Vergi Hukukunda İdari Çözüm Yolları
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

Vergi Hukukunda İdari Çözüm Yolları

Bu içerik 644 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

Mükelleflerin Vergi İdaresi ile uyuşmazlık yaşadığı durumlarda, mükellefler çoğu zaman birtakım yaptırımlarla karşılaşmaktadır. Mükelleflerin yapmadığı veya eksik yaptığı işler için vergi idaresine başvurulmadan doğrudan yargıya başvurulması mükellef açısından zaman kaybı olacağı gibi, yargı mercilerinin de kimi zaman gereksiz yere meşgul edilmesine yol açmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlık meydana gelmeden önce idareye başvurulması mükelleflerin de yararına olacaktır.

Mükelleflerin vergi dairesindeki bilgilerini talep etme, bunların doğru olup olmadığını kontrol etme ve düzeltilmesini isteme hakkı vardır. Bu haklarını kullanan mükellefler vergi ile ilgili ödevlerini yerine getirirken bazı avantajlar elde edecek, yapmadığı veya eksik yaptığı iş ve işlemlerden haberdar olacaktır. Bu eksikliğini de en kısa zamanda gidererek cezai yaptırımlara maruz kalması engellenebilecektir.

Başta bilgi edinme hakkı olmak üzere, özelge talebi, uzlaşma, cezalarda indirim, düzeltme, pişmanlık ve ıslah gibi idari çözüm yolları mevcuttur. Mükellefler tüm bu yolları kullanarak, yargı mercilerine başvurmadan önce de birçok hak ve düzenlemelerden faydalanabilir.

 

Bilgi Edinme Hakkı

Bu hak, mükelleflerin kendilerine ilişkin vergisel işlemlerin, dayanaklarını öğrenebilmesini sağlayan bir haktır. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından oluşturulan “Bilgi Edinme Birimleri” sayesinde mükelleflere bilgi alma imkanı tanınmıştır. Bu birimlerin başka bir amacı ise, mükellefleri vergi mevzuatından doğan hakları ve ödevleri konusunda her türlü iletişim aracını kullanmak suretiyle bilgilendirmektir.

 

Özelge Uygulaması

Özelge, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi uygulamaları bakımından, kendilerince açık olmayan ve tereddüt ettikleri konular hakkında yetkili makamlardan yazılı olarak açıklama talebinde bulunmaları üzerine yetkili makamlarca kendilerine verilen yazılı görüştür. İdarenin vermiş olduğu görüş doğrultusunda hareket eden mükellef kusur sorumluluğundan kurtulacak ve idarenin vermiş olduğu görüşe göre yapılan işlemin sonradan hatalı bulunması durumunda ise bu hata nedeniyle mükellefe cezai yaptırım uygulanmayacaktır.

Mükellefleri ile vergi sorumluları, bunların mirasçıları, yetki belgesine sahip kanuni temsilcileri veya vekilleri özelge talebinde bulunabilecektir. Ancak, odalar ve birlikler gibi meslek kuruluşları, üyelerine bildirmek üzere özelge talebinde bulunamazlar. Üyelerin kendileri tarafından özelge talebinde bulunulması gerekmektedir.

 

Düzeltme

Vergilendirme işlemlerinde yapılan hataların ortadan kaldırılmasına yönelik yargıya gitmeden önce idari aşamada çözüm için yapılan bir işlemdir. Mükellefler bir dilekçe ile düzeltme haklarını kullanabilirler. Önemle belirtmek istediğimiz bir husus da zamanaşımı konusundadır. Vergi hatalarını düzeltmede zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlenmiştir. Hak düşürücü olan bu süre vergiyi doğuran olayın doğduğu takvim yılını izleyen yılın başından başlayarak beş yıl içinde düzeltilmesi talep edilmeyen vergi hataları zamanaşımına uğrar ve düzeltilemez.

 

Pişmanlık ve Islah

Pişmanlık ve ıslah, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesinde belirtilen koşulların tahakkuku ve mükelleflerin resen başvuruları üzerine zamanında yerine getirilmeyen yükümlülüklerin, daha sonra cezasız olarak yerine getirilmesini sağlamaktadır. Pişmanlık ve ıslah, beyan üzerine tarh ve tahakkuk eden tüm vergiler için uygulanabilir. Tek istisnası emlak vergileridir.

 

Cezalarda İndirim

Uyuşmazlığın yargıya taşınmasını önlemek adına, mükellefler adına kesilen bazı vergi cezalarına -ödenmesi şartıyla- indirim yapılması sağlanmaktadır. Mükellef veya vergi sorumlusu ceza ihbarnamelerini tebliğ aldığı tarihten itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğine bildirirse cezalarda indirim yapılması söz konusu olacaktır. Mükellef, ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını belirtilen süre içinde ödemezse veya dava konusu yaparsa bu indirimden yararlanamaz.

 

Uzlaşma

Uzlaşma talebi vergi ihbarnamesinin tebliğ alındığı tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak yapılır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin son teklifi yazılır. Mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı öderse uzlaşma sağlanmış sayılır. Mükellef, idarenin nihai teklifini kabul etmeyip vergi ve cezayı dava konusu yaparsa uzlaşma yolundan yararlanamayacaktır. ‘Uzlaşma’ kurumunu, uygulamada mükelleflerin sıklıkla başvurduğu kurumlardan biri olması nedeniyle bir sonraki yazımızda daha derinlemesine incelemek istemekteyiz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X