Bana bu açıklamayı yaptıranlar utansın!
Dursun GİRGİN...

Bana bu açıklamayı yaptıranlar utansın!

Bu içerik 334 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba…

Bir önceki köşe yazımda kültür adamlarımıza böyle mi sahip çıkacağız demiştim ve bu konuya devam edeceğime sizlere söz vermiştim.

Zurna Festivalinde yine Muğla halkının gözleri Muhtar Dursun’u aradı. Sonuçta yüzlerce telefonla arayan hemşerilerim bana şunu soruyor; “Dursun amca, 3 sefer ilimizde Zurna Festivali yapıldığı halde neden sana sahne vermediler? Yoksa seni çağırdılar da sen mi katılmadın?” gibi birçok haklı sorulara inanın cevap vermekten yoruldum.

Ve böyle bir açıklamaya da mecbur kaldım.

Değerli dostlarım;

Dibekdere köyü, bilindiği gibi 250-300 yıllık kültürel geçmişi olan köyümüz. Bu köyden gelip geçen o kadar çok zurnacı üstatlarımız var ki. Her biri kendi kabuğu içinde kalmış sanki Saklıkent misali.

Kültürel kimliğini, kültürel kişiliklerini anlatmaktan aciz bir Dibekdere vardı karşımızda, ta ki sanki bir meşale yakarak Dibekdere’yi dünyaya tanıtan Muhtar Dursun ortaya çıkıncaya kadar. Peki kimdi bu Muhtar Dursun ve bu kültürün bugünkü hale gelmesindeki payı nedir?

Dostlarım; Dibekdere köyü 7’den 70’e hepsi de davul zurna kültürüyle iç içe yaşayan bir köyümüz. Eskiden bu köyde 5-10 tane zurna üstadı varken bugün bu rakam 60-70’lerle ifade edilmektedir.

Hâl böyle olunca da, artık Dibekdere zurnasının komşu illerimiz olan Aydın, Denizli, Burdur ve Antalya yöreleriyle de tanışması gerekiyordu. İşte Muhtar Dursun böyle bir tanıtımı tek başına ve yavruları olan Veysel, Eyüp, Emrah ile gerçekleştirdi.

Örnek mi istersiniz?

Binlerce televizyon programları bunun canlı şahididir. Misal, ‘Yörelerimiz Törelerimiz’, ‘Gezelim Görelim’ programları gibi birçok programda Muhtar Dursun hiçbir karşılık beklemeden bu tanıtımları yaptı. Bu programların çekimleri yapılırken Dibekedere’de bugün Zurna Festivalinin rantına konanlar Muhtar Dursun’la köy kahvesinin bahçesinde dalga geçiyorlardı.

Evet dostlarım, gelelim diğer konulara.

Mesela şu vergi meselesini soruyorum. Dibekdere’de Muhtar Dursun’un haricinde kim sorumluluk altına girdi? Artı bir Dernek kurduk.

Soruyorum, bugün o ranta konanlar acaba bu Derneğin yaşaması için kıllarını dahi kımıldatmışlar mıdır?

Evet, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız bunları bilmez belki ama, şu bir gerçek ki bu işi organize edenler en azından nasıl ki dünyada ilk defa Muğla Belediyesi bünyesinde bir zurna Festivali gerçekleştirdik diye övünüyorlarsa, elbette ki dünyada ve Türkiye’de ta 2002 yılında kurulmuş bir Zurnacılar Davulcular Derneği sadece Muğla il sınırları içinde kurulmuştur diye bizim de övünmeye hakkımız yok mu?

Ve bizim adımızı taşıyan böyle bir Zurna Festivalinde bizim Derneğimize bırakınız danışmayı, protokol masasından bir tek sandalye dahi gösterilmemesini şiddetle kınadığımı da üzülerek ifade etmek isterim.

Evet dostlarım;

Dibekdere artık bundan sonra asla susmayacaktır. Bu sürtüşmeyi, bu haksız ve de mesnetsiz girişimi başlatanlar elbette ki hem siyasi hem de kültürel yönden işlemiş oldukları hatalarının bedellerini ödemeleri gerek.

Evet, ben zurna çalmasını mı bilmiyorum sayın organizatörler? Kime güveniyorsanız hodri meydan karşıma çıkarın benim. Ve bu tür ifadeleri kullanmak zorunda kaldığım için öncelikle çok değerli zurnacı arkadaşlarımdan özür diliyorum. Amacım üstünlük taslamak değildir asla, ama böyle bir açıklama da yapmak zorundaydım. Çünkü bu hata benim değildir.

Muhtar Dursun gibi yıllarını çok sevdiği kültürel kimliğine adamış olan bir kişiyi bir kalemde hiçbir gerekçe yokken kültür yobazlarının oyuncağı haline getirmek Muğlayı temsil edenlere asla yakışmamıştır.

Evet dostlarım; benim kişiliğimi dünya tanıyor.

Çok yakında internet üzerinden hem birçok eserler icra ederek, hem de bu konunun enini boyunu, nedenlerini açık seçik yazacağım. Bekleyin ve görün.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X