Yargı: Saygınlık ve Güvenilirlik?
Hamdi TOÇCUOĞLU...

Yargı: Saygınlık ve Güvenilirlik?

Bu içerik 506 kez okundu.

Hamdi TOPÇUOĞLU

Her gün, iktidar partisinin genel başkanıymış gibi muhalefete ver yansın nutukları çeken bir cumhurbaşkanıyla kol kola gezilere çıkmakta beis görmeyen Yargıtay Başkanı:

“Yapılan asılsız ve gazetecilik etik ilkeleriyle bağdaşmayan haber ve yorumlar şahsımdan çok devletimizin üç temel organından biri olan Yargı Kurumunu yıpratmaktadır.”

“Kurumumuzu yıpratma ve kamuoyunda algı oluşturma amacını güden bu neviden haber ve yorumların devam etmesi halinde Yargının saygınlığını korumak amacıyla gereken yasal yollara başvuracağımı tüm kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunar, asılsız haberlerin takdirini kadirşinas halkımızın yüksek öngörüsüne bıraktığımı belirtmek isterim” demiş.

Sizce başkan, cumhurbaşkanının siyasette kendisini konumlandırdığı kurum, makam ve durumlardan habersiz olabilir mi?

Başkanın, yargının “bağımsız”lığına gölge düşürdüğü için eleştirildiğinin farkında olmaması mümkün müdür?

Hele hele ülkeyi neredeyse karpuz gibi ikiye ayırmış “başkanlık” tartışmasının içine  Cumhurbaşkanı için bir dakikada beş kez “Başkan” diyerek dalmasını, dil sürçmesi olarak algılayabilir miyiz?

Değerlendirme, bizden çok yargı mensuplarına düşer.

Çünkü yargının içine düştüğü durumu, vicdanlarında en önce tartması gerekenler bizzat yargı mensuplarıdır.

Ziya Paşa, Terkib-i Bend’inde sorar:

“Afv ile mübeşşer midir eshâb-ı merâtib

Kânûn-i cezâ âcize mi hâs demektir.”

Yani, Yüksek rütbeli kimseler affedilmekle müjdelenmiş midir? Yani devletin en tepesinde yer alan kişiler, ne yaparlarsa yapsınlar hep bağışlanacaklar mı? Ceza kanunu sadece aciz ve zavallı kimseler için mi konmuştur?

Siyasetten bağımsız olmayan, kendisini de yargılayamayan yargının cezasını herkesten çok yargı mensupları çeker.

Ne yazık ki “Türk yargı tarihi” bize, göğsümüzü gere gere anlatabileceğimiz bir bağımsız yargı tarihi izlenimi vermiyor.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X