İmar Mevzuatına Aykırılık nedeniyle Yıkım Kararı
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

İmar Mevzuatına Aykırılık nedeniyle Yıkım Kararı

Bu içerik 1549 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

Ruhsatsız veya ruhsata aykırılık teşkil eden binalar için, ilgili belediyelerce (idarelerce) o taşınmaz sahiplerine idari para cezası ve taşınmaz için de yıkım kararı verilebilmektedir.

İdarenin yıkım ve para cezası verebilmesinin dayanağını 3194 sayılı yasa oluşturmaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi, “Bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç, ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulca tespiti ve ihnarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş olur. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bine, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valiliklerce yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir” hükmünü haizdir.

Yıkım kararları, mülkiyet hakkını çok yakından ilgilendirmekte olup, kararın uygulanıp yıkımın gerçekleşmesi için birtakım şartlar mevcuttur. Bu şartlar yerine getirilmediği takdirde idare mahkemelerinde açılacak dava ile verilen yıkım kararının iptali sağlanabilir.

Öncelikle, yıkımın gerçekleşebilmesi için mutlaka yapı tatil tutanağının usulüne uygun şekilde tutulup tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu belge düzenlenmeden yıkım kararı verilmesi bu kararın mutlak suretle iptalini gerektirir. İmar Kanunu’nun 32. maddesinde yapı tatil tutanağında olması gereken unsurların neler olduğu açıklanmıştır.

Buna göre, tutanak şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık tutulmalı, malikin bu karara karşı ne gibi haklara sahip olduğunun ve hangi idari veya hukuksal yollara başvurabileceği hususlarının belirtilmesi gerekmektedir. Danıştay’ın bu tür bir bilgilendirme içermeyen tutanakların esas alındığı yıkım kararlarına karşı açılan iptal davalarında vermiş olduğu kararlarında da başvuru merciinin ve başvuru süresinin mutlaka tutanaklarda yazılması gerektiğinin altı çizilmiştir. Özellikle, idarenin düzenlemiş olduğu tutanak ve kararlarında karara karşı nereye, hangi süre içinde itiraz edileceği belirtilmemiş ve bu nedenle ilgili, 60 günlük dava açma süresini kaçırmış ise burada ilgili kişilerin açmış olduğu iptal davaları reddedilmeyecektir. Başvuru yeri ve sürelerine ilişkin mutlaka yazılı bildirim yapılması gerekmektedir. Bunun yanısıra, 14-17 Kasım 2013 tarihli, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Hukuki Müzakere toplantısında, yapı tatil tutanağının düzenlenme şartları belirlenmiştir.

Buna göre;

*Yapı tatil tutanağının uzman fen elemanları tarafından düzenlenmesi,

*Tespitin görsel verilerle desteklenmesi,

*Yapı tatil tutanağının ayrıntılı bir şekilde inşaatın hali hazırdaki durumunu tespit etmesi gerektiği, mümkün olması durumunda, bu tespitin görsel verilerle desteklenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu hususların yeralmaması ve tutanağın mimar, mühendis gibi kişilerce imzalanmamış olması hali de yıkım kararının iptalini gerektirebilir.

İdarece düzenlenen bu tutanağın bir sureti taşınmaza asılır, bir sureti de o yerin muhtarına bırakılır. Tutanaklar bu şekilde tebliğ edildikten sonra ilgili idarenin imara aykırılıkları gidermesi için taşınmaz sahibine en fazla 1 aya kadar süre tanıması gerekmektedir. Verilen süre içerisinde eksiklik ve aykırılıklar giderilirse, yıkım kararı verilemez. Bu süre içinde taşınmaz mevzuata uygun hale getirilmediği takdirde yıkım kararı verilebilir. Yıkım kararının verilebilmesi için belediye encümeni veya il idare kurulunun usulüne uygun olarak toplanması gerekmektedir.

İdarece alınan yıkım kararlarına dayanak oluşturan tutanaklar, açıkladığımız hususlar çerçevesinde ve usulüne uygun olarak düzenlenmedikçe, idare mahkemelerinde dava açarak yıkım kararlarının iptalini istemek mümkündür.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X