‘İdam Cezası’nın geri getirilmesi!
Metin SALMAN...

‘İdam Cezası’nın geri getirilmesi!

Bu içerik 643 kez okundu.

Metin SALMAN

İnsanoğlu tarih sahnesine çıkıp diğer insanlarla toplu olarak yaşamaya başladığından beri, toplumda düzeni sağlamak için çeşitli kararlar alınmıştır.

Bu kararlar başlangıçta toplumlar için töre ve örfi kararlar olarak adlandırılsa da, toplumlar geliştikçe yazılı kurallar olarak belirginleşmiştir.

İster yazılı olmayan ahlaki, isterse yazılı olan toplum kurallarına uymayanlara da bazı ceza yaptırımları uygulanmıştır.

Toplumları bir disiplin altına alacak bu kurallar, toplumların gelişmişlik seviyelerine, sosyolojik yapılarına göre değişebilmektedir. Her toplum kendi kültürel ve sosyolojik yapısına uygun gördüğü cezalandırma veya ödüllendirme sistemini kendisi belirlemektedir.

Toplumların belirlediği bu cezalandırma sistemlerinden en ağırı ve uygulandığında geriye dönülmesi mümkün olmayan sonuçlar doğuranı tabiidir ki insan hayatını sonlandıran İDAM CEZASIDIR. Bu öyle bir cezadır ki; bir hata, bir belgenin yanlış değerlendirilmesi, yalancı bir şahit ifadesi sonucunda böyle bir karar verilmişse ve idam cezası yerine getirilmişse, sonradan yanlışlık anlaşılsa bile artık o insanı yeniden hayata döndürebilmek mümkün olmayacak ve o infazın telafisine imkan bulunmayacaktır.

İnsanlık tarihine bakıldığında, toplumlar geliştikçe idam cezasının telafisinin mümkün olmaması ve diğer sebeplerden dolayı, bu cezanın uygulanmasından günümüzde birçok ülke vazgeçmiştir.

Ülkemizde de gelişen şartlar çerçevesinde bu cezanın uygulanmasından vazgeçilmiş ve onun yerine o tür suçlara müebbet hapis cezası verilmeye başlanmıştır. Ancak 15.07.2016 tarihinde meydana gelen meşum darbe teşebbüsünde vatandaşlarımızın darbeciler tarafından hunharca şehit edilmesinden sonra idam cezasının yeniden yürürlüğe konulması yönünde talepler gelmeye başlamıştır.

Bu talep, özellikle 15 Temmuz darbe teşebbüsüne katılanlar ve o teşebbüsün başında bulunanlar için istenmektedir. Bu taleplerin hem Cumhurbaşkanı, hem de hükümet tarafından desteklendiği görülmektedir.

Bu destekçiler kervanına, AB baskısı ile idam cezasının kaldırılarak terörist başının idamını önlediği için tenkit edilen MHP Genel Başkanı da katılmıştır.

Fakat bu bir kandırmacadan ileri gitmeyen, toplumun gazını almaya yönelik bir davranıştan başka bir şey değildir.

Şöyle ki, idam cezasının bazı suçlar için geri getirilmesi çok da kolay değildir. Çünkü bu konuda imzaladığımız uluslararası sözleşmeler var, anayasanın değişmesi lazım vesaire. Ayrıca, bu değişiklik yukarıda belirtildiği gibi darbeciler ve teröre katılanlar için isteniyor ise de idam cezası yeniden yürürlüğe konulsa bile bundan FETÖ/PDY mensupları ile PKK’lı teröristler etkilenmeyecektir. Çünkü hukukun temel ilkesi olarak işlendiği anda suç kabul edilmeyen veya o suç için başka bir ceza tayin edilmiş bir eylemden dolayı daha sonra çıkan bir kanunla o eylem için daha ağır bir ceza tertip edilmişse o eylemi yeni kanun kapsamına almak mümkün değildir.

(Kanunlardaki hak kaybettirici hükümlerin geriye doğru işlemezlik prensibi). Yani ne kadar istenirse istensin darbeye teşebbüs edenleri idam talebi ile yargılamak mümkün olmayacaktır.

Cumhurbaşkanı ve hükümetin davranışı kendi taraftarlarını, meydanları diri tutma, dinamik tutma stratejisinden başka bir şey olmasa gerekir. Ha! “yapıyoruz, ediyoruz.” Diye millet oyalanmak isteniyorsa o başka!

Bir de bu talebe karşı çıkan CHP’yi halka şikayet edecek bahane yaratmanın yolu olabilir.

Yukarıda izah edildiği gibi idam cezası, cezalar içinde hiçbir şekilde telafisi olmayan, insan hayatını sonlandıran bir cezadır. Mahkemelerin karar verirken, delilleri değerlendirirken kılı kırk yarması beklenir. Ancak idam cezası ile yargılanılan davalarda kılı kırk yarmak yetmez. Kılı beş yüz kırk yarmak bile yetmeyebilir.

Ayrıca bu ceza geri gelirse bu bumerang gibi geri gelip buna imkan verenleri de vurabilir.

İdam cezası yürürlükte olsa idi, düzmece oldukları ve sahte delillere dayanılarak karara bağlandıkları 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra anlaşılan Balyoz, Ergenekon, Poyrazköy, Amirallere Suikast gibi davalarda verilen kararların karşılığı idam cezasıdır.

Bir de o kararların uygulanmış olduğunu düşünün...

Düşünün …

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X