FETÖ’nün örgüt düzeni …
Mehmet SARI...

FETÖ’nün örgüt düzeni …

Bu içerik 741 kez okundu.

Mehmet SARI -

Bu düzen çok karmaşıkmış. Bunu CNN televizyonu yayınlarına katılan “ablalar ve abiler”in konuşmalarından anlıyoruz.

Örneğin FETÖ, asıl niyetlerinin gizlenmesi amacıyla başı açmayı kadınlara serbest bırakmış. Aynı amaçla rakı içmeye varıncaya kadar çok şeye müsaade etmiş. Gülen dinen hatalı ve sevap işleri yalnız kendisinin bildiğini, bunu da Peygamber ve Allah ile temaslarda kazandığını yayıyormuş. Böylece taraftarlarını hep bir eğitim tarzı ile inandırırmış. Evler ve yurtlar bunun için kullanılırmış.

Kız öğrencilerin başında “ablalar”ı olurmuş ve bunlar FETÖ eğitimini öğrencilere verirlermiş. Buralarda olan kız ve erkek öğrenciler daha çok fakir ve zeki çocuklardanmış. Ama kızlar ile erkekler ayrı ev ve yurtlarda bulunurlarmış.

Yalnız bu örgütün piramit şeklinde bir düzeni olup, FETÖ’nün mehdi olduğu ve manevi gücünün bu piramitin 4 kat daha yükseğinde olduğu anlatılırmış. Bu piramidin başında örgüte emir ve yön veren Gülen’miş.

Her kattakiler zaman zaman bir araya gelirmiş, eğitilirmiş. Devletin katlarına böyle böyle yerleştirilmişler. İşte her yerleştirmede usûl ve taktik farklı imiş. Örneğin örgüte bağlı kadınlar, devletin ordu, yargı ile vali ve yardımcıları olan erkeklerin bulunduğu toplantılarda bulundurularak bu erkeklerle evlenmeleri sağlanırmış. Yalnız bu örgüte bağlı kadınla evlendiğini, devletin çok önemli makamlarındaki erkekler bilmezlermiş.

15 Temmuz’dan sonra da bu kadınların kimler olduğu asla bilinmiyormuş. İşte halâ yeteri kadar çözülemeyen bu örgütsellik nedeniyle Fethullah’ın kökünü kazıma olamayacakmış. Ayrıca bunlara benzer çok çeşitli meslek ve işadamları varmış. Bunların içinde trilyonlarca para verenler varmış.

Bu paralar bir kişide toplanırmış. Bu paraların yüzde 10’u Gülen’e, örtülü ödenek olarak ayrılırmış. Sonra örgütce devlette memur edilenler maaşlarının ilkini ve sonra ise % 10’unu verirlermiş.

Özet olarak bu örgüt için camilerde, dini bayramlarda, günlerde halktan trilyonlarca, milyarlarca paralar din diye diye toplanırmış.

Demek bu toplumun insanlarını Allah ile kandırma kolay oluyormuş. İşte bu olduğuna göre başka bir dini tarikatın, cemaatın ve şıhların işbirliği yaparak ve örgütlenerek FETÖ gibi başkaldırı yapmayacağını kim garanti edebilir? Söylese de doğru olur mu? Yani, geleceğimiz karanlık gibi geliyor bana.

Çünkü 15 Temmuz başkaldırısını yapan FETÖ örgütünün karmaşık, acayip piramitleşmesi ile üyelerinin evlenmesinin bile örgütün müsaadesine bağlı olması İslamiyete ve insan haklarına hiç uyar mı?

Öyle ise, bu örgüte uyanların karar verme hakkı elinden alınmış. Bireylerin özgür olmak ve yaşamak hakkı olamıyormuş. Yani kendi başına yaşamak olamıyormuş. Toplu yaşamda üstten gelen dini emirlere göre hareket etmek şartmış.

Yani insanı bir bakıma hipnotize etmişler. Dini ise uyuşturucu olarak kullanmışlar. Bence Fethullah Gülen de dini kendine uyuşturucu yapmış ki, yolu akla ve ilme hiç uygun değil çünkü. Yani iyi şeytanmış bu kişi… Bu örgütün içindekiler için de ben ‘akılsızlık etmişler’ derim, başka da bir söz söylemem.

Neden diyorum bunu: Gülen evlenmemiş ve evlenmeye engel koymuş kadınlara. Bu kişilikte ruhsal bunalım ve kadına karşı şuuraltında öç alma duygusu var bence…

Bu gibi kötülüklerin ilacı laik ve demokrat eğitimdir. Bugün uygulanmakta olan ezberci, akıl ve bilim dışı eğitim, topluma afyon olan, aldatıcı bir sarhoşluk sağlıyor ki, bu koşullardan FETÖ doğuyor ve insan öldürtüyor, Müslüman malına da zarar verdiriyor.

Bunun gibi karanlıklardan kurtuluş Atatürk ilke ve devrimlerine tam sarılmakla olacaktır. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X