Bu insanlar neden uyanmıyor?
Dursun GİRGİN...

Bu insanlar neden uyanmıyor?

Bu içerik 547 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba…

Dibekdere’nin geçmişine baktığımız zaman, gerçekten de şu ifadeyi kullanmamamız haksızlık olur. Neye göre; Muhtar Dursun’un bunca çabasına, bunca girişimlerine rağmen halâ önündeki nimete gözünü kapatarak yiyen o kadar çok insan var ki Dibekdere’de sormayın. Zaten bu ülkenin de her yönden geri kalışı bu tür neme lazımcılar yüzünden değil mi?

Sevgili dostlarım; hani bir söz vardır “kadir kıymet bilmeyen birine sen ne kadar canım ciğerim desen o sana bıyık altından gülmeye devam eder ve canın çıksın” der. İşte Dibekdere’de böylesine nankör insanlar da yok değil. Halbuki ben bu insanların işi için, alınterlerinin değerini alabilsinler diye neler neler yaptım. İşte bunun için bir önceki yazımın da başlığı şöyleydi: “Maziye bir bakıver neler neler bırakmış bu fakir Dibekdere’ye” diye söze başlamıştım.

Neyse, ben yine de ‘çıkmayan canda umut vardır’ düşüncesiyle hep hayırı ve güzeli tavsiye etmeye ömrümün son demine kadar devam edeceğim. Geçmişten günümüze doğru uzanan bir Dibekdere senaryosunu şöyle böyle doğru dürüst tahlil edebildiğimiz zaman karşımıza çok kötü bir tablo çıkıyor.

Nedir bu tablonun özü: Bencillik ve çekememezlik. İşte, yıllardır birçok konuda bu güzel vatanın geri kalmasının ana sebebi bencilliktir. Bu sadece Dibekdere’ye özgü bir duygu mu, tabii ki hayır. Siyasette böyle, sanatta böyle, kültürde böyle işte bütün bu saydığım kötülüklerden. Konuyu bilenlerin adı bence gerçek kültür adamıdır. Yani Neşet Ertaş’ın deyimiyle “Kah çıkarım gökyüzüne, seyreylerim alemi / kah inerim yeryüzüne seyreyler alem beni” diyen bu büyük ozanın bu sözlerindeki sır perdesini görebilenlere selam olsun. Şunun şurasında “İşte geldik işte gidiyoruz, ne verirsen elinle o gider seninle” diyen atalarımız boşuna mı söylemiş bu sözleri acaba.

Evet sevgili dostlarım; amacımız eğer insanlığa hizmetse o halde gerisi hiç de önemli değil. İşte bunun için mücadele veriyoruz zaten. İnsanoğlu her konuda nankördür, onun için sen yap iyiliği at denize, balık bilmezse Halik olan Rabbimiz herşeyi bilir. İşte bunun için ömrüm boyunca insanlara karşı yaptığım hizmetlerimin karşılığını hep Yaradandan talep ettim. Neyse bilen bilir, bilmeyenlere zorla bir şeyi ne kabul ettirebilirsiniz, ne de anlatabilirsiniz.

İşte bugün bazı sözlerimizin tesiri altında kalan gerçek sanatkarlar benim ne yapmak istediğimi çok iyi biliyorlar ki beni her yerde gören bu güzel insanlar, “İyi ki Dursun Abi senin gibi insanlarımız var. Gerçekten de ne yöremizin kültürel zenginliklerinin farkına varabilecektik, ne de şu sizin Dibekdere’yi geçmişiyle, ne olup ne olmadığını bilebilecektik” diyen dostlarım gerçekten de saygıyla eğiliyor önümde elbette.

Elbette ki Dibekdere’nin 100-150 senelik tarihi geçmişini şöyle bir araştırdığın zaman, iyi ki Muhtar Dursun doğmuş bu köyde, Muhtar Dursun Cumhuriyet çocuğudur, Muhtar Dursun her zaman Atatürk’ün eserlerini zurnayla icra ettikçe ağlayan bir Cumhuriyetçi.

İşte dostlar birçok kez kendi kendime de sorguladığım günler olmuştur. “Yahu yeter artık yıllardır bu insanlar için mutlu olsunlar diye ömrünü verdin, yeter artık birazcık da kendi hayatını yaşa” diye kendi kendimi hep sorgulamışımdır. Fakat ne hikmetse bilmiyorum, içimdeki vatan sevgisi, içimdeki insanlık sevgisi, içimdeki kültür sevgisi hep ağır basmıştır.

İşte onun için halâ mücadeleye devam diyorum. (Sürecek)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X