Anlayana bir çift sözüm var *
Dursun GİRGİN...

Anlayana bir çift sözüm var *

Bu içerik 361 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

ÖNDER gazetemizin ikinci sayfasında sayın Celal Durgun hocamın “Bu millet adam olur” başlıklı köşe yazılarını okudum.

Doğru söze ne denir. Helal olsun hocam, eline sağlık, kalemine sağlık dedim ve ben de anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna bile az deyip oturdum kahveye, sabah çorbamı içtikten sonra.

Zaten iş güç nedeniyle çok sınırlı olan o güzel vaktimi boşa harcamama adına benim de bu konuda çorbada tuzum olsun deyip başladım yazıp çizmeye.

İlk aklıma, şu Suriyelilerin vatandaşlığa kabul edilme konusu geldi. Yahu bu millet zaten aç, zaten perişan. Sağolsun AKP’nin 15 yıllık iktidarı sayesinde din dediler, iman dediler, dindar gençlik dediler ve sonuç malum. Ortada aç sefil bir gençlik yarattılar. Kahve köşelerinde ellerinden cep telefonunu düşürmeyen bir gençlik. Selam veriyorsun, selamını dahi duyan yok. İşte bu tür gençlik beni bilgisayar kullanmaya dahi nefret ettirdi. Yani binlerce genç nüfusumuz işsiz güçsüz dolaşırken, bir de bu nüfusa 3 milyon Suriyeli eklendi.

Değerli dostlarım, sayın Cumhurbaşkanımıza bir önerim var; gel sayın Putin’den nasıl özür dilediysen Suriye’den de özür dile ve şu 3 milyon Suriyeliyi ülkelerine gönderin. Bu kadar mı zor bu özür dilemek? Ama nerede, o siyasetçileri mumla arıyoruz ve millet olarak bizler de halâ Nato’nun güçlenmesinden medet umuyoruz.

Bu kadar cehalete doğrusu pes dememek çok zor. Nato’nun bu ana kadar Türkiye’ye olan katkısı nedir? Sözde birçok Nato ülkesinden füze rampaları gelmişti. Sahi bu rampalar İşid’in füzelerine engel olamıyor mu? Demek ki bütün bu olup bitenler bu milletin göz göre göre gözünü boyamakmış.

Peki şimdi birçok gerçekleri gördük ve yaşadıktan sonra gelin adam gibi artık yüzümüzü batıya değil de bir de doğuya çevirelim. Kıyamet kopmaz herhalde en azından Nato’yu güçlendirelim falan gibi abuk sabuk sözlerle hiç olmazsa Rusya’ya tekrar tekrar cephe almayalım ya ne yapalım? Öyleyse evet, yapılacak iş gayet basit. Suriye’den özür dileyip ilk etapta 3 milyon Suriyeliyi tekrar ülkelerine dönebilecekleri koşulların yaratılması olmalıdır. Bilindiği gibi bugün ABD ve İngiltere Irak’a karşı yapılan işgalin yanlış olduğunu tüm dünyaya açık seçik söylüyorlar ...

Evet sevgili dostlarım.

Bizler; şurayla dost olalım, burayla düşman olalım demiyoruz. Yıllardır neredeyse yarım asırdır batı diye diye batıp gideriz. Niye halâ aynı makamdan zurna çalmaya devam ediyoruz ve millet olarak da niye halâ gerçekleri göremiyoruz?

Bakınız bir Rusya krizi bizleri ne hale getirdi. Peki onca batı ülkesine veya Nato ülkesine ne oldu? Hani Suriyeli mültecilerin sorunlarının çözümünde hep kişi ortak olacaktık? Evet, yıllardır bizleri oyalayan batının veya Nato’’un gerçek yüzünü halâ göremeyenlere benim bir çift sözüm var. Sizin gözünüz kulağınız yok mu?

Yazık ediyorsunuz bu ülkenin evlatlarına.

Evet, 12 Temmuz 2016 Salı günü sabah erkenden Demirciler Arastasında kahvede otururken sabah erkenden iki esmer tenli genç geldi, çat pat bir şeyler anlatıyorlar. Güya iş istiyorlarmış, iş arıyorlamış. Neden; çünkü bu insanlar aç. Peki benim gencim ne yapıyor, elinde bir telefon, akşama kadar mesaj yazıyor. İşte AKP’nin 15 yıldan beri yarattığı Türk gençliği... Acaba Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini bu gençlik halâ biliyor mu? Hiç sanmam. Eğer bu gençlik halâ Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini biliyorsa; vatanına, bayrağına, toprağına sahip çıkacak ve ilk sözü de şu olacak: Yeter artık.

(12.7.2016)

* Sayın GİRGİN’in bu yazısı, 15 Temmuz darbe girişiminden önce kaleme alınmış ve çok hızlı değişen gündem nedeniyle ‘bekleme odası’nda kalakalmış bir yazıdır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X