Siyasi pozisyonu, kişiye suç işleme serbestisi verir mi?
Metin SALMAN...

Siyasi pozisyonu, kişiye suç işleme serbestisi verir mi?

Bu içerik 513 kez okundu.

Metin SALMAN

HDP listesinden milletvekili seçilenlerden bazılarının gözaltına alınıp bilahare tutuklanmalarından sonra medyada, “siyasi pozisyonun, kişilere terörist faaliyetlere katılma ve onları destekleme serbestisi vermediği”, “siyasi pozisyonları ne olursa olsun herkes yasalara uymak zorundadır” anlamına gelen cümleler sarf edildi.

Bu ifadeler doğru ifadelerdir.

Doğrudur, hiçbir siyasi pozisyon kişilere, yasalara aykırı hareket etme serbestisi vermez.

Bu, uygulamaya bakılmaz ise doğru bir anlatımdır.

Peki! Uygulamada bu doğru mudur? Buna bakalım.

Bu söz, HDP’li milletvekillerinin PKK’ya yardım ve yataklık ettikleri iddiası ile gözaltına alınmaları, mütekiben de tutuklanmalarından sonra sarf edilmiş bir sözdür.

Tabiidir ki suç örgütlerine yardım ve yataklık edenler yargıya hesap vermelidir.

Bu uygulama sadece belli gruplar için değil, her kim ki ne şekilde olursa olsun yasalara aykırı hareket ederse, onlar için de uygulanmalıdır.

Türkiye’de ne yazık ki uygulama pek de öyle olmamaktadır.

Sıradan vatandaşlar için suç teşkil eden birçok fiil, siyasi pozisyonu olan kişiler için suç teşkil etmemektedir. Ceza kanunlarının birçok hükümleri, milletvekilleri için uygulanmamaktadır.

Milletvekilleri, vatandaşın vekilleri olmalarına rağmen onlara tanınan birçok haktan vatandaşlar faydalanmamaktadır. Milletvekili olanlar, elde ettikleri haklar bakımından vatandaşlardan ayrılmaktadırlar. Yani orta çağda olduğu gibi onlar ZADEGAN sınıfını, onlara oy veren vatandaşlar alt sınıfı oluşturmaktadırlar.

Bunun demokrasi ile ne kadar bağdaştığı tartışılmalı ve elit bir sınıf yapılmasının önüne geçilmelidir. Milletvekilleri emeklilikten sağlık yardımına kadar birçok ayrıcalıklı haklara sahip olmaktadırlar. Oysaki milletvekilliği bir meslek değildir. Vatandaşa hizmet edebilmenin bir yoludur.

Bilindiği üzere Türkiye’de yapılacak seçimlere katılabilmek için kamu görevinde bulunanların bu görevlerinden ayrılmaları (istifa etmeleri) gerekmektedir. Ancak, son yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce dönemin başbakanı görevinden istifa etmemiştir. Bu, yasaya aykırı olan duruma, ilgili kurumlar ses çıkarmamışlardır!..

Şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nde T.C. anayasasına aykırı bir yönetim şekli uygulanmaktadır.

Yani halen anayasaya aykırı bir uygulama vardır. Ne yazık ki bu uygulama anayasaya uygun hale getirileceği yerde, mevcut uygulamaya uyan yeni bir anayasa yapılmak istenmektedir. Bütün bu uygulamalar o görevde bulunanın politik pozisyonuna dayanarak yapılmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alındığında Başbakanın başlangıçta söylediği sözü havada kalmaktadır.

Evet! Doğrudur.

Hiç kimse politik pozisyonunun verdiği güce dayanarak yasalara aykırı fiiller işlememelidir. Bu şekilde davranan kişilere kim olurlarsa olsunlar yasaların amir hükümleri çerçevesinde gereken işlem yapılmalıdır.

Amma, bu hüküm istisnasız herkese uygulanmalıdır.

Aksine bir uygulama Ziya Paşa’nın: “Onlar ki laf ile verirler dünyaya nizamat, bin türlü teseyyüp bulunur hanelerinde” beyitini akla getirdiği gibi, toplumdaki adalet duygusu da zedelenir …

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X