Kütüphane ve domuzlar
Gülçin ERŞEN...

Kütüphane ve domuzlar

Bu içerik 609 kez okundu.

Gülçin ERŞEN

Biri kültürel, diğeri çevresel mesele... Güllük’te son birkaç ay içerisinde bana en çok sorulan ve pekçok kişinin şikayetçi olduğu iki konu: Kütüphane ve domuzlar...

Yaz mevsiminin başında bana iletilen ve benim de merak ettiğim ilk konu kütüphanenin durumuydu. Yaklaşık bir ay önce Güllük’ten sorumlu Milas Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Mat’la telefonda konuştum. O zaman, kütüphaneyi taşımayı düşündüklerini, ancak uygun yer bulamadıklarını, konuyu Başkan (Muhammet Tokat) ile konuşup bana döneceğini söyledi. Deniz kenarında, merkezde, tarihi binada bulunan kütüphanenin yeri aslında son derece uygun. Ancak, binanın kütüphane dışında bütün bölümleri çeşitli işler yapan esnafa kiralandı ve belediyeye iyi kira geliri getirdiği malum... Bakalım nasıl bir çözüm üretilecek diye bir iki hafta bekledikten sonra, Zeynep Mat’ı tekrar; son bir hafta içinde de iki kez aradım. Ama görüşemedim.. Ben de yönetim kurulu üyesi olduğum Güllük Turizmini Geliştirme ve Çevre Koruma Derneği Başkanı Selçuk Orkun ile bir çözüm seçeneği sunabilmek için meseleyi konuşayım dedim. Selçuk Orkun, dernek üyesi arkadaşlarımızdan bazılarının haftanın bazı günlerinde belli saatler arasında kütüphanede gönüllü görev alabileceğini belirtti. Ayrıca, bir kültür merkezi saydığım kütüphanenin daha ilgi çekmesi ve uzun süre açık tutulabilmesi için aklıma, Ressam Onur Atakara’nın atölyesini buraya taşıyabileceğimiz geldi. Kendisine de danıştım. Güllük’te altı yıldır onun eğiticiliğinde ve önderliğinde sürdürülen yağlı boya resim çalışmalarımızı, kütüphanenin bir salonu okuma salonu olarak ayrılmak üzere, diğer salonda yürütebiliriz diye düşündüm. İlgili ve yetkililere bu yazı vasıtasıyla iletiyoruz.

 

Av mevsimi ve

Ekim ayı beklenecek

Güllük’te şehir içinde pek de görmeye alışkın olmadığımız domuz sürülerinin bizim sokağa kadar indiğini Haziran ayında sosyal medyada paylaşmıştım. Ama, özellikle daha yükseklerde ve merkezden uzaktaki sitelerde durum katlanılmaz bir hal almış. Oba Sitesi’nin de yöneticisi olan Selçuk Orkun, domuzlara zarar vermeden uzaklaştırma amaçlı yüksek frekanslı ses yayan cihazlar alıp yerleştirdiklerini, ancak bir yarar sağlayamadıklarını anlattı ve “Hayvanlar öyle akıllı ki; birkaç gün ürküp gelmediler, sonra seslerin bir zararı olmadığını anladılar her halde, yine geliyorlar. Bazıları da domuzlar yesin diye karpuz kabuğu, sebze artığı gibi çöpleri sitede sağa sola bırakıyor, bu domuzları daha da çok çekiyor” dedi.

Yasemin Sitesi’nde oturan orta yaşlı bir hanım da domuzların bahçesini berbat etmesinden şikayet ederek, belediye ile görüştüğünü, ancak meselenin belediyenin çalışma alanında bulunmadığını, sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma Milli Parklar Şefliği’ni aradığını, onların da muhtarın dilekçe yazması gerektiğini söylediğini belirtti. Ben de bilgi almak için aynı birimi aradım. Görüştüğüm orman mühendisinin verdiği bilgileri kısaca aktarmaya çalışayım:

 

Güllük – Milas avlağında

yaban domuzu kotası

280 ile sınırlı

Domuzların verdiği zararlara ilişkin tutanak tutulup dilekçe verilmesi gerekiyormuş. Milas’taki Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliği, Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü’ne de danışarak, mücadele amaçlı av organizasyonu başlatıyormuş. Yaz aylarında, yangın tehlikesi çok yoğun olduğundan, 31 Ekim’e kadar bu yapılamıyormuş. Ancak, 15 Ağustos’ta av yasağı kalkınca, sürek avı düzenlenebilirmiş. Yetkili bu konuda da şunları söyledi: “Türkiye’de artık avlak sistemine geçildi. Buna göre av kotası uygulanıyor. Güllük – Milas avlağında yaban domuzu kotası 280 ile sınırlı. Yalnızca Güllük’ten değil, Milas ve Bodrum’dan da şikayetler var. Yurttaşların bahçelerini telle çevirmesi dışında, caydırıcı, ürkütücü önlemler alması pek fayda sağlamıyor. Yerleşim arttıkça, insanlar domuzlarla komşu oldu. Ayrıca, yangından kaçan sürüler de kendilerine yeni yerler arıyorlar. Domuz yavrularıyla beslenen tilki, çakal gibi yırtıcılar da epey azaldı. Tilki avı üç dört yıldır yasaklandı... Domuzları beslemek isteyen hayvanseverlerin de yiyecek artıklarını, yerleşim yerlerinin uzağında kararlaştırılan belli bir yere bırakması kimseyi üzmeyecek daha iyi bir yol.”

 

Kazaya yol açan ağaçlar

Güllük’te yaşayanların ısrarla yetkililere iletilmesini, haber yapılmasını istedikleri konulardan biri de, beldemize girişin yapıldığı, okulun önünden geçen ana caddedenin ortasındaki refüjde bulunan ağaçlar. Refüje yol boyunca dikilmiş sıra sıra ağaçların, karşıdan karşıya geçerken görüşü engellediği gerçek. Yaya dikkatli olmazsa, ağaçların arasından başını uzatıp bakmazsa, bir taşıtın altında kalması işten bile değil! Ben de geçen yıl okula giderken bu yolda karşıdan karşıya geçmek zorunda olan oğlumu birçok kez uyardım. Zaten bu caddede her yıl en az iki üç kaza gerçekleşiyor. Keşke, eski Güllük Belediye Başkanı Yavuz Demir zamanında hizmete giren ana caddeye bu ağaçlar ilk dikildiğinde, büyüyüp böyle bir tehlikeye neden olabilecekleri düşünülseydi... Şimdi, ağaçlar budanacak mı, kesilecek mi bilemem. Ben gereği yapılsın diye yazıyorum.

Eklemek istediğim bir konu da; oğlumun uyarısıyla gördüğüm ve fotoğrafını çektiğim, çarşıda gezi teknelerinin bulunduğu yerde denizin pisliği. Straforlar, eski bir paspas sapı, klasör mü, kutu mu olduğunu anlayamadığım bir nesne... Bir dolu çöp denize atılmış ve gezi teknelerinde bunların varlığından habersiz oturup söyleşen, kıyıda dolaşan insanlar... Bunlar kanıksandıkça, umarsanmadıkça, deniz ve Güllük daha pis ve çirkin hale gelir. Şimdi “Güllük pis ve çirkin mi? Bak yine Güllük’ü kötülüyor... “ falan diyenlere: Burayı o kadar seviyor ve önemsiyorsanız, bunların da farkına varıp somut bir şeyler yapın lütfen! Benim yazdıklarım kadar, yaptıklarım da ortada. Ya siz ne yapıyorsunuz Güllük ve halkı için?

(11 Ağustos 2016 / Güllük)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
halim şafak     2016-08-18 yani hayvanlarla ağaçlara takmanızı anlamış değilim. niye insanları ve yaptıklarını tartışmıyorsunuz. ne oldu da domuzlar ve başka hayvanlar açlıktan şehrin kenarlarına geldiler. sizin çevre dediğiniz sanırım apartmanın balkonu ve içi olsa gerek. çekin elinizi domuzlardan ve ağaçlardan. yeryüzünü özgür bırakın
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X