​Okul Öncesi Eğitimin Gücü
Alpaslan DARTAN...

​Okul Öncesi Eğitimin Gücü

Bu içerik 1661 kez okundu.

Alpaslan DARTAN * / Alpdartan@gmail.com

Hepimiz çocuklarımızın geleceğe sağlam adımlar atmasını istiyoruz. Biliyoruz ki onların küçük yaşlarda atacakları her doğru adım; geleceklerini, "geleceğimizi" şekillendiriyor. Ve biliyoruz ki erken yaşlarında onlara verilebilecek her eğitim, potansiyellerini en üst seviyelere çıkarıyor.

“O”nun geleceği bizim geleceğimiz.

Anaokulu ve ilkokul yılları öğrencilerin hemen hemen her yönde hızla geliştiği değiştiği ve şekillendiği bir dönem olduğundan bu süreçte çocukların kazandıkları bilgi ve beceri birikimleri sadece lise ve üniversite yıllarına temel oluşturmakla kalmaz, tüm yaşam kalitesini ve standartlarını da belirler. Bilgi, beceri, davranış ve alışkanlık boyutundaki pekçok temel kazanım da bu yıllarda edinilir. İşte bu nedenle çocuklarımızın temel eğitim sürecini yaşadıkları okul öncesi ve ilkokul yılları, doğru okul seçimi açısından oldukça önemlidir.

Anne baba olarak sizler de, çocuklarınızın sosyal, duygusal, zihinsel ve bedensel özelliklerini en doğru biçimde tanıyan, geliştiren ve destekleyerek ileriye taşıyan bir eğitim kurumu tercihinde bulunma sorumluluğu taşıyorsunuz. Okul öncesi dönem, bedensel, psikomotor, sosyal-duygusal, zihin ve dil gelişimlerinin büyük ölçüde tamamlandığı, kişiliğin şekillendiği bir dönemdir. Okul öncesi eğitim kurumlarında çocuklar, ilkokula hazırlanırken paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi ve birlikte çalışmayı öğrenirler.

Uygun fiziksel ve sosyal çevre koşullarında ve sağlıklı etkileşim ortamında yetişen çocukların, daha hızlı ve başarılı bir gelişim gösterdiklerini biliyoruz, bu nedenle çocukların bu yaşlarda eğitimleri açısından sağlıklı bir ortamda gelişimlerini sürdürmeleri ve doğru bir kurumda eğitim almaları önem kazanmaktadır.

Çocuklar için anaokulu ailenin dışında sosyalleşme adına atılan ilk adımdır. Yaşamın ilk yıllarında çocuk, model olarak gördüğü anne ve babasından alabileceğini alır ve kendisine tanınan fırsatlar ölçüsünde belirli bir psiko-sosyal olgunluğa erişir, ancak bu gelişimin bir sınırı vardır. Çocuğun içinde var olan yeteneklerin gelişmesine yardımcı olan ve bu gelişimin önünü açan da okul öncesi eğitim deneyimleridir.

Geleceğin dünyasında bilginin tek başına yeterli olmadığını, bunun yanında uygun kavramların, becerilerin ve tutumların da geliştirilmesi gerektiğini  biliyoruz. Okul öncesinde verilen eğitim programlarının, öğrenilmesi gereken bilgileri sıralamak yerine, hem öğrencilerin, hem de öğretmenin etkin bir şekilde sorgulama yaptıkları bir sınıf iklimi yaratılması gerekir.

Erken yaşlarda sağlanan bu deneyimlerle elde edilen temel bilgi, beceri ve alışkanlıklar, çocukların daha sonraki öğrenim yaşamlarının yanısıra sosyal ve duygusal yaşamlarını da önemli ölçüde biçimlendirmektedir.

Okul öncesinde hedef çocukların; öğren­meyi sevip isteyen, araştırmacı, özgür dü­şünen, bilgili, ilkeli, duyarlı, açık görüşlü, kendini rahat ifade edebilen, sorgulayabi­len, yaratıcılığını ve yeteneklerini kulla­nabilen, paylaşımcı, işbirliğine açık birey­ler olarak yetişmeleri ve bir üst kuruma hazır hale gelmeleridir.

Bu nedenle erken çocukluk eğitim kurumlarını tanımak ve bu doğrultuda çocuklara uygun kurumlar seçmek, çocukların geleceği açısından son derece önemlidir. Bu eğitim yaşantılarından yararlanamayan çocukların gelişimleri yavaş olmakta ve akranları ile arasındaki farklılıklar artabilmektedir.

 

Okul öncesi eğitiminin önemini özetlersek:

-Çocuğun tüm gelişim alanlarının olumlu seyretmesini sağlar.

-Çocuğu ilkokula hazırlayan bir program yürütülür, okul öncesi eğitimi alan çocuklar, sonraki eğitim kademelerinde ve hayatta, okul öncesi eğitimi almayan çocuklara göre çok daha başarılı olur.

-Temel hak ve kavramları, temel davranışları erken yaşta çok daha iyi algılayabilmektedirler.

-Okul öncesi eğitimi alan çocukların ana dilini öğrenmeleri ve ikinci bir yabancı dili öğrenme düzeyleri, okul öncesi eğitim almayanlara göre daha yüksektir.

-Okul öncesi eğitimi alan çocuk, kendisine verilen olanakları en iyi şekilde kullanarak karşılaştığı sorunları daha pratik bir şekilde çözer.

-Okul öncesi eğitimi alan çocuk, almayanlara göre anne babası dışındaki kişilerle daha iyi diyalog kurar.

-Kendi yetenek ve becerilerinin farkında olarak yetişen çocuklar insanlarla uyumlu,  sorumluluk ve işbirliği içinde toplumdaki yerlerini alırlar.

-Öz bakım becerileri ve sağlıklı beslenme bilinci okul öncesi eğitimde daha hızlı kazanılır.

-Okul öncesi eğitimi alan çocuk, duygu ve düşüncelerini daha rahat ifade eder, anlama ve anlatma becerisi gelişir, kendini daha iyi ifade eder.

-Çocukların tüm gelişim alanlarını, sosyal yaşantılarını ve geleceğini oluşturmada okul öncesi eğitimi son derece önemlidir.

 

Okul öncesi eğitimde:

-Program Özellikleri, özellikle okulun çocuğun potansiyelini destekleyecek bu yaş grubunun sosyal duygusal süreçlerini izleyecek, bilişsel süreçlerine katkıda bulunacak bir eğitim programını uyguluyor olması önemlidir. Erken Çocukluk Eğitimi'ne yönelik dünyada kabul görmüş farklı program yaklaşımlar vardır. Pek çok okul bu yaklaşımları temel alır ve kendini bu yaklaşımlar ile tanıtır. Yaklaşımlardan her biri çocuklardaki bazı özelliklere değer verir ve onlarda belirli davranışları teşvik etmeyi hedefler. Programlarını ve tüm etkinliklerini bunu dikkate alarak yapılandırırlar. Önemli olan, uygulanacak programın hedef grup çocuklarının gelişim düzeylerini, ihtiyaçlarını ve yaşanılan çevre özelliklerini temel almasıdır.

-Öğretmen Özellikleri, eğitim kurumunun fiziksel özellikleri kadar bu yaş grubunun eğitim kadrosunun en az 4 yıllık alan mezunu olması ve çocuk gelişimi ve psikolojisi alanlarında da tecrübeli ve yetkin olmaları önemlidir.

-Eğitim Araç ve Gereçleri, programa uygun yeterli ve zengin çeşitleriyle sınıf içi kullanılan eğitim araç gereçleri kurumun erken yaş eğitimine verdiği değeri göstermektedir. Ulusal ve uluslararası standartlarda geliştirilmiş malzemeler çocukların bilişsel ve sosyal-duygusal becerilerinin gelişmesine önemli katkı sağlamaktadır.

-Fiziksel özellikler, okul öncesi eğitim veren kurumlarında çocukların rahat edebilecekleri geniş alanlara özellikle ihtiyaç vardır. Kullanılan sınıf içi malzemelerin ergonomisi ve kullanılan eğitim araç gereçlerinin özelliği birebir bu yaş grubunun eğitimine etki eden unsurlardır.

-Yabancı Dil Programları, 3-6 yaş grubu çocukların en önemli özellikleri, verilen her bilgiyi sünger gibi çekebilmeleridir. Küçük yaşta anadil dışından verilecek olan bir yabancı dilin öğrenilmesi çok daha kolaydır. Programlarında dil eğitimine yer veren okulların önemsenmesi gerekir.

-Veli okul işbirliği, Veli ile doğru şekilde ve doğru zamanda iletişim ve işbirliği kurulması bir okulun önemli artılarındandır. Sınırlarını ve sorumluluklarını bilerek gerçekleştirilecek bilgi alışverişleri öğrenci başarısını artıracak, güven ortamını pekiştirecek özelliklerdir.

 

(* Türk Psikolojik Danışma Rehberlik Derneği İstanbul Şube Başkanı / Eğitim Gazetecileri ve Yazarları Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X