Muşlu Ezgi’nin TEOG başarısı!
Fikret ÇOBAN...

Muşlu Ezgi’nin TEOG başarısı!

Bu içerik 684 kez okundu.

Hayata Dair / Fikret ÇOBAN

Okullar kapanış hazırlığı yaparken, ortaokul çocuklarının Nisan ayında girdikleri TEOG sonuçları hafta başında açıklandı.

Muş’un Varto ilçesinin 10 hanelik bir mezrasında yaşayan Ezgi Beytaş’ın başarısı basında oldukça geniş yer buldu. Taşımalı sistemle evlerinden uzaktaki yatılı bölge okuluna giden Ezgi’nin kış aylarında kızak ve at sırtında okuluna gidip geldiğini gazeteler yazdı.

TEOG sınavındaki 120 sorunun tamamını doğru bilerek Türkiye birincileri arasında yer alması, eğitim sistemimiz üzerinde de ilginç tartışmalara vesile oldu. Fırsat bulmuşken ben de bir yerlerden tartışmalara dahil olmak istedim.

Muşlu Ezgi demiş ki: “Sınava hazırlanırken özel bir ders almadım, dershaneye gitmedim. Okulumuzda açılan kurslardan yaralandım. Öğretmenlerim yardımcı oldu. Aynı zamanda aileme köy işlerinde yardımcı oldum, boş kalan zamanlarımda ders çalıştım. Hedefim doktor olmak ve köyüme gelip hizmet vermek.”

Ne diyor Ezgi; “boş zamanlarımda ders çalıştım, esas aileme katkı olsun diye köy işlerinde çalıştım” diyor.

Özel ders almamış, dershaneye de gitmemiş.

Nasıl gitsin ki,10 hanelik bir mezradan okuluna at sırtında ya da kızakla gidiyor kış aylarında.

Demek istiyorum ki Ezgi gibi bu memlekette çok çocuk var, ama şans onlara Ezgi gibi gülmüyor, belki Ezgi’den çok daha kötü koşullarda, unutulup gidiyorlar.

İşte mesele, kuytuda başak gibi büyüyen bu gariban yoksul çocukları bulup çıkaracak, onlara “devlet babalık” yapacak bir sistemi tekrar oturtma şansımız var mı?

Tabii zeka sadece imkanı olan, ailesi varlıklı olan çocuklarda değil.

Nobel ödülü sahibi Aziz Sancar kimdi ,nasıl yetişmişti, hangi zorluklarda okumuştu, onu bulup çıkaran, zekasını keşfeden neydi, hatırlatmak isterim.

Yine Ezgi’den devam edelim.

Hep masallarla büyümüş, hayal gücünü bu masallar, anlatılar, yaşanan acılar beslemiş ve büyütmüş.

“Matemetik ve fen bilgisini çok seviyorum. Zor dersler ama ben zoru yenmek istiyorum. Öğretmenlerimiz çok iyi, ama sosyal faaliyetlerin daha çok olmasını istiyorum. Okul gezileri, tiyatro. Şimdiye kadar il dışına çıkmadım. İzmir’i görmeyi çok istiyorum…”

Ne demek istiyor Ezgi diye düşünürken eğitim sistemi ve aklın özgürleşmesi üzerine yazdıklarıyla ünlenen Ahmet İnam yetişiyor yazıma ve son noktayı koyuyor.

“Bu kadar değil hayat. Ben bu kadar değilim,

 ötelerde bir can var, canlılık var.

 Hemen önümüzde duruyor

 gözlerimizin önünde”

 

Demlenmiş sözler ...

Ah kimselerin vakti yok

durup ince şeyleri anlamaya!

                                                  Gülten AKIN

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X