Bunların tek amacı ranttır!
Dursun GİRGİN...

Bunların tek amacı ranttır!

Bu içerik 416 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba…

Bugün 31 Ağustos, yani 30 Ağustos kutlamalarının ertesi günü. Yani din cambazlarının sevmediği bir günün ertesi günü. ‘Yüksek Kahve’de kahvemi yudumlarken şöyle bir gazetelere göz attım. Aman Allahım o ne korkunç bir şey, yıllardır bu milleti öyle bir soymuşlar ki, eh de eh, bireh bireh… Bu ne gaflet be kardeşim, şimdi de birçok cemaatten söz ediliyor. Mesela Menzilciler, nedir bu Menzilciler hikayesi? Nakşibendi cemaatinin lideri artı Saidi Nursi, yetmedi İsmailağa cemaati. Eee Nurcular olur da Közcüler olmaz mı? Nasıl olsa FETO gitti, yeri aman boş kalmasın. Maazallah bu cemaatler, bu soyguncular olmazsa bu millet dinini nasıl öğrenecek?

Adamlara bakar mısınız, neymiş efendim, ateşten yanmayan kefen bile ürettiler bunlar. Hatta bazı şerefsizleri var ki onlar da cennete giriş için bilet bile veriyormuş bu ülkede.

İşte dostlarım, meydanı boş bulan bu cehennem zebanilerinin tek bir ortak yönleri var, o da dini alet ederek saf Müslümanları, saf siyasetçileri kandırarak rant ve çıkar sağlamaktır. Allahım bu ülkeyi, bu yüce milleti din cambazlarının şerrinden muhafaza eylesin.

Peki, bunlar eskiden de vardı ancak bu kadar pervasızca hareket edilmemişti. Taaa ki ne zaman siyasiler meydanlarda dinden, dindarlıktan söz etmeye başladılar işte o esnada bunlar sülük gibi milletin kanını emmeye başladılar.

Ey yüce Türk milleti, Allah’ın gösterdiği yoldan gitmemiz için illa da şu veya bu cemaate veya tarikata girmemize hiç de gerek yoktur. Bunun için bu ülkenin Diyanet İşleri Başkanlığı var, camilerimizde imamlarımız var. Ancak işin en garip yönü de Diyanetin de bu ülkenin tüm insanlarını kucaklayıcı, Alevisiyle, Kürdüyle, Lazıyla, Yörüğüyle, Çingenesiyle tüm 80 milyonu kucaklayacak şekilde imamlar yetiştirememesi ne yazık ki Türkiye’yi tarikatlar, cemaatler cenneti haline getirmiştir. Halbuki yüce Peygamberimiz, ölümünden önce tüm müminleri toplayıp şu gerçeği anlatmıştır; “Ey ashabım bakınız, belki de bu toplantı benim son toplantım olabilir, bu konuşmalar belki de son sözlerim olabilir. Sizlere iki emanet bırakıyorum; biri Kuran-ı Kerim, diğeri de işte şu gördüğünüz ehlibeytimdir. Yani benim ölümümden sonra imamet makamı ehlibeytimindir.

Peki ehlibeyt kimdi? Hazreti Fatıma anamız, Hazreti Ali efendimiz, Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin bir de sevgili Peygamberimiz olmak üzere o mübarek abasının altına alıp da işte “her kim ki bunları severse beni sevmiş olur, her kim ki bunları düşman bilirse bilsin ki Allaha düşman olmuş olur ki bu da maazallah sizleri felakete götürür” diye nasihat ettikten kısa bir süre sonra o yüce Peygamber bu fani dünyadan göç eyler.

İşte bu boşluğu fırsat belleyenler, sırf dünyalık devşirme adına hem kendi hayatlarını, hem de milyonlarca müslümanın kanını bir hiç uğruna akıtmışlardır. Tıpkı bugün olduğu gibi.

Değerli dostlarım; dikkat ederseniz dünyada huzur, barış, sevgi ve şevkatten mahrum olan tek topluluk İslam alemi. Halbuki İslam dini öyle bir güzel din ki. Hazreti Ali’nin, Hazreti Fatma anamızın, Hazreti Ömer’in, Hazreti Ebubekir’in, Hazreti Osman’ın ve 12 imamların hayatlarını ve yaşantılarını eğer kendimize örnek alabilsek. Hele hele ehlibeyt sevgisiyle, ehlibeyt aşkıyla bir tanışabilsek var ya, şu üç şey yeter de artar: Eline, beline ve diline sahip çık yeter. Bu üç kelimenin içinde sevgi vardır. Öyle bir sevgi ki bu sevgi asla dünya malıyla kıyaslanamaz.

İşte sevgili dostlarım; gerçek manada İslam sevgisi, Allah sevgisi ve Resulullah sevgisi budur. Gel gör ki bugün islamı şalvarda ve cübbede arayanlar yüzünden bakınız ne hallere geldik.

Eh ne diyelim arayan bulur. Evet Türkiye de buldu.

Ne bulduğuna siz karar verin e mi ...

Haydi dostlarım hoşça kalın, dostça kalın …

(31.8.2016)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X