Hayaller ve Gerçekler
Hüseyin AÇAR...

Hayaller ve Gerçekler

Bu içerik 722 kez okundu.

Taraftarın Sesi / Hüseyin AÇAR - huseyinacar1907@hotmail.com

2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na mucizevî bir şekilde katılan milli takımımız Fransa’da oynanan şampiyonada grup maçlarını tamamladı.

D Grubunda Hırvatistan, İspanya ve Çek Cumhuriyeti ile eşleşen milli takımımız ilk karşılaşmasında Hırvatistan’a 1 - 0 yenilerek şampiyonaya ne yazık ki iyi başlayamadı. İkinci karşılaşmasını 2 yılın Avrupa Şampiyonu olan İspanya ile oynayan millilerimiz bu maçta ilk müsabakadan daha bir kötü oyun ortaya koydu ve maçı 3 - 0 kaybetti.

6 grupta 24 ülke takımının katıldıkları futbol turnuvasında grup karşılaşmaları sonrasında gruplarında ilk iki sırayı alan takımlarla 6 grubun en iyi 4 üçüncü takımının da bir üst tura yükseleceği şampiyonada Türk milli takımımız son şansını Çek Cumhuriyeti karşısında kullandı ve iyi oyun 2 gol getirdi.

Çekleri 2 - 0 yenen takımımız ikinci tur için umudunu diğer grupların üçüncü sıradaki takımların maç sonuçlarına bıraktı.

Avrupa Futbol Şampiyonasına Fatih Terim’in teknik sorumluluğunda hazırlanan ve müsabakalara çıkan milli takımımız ne yazık ki ilk iki maçtaki aldığı sonuçlarla özellikle Türk spor basını tarafından son derece ağır bir şekilde eleştirildi.

Futboldan anlayan hatta anlamayan tüm isimler medya yoluyla milli takımımızı ve teknik heyeti özellikle de Fatih Hocayı yerin dibine soktular.

Tamam, milli takımımız ilk iki maçta beklediğimiz oyunu oynayamadı, futbolcular saha içinde performanslarının yarısını bile kullanamadılar.

Ülke olarak hayal kırıklığına uğradık. Hayallerimiz aslında çok büyük değildi amma özellikle Hırvatistan maçından galibiyet ya da beraberlik bekliyorduk.

İspanya maçında dengeler eşit değildi. Yine de iyi oyun iyi mücadele bekledik. Hiç olmazsa ezilmeden oynayalım da öyle yenilelim diye düşündük.

Düşündüklerimizin hiç biri ilk iki maç sonunda olmadı.

Fransa Avrupa Şampiyonasına katılmak için çok büyük bir mücadele verdik. Olmaz denileni oldurduk. Hatta kendi kaderimizi belirlemek bile bizlere yetmiyordu. Şampiyonaya katılım biletimizi bize başka bir ülkenin futbol takımı verdi.

Dedik ya şampiyonada oynama hayallerimize son dakika golleri ile kavuştuk.

Grubumuzun son maçında çıktık sahaya oynamamız gerektiği gibi bize yakışan bir oyunla Çek Cumhuriyetini 2 - 0 yendik.

Ancak aldığımız 3 puan bir üst tur için yeterli bir puan değildi.

En iyi üçüncü dört takım arasına girmemiz özellikle E Grubunda oynanan son maçlara bağlıydı.

E Grubunda Belçika İsveç’i 1 - 0 yendi şansımız daha da arttı. Grubun diğer maçında bir üst turu garantileyen İtalya - İrlanda Cumhuriyeti ile oynuyordu. Bu maçta İtalya’nın alacağı galibiyet ya da beraberlik bizi en iyi üçüncü dördüncü takım olarak bir üst tura taşıyacaktı.

İrlanda Cumhuriyeti İtalya’yı 1 - 0 yenince hayallerimiz suya düştü.

Bir spor yorumcusu İtalya’yı İrlanda Cumhuriyeti karşısına çıkardığı onbiri nedeniyle eleştirmiş.

İtalya bir üst turu garantilediği için son maçında sahaya 8 yeni oyuncusunu sürmüş. Bu yeni 8 oyuncu İtalya takımının yedek futbolcuları değil mi?

Sahaya her an girebilecek düzeyde olmasalar milli takıma neden alınsınlar?

Bardağın bir de öbür yanına bakalım.

Milli takımımız grubunda ilk iki maç sonrasında turu geçmeyi garantilemiş olsa idi acaba Fatih Hoca yedek bekleyen diğer tüm oyuncularını bu maçta sahaya sürmez miydi?

Yorumcumuz diyor ki İtalya farklı bir kadrosu ile maçta oynadı ve yenildi Türkiye’nin kaderini etkiledi.

Kendi kaderini kendin belirleyeceksin arkadaş. Başkalarının alacağı sonuçlara bakmayacaksın.

Biz kendi kaderimizi kendimiz bir türlü belirleyemedik.

2016 Avrupa Futbol Şampiyonasına başka bir ülkenin kaderimizi olumlu olarak belirlemesiyle gelmiştik. Avrupa Şampiyonasından elenmemizi de yine başka bir ülkenin kaderine teslim etmiştik.

 

Hayallerimiz Fransa

Gerçekler Türkiye

Şimdi gelelim işin başka tarafına.

Avrupa Şampiyonasından elendik diye dünya yıkılmadı. Ülke olarak karalarda bağlamayacağız.

O zaman bu kadar kötü ve ağır eleştirilere ne gerek var.

Fatih Terim’i beğenmeyebilirsiniz. Hatta sevmeye de bilirsiniz.

Saygı duyarım kimse kimseyi beğenmek ve sevmek durumunda değildir.

Eleştirimizi elbette yapacağız. Fatih Hocanın İspanya maçındaki oyuncu tercihleri yanlıştı diyebiliriz. Türk milli takımının futbolcuları ilk iki maçta beklediğimiz futbolu sergileyemediler demekte yanlış olmaz.

Ancak eleştirilerinde bir ahlakı olmalı futbolcuların ve teknik görevlilerimizin ailelerini hedef alan eleştiriler asla yapılmamalı. Sahaya girmeye çalışmak, futbolcularımıza küfürler etmek, hatta maç içinde ıslıklamak gibi gereksiz ve boş işler onay göremez.

Şahsen ben milli takımın Ay Yıldızlı formasını giyen hiçbir futbolcumuzun parayı düşündüğünü, alacağı primi hesap edeceğini düşünemem.

Milli takım formasını giymek bir onurdur ve bu onur her futbolcuya nasip olmaz.

Bu arada 2016 Avrupa Şampiyonasında genç bir futbolcumuzla da gurur duyduk. Oynadığı futbolla Türk milli takımı iyi bir futbolcu kazandı.

Emre Mor isimli henüz daha yirmili yaşlarda olan bu genç futbolcumuz Almanya doğumlu ve Almanya’da futbol hayatına devam ediyor.

Henüz Türkçe konuşamayan bu futbolcumuz şampiyonanın üç genç futbolcusundan biri olarak Fransa’ya damgasını vurdu.

Milli takımımızın Beşiktaşlı futbolcusu İsmail Köybaşı şampiyonada futbolu ile öne çıkan beğendiğim bir isim oldu.

Kalecimiz Volkan Babacan özellikle Çek Cumhuriyeti maçında galibiyeti getiren kurtarışlarıyla gönüllerimizi kazandı.

Yola devam etmeyi çok istedik ancak olmadı.

Kendi kaderimizi kendimiz tayin edemedik.

Yine de milli takımımıza teşekkür ediyor ve tüm milli takım futbolcularımızı kutluyoruz.

Son söz milli takım formalarımıza gelsin.

Nerde benim o canım klasik Kırmızı Beyaz formam.

Turkuaz renge alışamadım dersem kimse bana darılmasın.

Hani futbolda güzel bir deyim var ya sık sık kaybedilen her maç sonunda söylenir.

Önümüzdeki maçlara bakacağız diye….

Dünya Kupasına hazırlanacağız.

Kendi kaderimizi kendimiz yazalım.

Haydi, Türkiye, biz seninle ne güzel günler gördük ne güzel maçlar izledik.

Yensen de yenilsen de seni seviyoruz.

Yıkılmak ve yılmak yok yola devam edeceğiz…..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X