsilesiydi. Oylanacak konunun bir ülke için çok büyük hayati bir konu olmasına karşın, sonucun % 50 + 1 kişi ile alınabilecek olmasıydı. Oysa aynı dönemde mecliste anayasa değişikliği için bile üye tam sayısının 5’te 3’ünün kabulü istenirken, görüşmelerin iki kez yapılma şartı gibi konunun önemine binaen soğutmalı görüşme şartı varken, uygulanan şekliyle hızlandırılmış şekilde ve halka da % 50 + 1 kişi yeter mantığı ile işlem yapılmıştı.

Şimdi de aynı ne yazık ki. O da yanlıştı, bu da yanlış.

Yine erken-hızlı-baskın seçim kararı ile partilere yeterli süre bırakılmamıştır. Partiler, mecburen ‘anti demokratik’ yoldan milletvekillerini belirlemek zorunda bırakılacaktır. Bunun da doğru bir şey olmadığı ortadadır. Yeterli hazırlık süresi yoktur, kampanyalar için bile belki çok az zaman kalacak, pek çok yerde seçim çalışması yapılamayacaktır.

Bu, olsa olsa kaptı kaçtı seçim anlayışı ile karaya vurmak üzere olan geminin, son ama beyhude çaresi gibi durmaktadır.

Öyle ki, seçim tarihi ile toplumda kabul gören, yeni kurulan bir partinin seçimlere girmesini engellemek kurnazlığını bile göstermekten geri durmamaktalar. Onlar için nasıl olursa olsun, yeter ki seçim kazanılsın. Çünkü çok günahları var. Ancak onların bu oyununu CHP, hiç kimsenin beklemediği bir atak yaparak, boşa çıkarmış durumda. İşin kötüsü, kim bilir daha ne sürprizler var iktidar tarafında.

Yine bu hızlı-erken-baskın seçim talebi ile yolun sonuna gelen iktidar, seçimi kazandığında ne yapacağını, nasıl yapacağını, yarattığı sorunları nasıl çözeceğini söyleyemeyecektir.

Bundan önceki seçimlerde olduğu gibi, “istikrar”, “koalisyonlara hayır”, “bir can bile kaybedilmeyecektir” v.b… Ama her seçimden sonra tüm bu sorunlar artarak devam etti. Sanırım bu kez aldattıkları aldanmayacaktır. Hem tarlada 20 kuruşa manavda beş liraya malının satıldığını gören çiftçi, hem fabrikası satılan şeker fabrikası işçisi, hem de sokaklarda iş aramaktan bile vazgeçmiş üniversiteli işsiz, oyları ile bu gidişe dur diyecektir.

Neresinden bakarsanız bakın, doğru bir gidiş değil ülkemize yaşatılanlar.

Doğru olan tek şey, bu seçim ile 16 yıldır yanlış istikamete giden ülkemizin tekrar doğru yola dönme şansını yakalayacak olması.

25 Haziran’da mutlu, özgür, demokratik, çağdaş ve ‘Atatürk Türkiyesi’nde buluşmak üzere …

(23.04.2018)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X