Gülçin ERŞEN...

"Bu cennet vatan uğruna"

Bu içerik 481 kez okundu.

Gülçin ERŞEN –

"Doğup büyüdüğümüz, toprağından suyundan yiyip içtiğimiz, ev bark yapıp oturduğumuz, huzur içinde ibadet ettiğimiz (ve yaşamak istediğimiz) yerdir vatan. Onu imar eder, düşmana karşı müdafaa ve muhafaza etme bilincini taşır, bir vesileyle çocuklarımıza da bu bilinci aşılamaya çalışırız. Çünkü bu vatanın, bu toprağın uğrunda binlerce şehit verilmiştir. Bu sebeple, içinde yaşayanlarla birlikte vatanımız bize büyük bir emanettir, gözümüzün nuru, başımızın tacıdır.

Bugün, kahraman ordumuzun (ve halkımızın) gücünü ve zaferini tüm dünyaya ilan ettiği Büyük Taaruz'la ulaştığı zaferin 94'üncü yıldönümünü kutlamanın onurunu yaşıyoruz. Atalarımız bu toprakları canlarıyla, kanlarıyla vatan yapmışlar ve vatanın her karış toprağı için kadını erkeği, genci yaşlısı, doğulusu batılısı demeden omuz omuza vererek savaşmış, özgürlüğümüz için hayatlarını ortaya koymuşlardır. Ruhları şâd olsun."

Bu iki paragrafı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 30 Ağustos tarihli takvim sayfasından alıntıladım. Parantez içindeki sözcükleri de ben ekledim... Keşke bu metinden Büyük Taaruz'da ordumuzun "Başkomutan"ı olan, ‘Kurtuluş Savaşımız’a önderlik eden, Anka kuşunun küllerinden doğması gibi, köhneleşmiş bir devletten çağdaş bir devlet kuran Mustafa Kemal Atatürk de anılsaydı.

Bizler, dünyanın en önemli, en güzel coğrafyasında bulunan devletin halkı olmanın nimetlerini ve külfetlerini birlikte yaşıyoruz. Dolayısıyla düşmanlarımız pekçok. Bir de bunlara "hainler" eklenince... Vatan hainlerine, döneklere, nankörlere dış düşmanlarımızdan daha çok öfkeleniyorum.

 

"Damarlarımızdaki asil kan"

1990'larda özellikle benim kuşağımdan okumuş ve yabancı dil bilenler arasında, "Bu ülkede yaşanmaz artık" sözünün eşlik ettiği, yurtdışına göçme, yerleşme akımı vardı. Şimdi bu yeniden moda oldu. Yıllardır kendisi ve yakınları yurtdışında yaşayan, ama yazın aylarca Türkiye'nin kıyı beldelerindeki lüks evlerinde tatil yapmaktan, gezip tozmaktan keyif alan bazı kişilerin, 15 Temmuz sonrası, "Ben bundan sonra Türkiye'ye gelmem, bu ülke bitmiş artık. Almanya'da zaten evim var, çocuklarım da Amerika'da. Belki de Amerika'ya yerleşirim" şeklinde konuştuğunu duyuyorum.. Kusura bakmasınlar. Aklıma "Gemiyi önce fareler terkeder" sözünü getiriyorlar. Eskiden söylediğimi şimdi de yineliyorum: "Bu cennet vatanı ne gerici yobazlara, ne bölücü teröristlere, ne de emperyalistlere bırakırım. Burada doğdum, burada öleceğim..."

Bizim ömrümüzün çoğu zaten geçti; asıl çocuklarımız ve torunlarımız için yaşanacak bir ülke bırakmalıyız. Mustafa Kemal Atatürk'e, öncesindeki ve sonrasındaki tüm gazi ve şehitlerimize, bu vatana ve halka hizmet eden herkese borcumuzu öderken, gelecek nesillere de övünülecek bir geçmiş bırakmalıyız. Tıpkı bizim ecdadımızın yaptığı gibi.

Hani son günlerde AKP'li siyasetçiler tarafından da - "Çanakkale Ruhu"na ek olarak - sıkça kullanılmaya başlanan "Kuvayi Milliye Ruhu", "Büyük Taaruz Ruhu" sözleri var ya; işte Atatürk'ün de Gençliğe Seslenişi'nde söylediği "Damarlarımızdaki asil kan", tam da budur. Biz bu ruhu taşıyoruz. Daha yüzbinlercemizin de bu ruhu ve kanı taşıdığına herkes tanıklık etti.

Bizler, kendi devletimiz, ülkemiz, halkımız için istediklerimizi, sınırlarımız dışındakiler için de diliyoruz. Çünkü, başka yerlerdeki savaş, terör, sefalet, katliamlar umursanmadan yaşanan gönenç, barış, huzur kalıcı değildir. Hak yiyerek, adaletsizliklere göz yumarak, adil ve hakça düzen sağlanamaz. Bu yüzden Atatürk'ün tüm ilkeleriyle birlikte "Yurta barış, dünyada barış" sözünü ilke ediniriz. Yurt sevgisini, insan sevgisi ile harmanlarız. Böyle olunca zafer gerçekten bizimdir!

Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşımızdaki aşağıdaki dizelerindekiyle aynı duyguları paylaşarak, Zafer Bayramımızı kutluyorum.

"Kim bu cennet vatan uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda

Canı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ,

Etmesin tek vatamından beni dünyada cüdâ."

(30 Ağustos 2016 / Güllük) 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X