İş Hukukunda ‘İbraname’ kavramı ve geçerliliği
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

İş Hukukunda ‘İbraname’ kavramı ve geçerliliği

Bu içerik 609 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

İş sözleşmesinin sona ermesi sonucu dava riskinden kaçınmak isteyen işverenler, işçilerin alacaklarını ödedikten sonra bir ibraname düzenleyerek bunu işçilerin imzalamasını isterler. İşçilere imzalatılan ibranameler, uygulamada çoğu zaman işçinin alacağından karşılıksız vazgeçmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu bakımdan işçilerin hak kaybı yaşamasının önüne geçilmesi adına 6098 sayılı Türk Borçlar Kanuna birtakım yenilikler getirilmiştir.

Bu yazımızda okuyucularımıza, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihi itibariyle düzenlenen ibra sözleşmelerinde geçerlilik koşulları hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

Yasaya göre ibra sözleşmelerinin geçerlilik koşulları şu şekilde sıralanmıştır: “İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az 1 aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığı ile yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.”

Maddeye göre, sayılan bu hususların ibra sözleşmelerinde yer almaması yapılan sözleşmeyi kesin hükümsüz kılacaktır. Yine aynı maddede sıralanan bu kurallar iş ilişkisinde işçinin alacaklı olduğu durumlar içindir. İş ilişkisinde işverenin alacaklı olduğu durumlarda, hiçbir sınırlama olmaksızın ibra sözleşmesi düzenlenebilecektir.

Üzerinde durulması gereken konu, yukarıda sözünü ettiğimiz maddede geçen düzenlenme zamanına ilişkindir. Maddede ... “ibra tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması…” gerektiği belirtilmiştir. Sözleşme devam ederken ya da sözleşmenin sona ermesinden sonra, ancak 1 aylık süre geçmeden alınan ibra sözleşmelerinin herhangi bir hükmü bulunmamaktadır. Yüksek Mahkeme de, vermiş olduğu kararlarında, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 1 ay içinde yapılan ibra sözleşmelerine geçerlilik tanımamıştır.

Ayrıca, ibra sözleşmelerinin, alacağın bir kısmının ödenmesi şartına bağlı olarak yapılması durumunda bu ödemelerin banka aracılığı ile yapılması halinde geçerli olacağı öngörülmektedir. Bunun yanısıra işçinin korunması adına yazılı yapılan ibra sözleşmesinde hangi işçi alacaklarının ibra edildiği tek tek belirtilmeli ve her birinin miktarı açıkça gösterilmelidir. Aksi halde ibra sözleşmesi geçersiz sayılacaktır.

Yazılı olmayan veya ibra tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az 1 aylık süre geçirilmeden düzenlenen yahut ibra konusu alacağın türünü ve miktarını açıkça belirtmeyen ya da ödemenin hak tutarına göre noksansız ve banka aracılığıyla yapıldığını göstermeyen ibra sözleşmeleri Türk Borçlar Kanunu uyarınca kesin hükümsüz kabul edilmektedir.

Böylelikle, işçilerin üzerinde oluşabilecek baskıların önüne geçilerek, işçilerin hak ettiğinden daha azına mahkum edilmesi önlenmektedir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X