Bari şu mübarek günlerde dursun, yeter!
Dursun GİRGİN...

Bari şu mübarek günlerde dursun, yeter!

Bu içerik 475 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

On bir ayın sultanı mübarek Ramazan’ı yaşıyoruz. Öncelikle yüce rabbimizin bu yüce milleti ‘şeklî Müslümanlık’tan kurtarmasını dilerim. Peki nedir bu ‘şeklî Müslümanlık’? Gösteriş, riya ve Ramazan Müslümanlığından ibaret olan bir nevi şeklî Müslümanlık. İşte bu nedendendir ki; bu mübarek aylarda dahi gözü dönmüş olan caniler cana kıyıyorlar ve kötülüklerin önü ardı kesilmiyor. Ülkeyi idare edenlere bakıyorsun hiçbir şey yokmuş sanki. Allah aşkına, işsizlik almış başını gidiyor, yoksulluk almış başını gidiyor, yolsuzlukların önü ardı kesilmiyor. Terör belası da -kurt dumanlı havayı severmiş misali- her yerin toz duman olmasından istifade azdıkça azıyor. Ve çevremizde bir tek “dostumuz” kaldı, o da İsrail (!)?...

Halâ bu milletin gözünün içine baka baka bu milleti kandırıyorlar. Neymiş efendim ABD garanti vermiş de eğer ABD sözünde durursa PYD veyahut YPG Fırat’ın öbür yanına geçmeyecekmiş. Allah aşkına ABD veya Avrupa Birliği ülkeleri bugüne kadar hangi sözlerini tuttular ki bugün verdikleri sözü tutsunlar.

Evet, sayın Yıldırım, bir Temel hikayesiyle görevine başlamıştı. Keşke Temel yerine Nasrettin hoca hikayesiyle işe başlasaydı, mesela hani şu göle yoğurt mayası çalma hikayesi var ya, onun gibi: Ya tutarsa!

Evet dostlar, işimiz de geleceğimiz de maalesef hikayelere kaldı. Yazık, koskoca ülkeyi ne hallere getirdiler ve halâ ABD’den, halâ İsrail’den ve AB’den medet bekliyorlar. Hey bre gafiller, bu ne gaflettir ki halâ hem kendiniz uyuyorsunuz, hem de bu yüce milleti uyutuyorsunuz. Eee, ‘eden bulur’ derler ya, işte bugün bu millet de ettiğini buluyor. 15 senedir halâ uyuyoruz.

Evet, bir gün gelir de bu ülke paramparça olursa, işte o zaman göreceğim ben Ramazan Müslümanlarını.

Değerli dostlarım, çok üzülüyorum; ha bre birileri topraklarımızı satın alıyorlar. Özellikle büyük arazileri akla hayale gelmeyen paralar ödeyerek satın alıyorlar. Peki kim bunlar?

Bir kağıt parçasıyla topraklarımızı, vatanımızı yabancılara peşkeş çekenleri şiddetle kınıyorum.

Yazıklar olsun. İnşallah, bir gün gelip de tıpkı yıllar önce topraklarını satan Filistinliler gibi olmaz bu milletin sonu. Ve bu gidişatın da sonunun çok hayırlı olacağını söyleyip duran o sözde Müslümanlar var ya; esasen ben onlara çok acıyorum. İşte onlar yüzünden bugün İstanbul’da dahi eğer bu millet canından malından emin bir şekilde yaşayamıyorsa daha ne söyleyelim de bu milletin aklı başına gelebilsin. Böyle bir mübarek günde dahi boş durmayan o canileri yüce rabbim kahru perişan eylesin ve bir an önce de bu millete gerçek manada uyanış nasip eylesin. Tıpkı 1919’da olduğu gibi yüce rabbim sen şu mübarek ay ve günlerin yüzü suyu hürmetine bu milleti hakkı batıldan ayırt edebilmeyi nasip eyle.

 

Bu vesileyle bir kez daha, şehit olan tüm askerlerimize ve sivil vatandaşlarımıza rahmet, kederli ailelerine de sabırlar dilerim. Tüm ülkemizin başı sağ olsun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
halim şafak     2016-06-27 mernhaba, yazılarınızı okuyorum. milasla ilgili bir kitap hazırlıyorum. bireylikler@gmail.com adresine varsa eski bir zurnacılar fotoğrafı göndermeniz mümkün olursa çok sevinirim. selamlar. çok teşekkürler.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X