‘Kültürümüzü Sevdirenler’
Dursun GİRGİN...

‘Kültürümüzü Sevdirenler’

Bu içerik 453 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

Bildiğiniz gibi yıllardır hep ‘Davul ve Zurna Kültürü’nü anlatmaya çalışıyorum. Sanırım bu konu hakkında da bir hayli yol katettik gibi geliyor bana. Bu meşaleyi de ateşleyen kişi Zurnacı Muhtar Dursun’dur. 1968’li yıllarda ilk defa Dibekdereli bir zurnacı Balkanlar’daki birçok zurnacı ve davulcularla tanışıyor ve bu tanışıklık sayesinde 1984 yılında ilk defa Dibekdere’ye yabancı bir zurnacı geliyor. Lüleburgazlı olan bu Zurnacının adı Küçük Hasan. Hem de bu kişi yöremizin zeybeklerinin Z’sini dahi bilmediği halde Dibekdere’de bizlerin de desteği ile sağ salim bir düğünü yapıp gidiyor. Zira benim kendi düğünümde de çok güzel bir ortam olmuştu. Şöyle ki, yıl 1964, rahmetli Küçük Ali Boncuk benim düğünümde zurna çalmıştı. Ancak düğünümüze davetli olarak gelen Germencik’in ve dahi Aydın yöresinin duayen zurna hocası rahmetli Kara Hüseyin de benim kendi düğünümde zurna çalıverdi.

Bütün bunları niye anlatıyorum biliyor musunuz sevgili dostlarım; yıllardır bu kültürü sevdirmeye çalıştım, işte bu nedenle yöremde hep güzel şeyler olsun istedim. Ancak gereken ilgi ve yakınlığı maalesef öncelikle yerel yönetimlerimizden, sonra da Muğla Üniversitesi’nden yeterince göremedim. Eğer bu garibin sözlerine önem verilmiş olsaydı, 2-3 seneden beri ‘ben yaptım oldu bitti’ mantığı ile bu kültürün Z’sini dahi bilmeyen kişilerce organize edilen Muğla Zurna Festivali çok farklı yerlerde olurdu değerli dostlarım.

Bugün halâ Muğla Üniversitesi’nce Dibekdere’de bir araştırma yapılmış değildir.

Ne kadar da acı bir gerçek ki 6 Aralık 2016 Salı günü Gökovalı çok değerli bir dostum İzmir’e sağlık sorunları için özel aracıyla gider. Dönüşünde de “Yyahu şu Dibekdere’nin nerede olduğunu dahi halâ bilmiyorum, ne olur Söke hattından gidelim de Muhtar Dursun’un bir acı kahvesini içip gidelim” derler.

İyi güzel de, tam yol ayrımına gelirler yolda Dibedere’yi tarif eden bir tek yol levhamız bile yok, çok acı bir gerçek! Ne yazık ki. 3-4 seneden beri ben anlatmaktan utandım, ama yetkililerimiz maşallah dinlemekten utanmadılar. İşte böyle bir köyün nerede olduğunu dahi bilmeyenler, bu insanları basamak yaparak bu kültür üzerinden rant elde etmeye çalıştılar.

Oysa Dibekdere için yapılması gereken çok şeyler vardı. Eğer yapılmış olsaydı, Dibekdere’de her kış sezonunda bir ‘Davul Zurna Bayramı’ yapılırdı ve böyle bir şenlik için de, başta bu ülkenin Kültür Bakanlığı olmak üzere, bu yörenin değerli işadamları ve bu yörenin, hatta Muğla ilimizin tüm ilçelerinin de katkılarıyla yüzlerce zurnacıyı davulcuyu Dibekdere’de toplamak mümkün olurdu ve böyle bir şenlik, daha sonraki yıllarda ‘Uluslararası Zurnacı ve Davulcular Bayramı’na dönüşebilirdi.

Şimdi nedenleri niçinleri bir tarafa bırakarak, bu kültüre gerçekten de emeği geçenleri bir bakıma ödüllendirmek hepimizin görevi olmalı değil mi? Bugün Edirne’de, Kırklareli’nde, Lüleburgaz’da, İzmir’de, Turgutlu’da, Kırşehir’de, Antep’te, Urfa’da, Maraş’ta, Aydın’da ve dahi Milas’ta öyle zurnacılarımız var ki bu insanları görmek, seyretmek gerçekten de çok güzel bir duygu.

Şimdi meselenin özüne gelmek istiyorum.

Sadece internette gördüğümüz zurnacı veya davulcuları dahi eğer Dibekdere’ye davet etsek çok sayıda davulcu ve zurnacı grubu oluşur. Elbette ki bunların hepsi de dört dörtlük değil, ancak bu insanları özendirmek, sanatlarını severek yapar hale getirmek için de; başta bu ülkenin Kültür Bakanlığı olmak üzere yerel yönetimlerimizin bu kültürü yaşatmaya çalışan insanlarımıza destek olmaları gerekir.

Mesela halâ Dibekdere’nin bir kitabını dahi yazamadık, yazık değil mi!

Yarın, Allah gecinden versin Muhtar Dursun göçüp gitti, kim bu konuları yazıp çizecek soruyorum sizlere ey yetkililer! Sizlere Dibekdere’nin geçmişini ve bugününü kim yazıp çizecek?

İşte bunun da adını koymak lazım: Bence sahipsizler. Evet, sahipsiz garipler de ölüp gider, işte o kadar.

Orda bir köy var, hem de yanıbaşımızda ama ‘adı nedir’ bilmiyorum.

Çünkü bu köyün levhası bile yok halâ!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X