Böyle bir medya ile bu millet asla doğruları bulamaz
Dursun GİRGİN...

Böyle bir medya ile bu millet asla doğruları bulamaz

Bu içerik 402 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

Öncelikle şunu belirteyim ki, şu son dönemlerde Türkiye medyası sınıfta kaldı. Niye mi? İster yaygın bazda yayın yapsın isterse yerel bazda yayın yapsın bir gazetenin görevi insanlarımıza bilgi vermek olmalı değil mi? Ama gel gör ki, en ulusalcı gazeteler dahi insanlarımızı doğru dürüst bilgi vermiyor. İşte 10 Kasım’da, sayın BTP Genel Başkanı Pr. Dr. Haydar Başın evine yapılan menfur saldırı olayından bir satır dahi bahis etmeyen gazete ve televizyonları şiddetle kınıyor ve bu menfur olay sonrasında gerçek bir demokrasi sevdalısının nasıl davranması gerektiğini her zaman gösteren Sayın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na da gönülden teşekkür ediyorum.

Evet dostlarım, bu millet böyle kendi kendine köleleştirmiş bir basınla asla gerçekleri ve dahi doğruları ne bulabilir ne de böyle bir ülkeye gerçek demokrasi gelebilir.

Bir millet düşünün ki daima doğrunun yanında durması gerektiği halde hep güçlünün yanında yer alıyorsa, oturup hepimizin şu çirkin gidişatımıza ağlamamız gerekmez mi? Hani bazen derler ya, ‘eğri oturup doğru konuşalım’ diye, bence bu yaklaşım dahi saçmalık. Yani eğri oturan birinden siz nasıl olur da doğru söz ve kelam beklersiniz.

İşte bugün bu millet eğer doğruları yanlış, yanlışları da doğruymuş gibi görebiliyorsa bilin ki bu hale gelmemizde elbette ki basının ve dahi televizyonların payı çok büyüktür. Onun için diyorum ki, vicdanı hür kalemi hür olanlara selam olsun.

Ey! kalemini ve dahi vicdanını üç kuruşluk dünya menfaati karşısında satanlar, şunu hiçbir zaman unutmayın, nasıl ki güneş balçıkla sıvanamazsa, er geç bu millet o kendi yararına hizmet yapanları da yapmayanları da görecek ve bulacaktır. Bu ülkede elbette ki Sayın Haydar Baş hoca da herkes gibi vatanına milletine yararlı bir şeyler verebilme adına bir siyasi parti kumuştur. Bunun evine yapılan bir saldırı aslında bu millete yapılmış bir saldırıdır. Onun için lütfen ey köşe yazarları, bugün sokak ortasında kalmış sahipsiz bir köpeği dahi gazete köşelerinizde haber yaparken, adı şanı ne olursa olsun bir siyasi partinin evine yapılan saldırıyı eğer sizler görmezden geliyorsanız o halde bu işte bir bit yeniği var demektir. Şahsen ben yıllardır şunu söyler dururdum. Ben ABD’yi ve AB’yi seven siyasetçileri hiç sevmedim ve halâ da sevemiyorum. Neden benim ülkemde, benim vatanımda gözü olan ülkelerin siyasetçilerinin en ufak en değersiz sözlerini dahi manşette haber yapanlara seslenmek istiyorum: Eğer dün dik durabilmiş olsalardı bugün bu ülkede FETÖ denen, İŞİD denen, PYD veya daha nice adlarını dahi bilmediğimiz terör olayları olurdu. Bunun tek bir sorumlusu vardır: Bugünün medyası ve siyasetçileri.

Evet sayın gazeteci dostlarım, insan vatanı için doğru söylemekten, doğruları yazıp çizmekten çekinir mi hiç. Ama gel gör ki vicdanlar susmuş, kalemler susmuş, silahlar konuşuyor…

Elbette yağmurlu bir havada şemsiye görevi yapacak olan basın susarsa sonuç işte böyle olur ve sokaklarımız sokak kabadayılarına kalır.

Bugün şu satırları yazdığım tarihte 22.11.2016 günüydü, yani bu olaydan tam 12 gün sonraydı ve halâ bu kabadayıları bulup da Türk adaletine teslim edemiyoruz.

Peki kimdir bunlar? Bunları kim koruyor? Bugün gerçekten de can ve mal güvenliğimiz tehlike altındadır. Yüce Rabbim bu Yüce milleti korusun, amin. Dedikten sonra da şöyle bir dua daha edip “Bu ülkede kalemi hür, vicdanı hür insanlarımızın sayılarını bir an önce çoğalt Ya Rabbim” diyor ve herkese şunu tavsiye ediyorum:

Bugün geliniz birbirimizle şöyle dostça selamlaşalım. Unutmayalım ki bütün bu sinsi olayların tek hedefi vardır, o da bizi bize kırdırmak. Onun için lütfen hiçbir zaman sağduyumuzu yitirmeyelim.

Yaralı kardeşlerime acil şifalar diliyorum ve Sayın Kılıçdaroğlu’na da koskocaman bir teşekkür daha gönderiyorum. Teşekkürler gerçek dost.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X