Meşe tohumları çimlenecek mi?
Konuk Yazar...

Meşe tohumları çimlenecek mi?

Bu içerik 380 kez okundu.

Atilla KURMUŞ / Emekli Orman Yüksek Mühendisi

TEMA Vakfı’nın klasikleşmiş ve güzel faaliyetlerinden olan “Meşe tohumu ekimi ”çalışmasının ilçemizde ilk kez yapılan uygulaması ile ilgili internet ortamında çıkan haberleri okuyunca bir Orman Mühendisi ve uzunca bir süre bu konuya emek vermiş birisi olarak okuduğum haberlerdeki yanlış bulduğum bazı hususları düzeltmek, açıklamak ve sevgili Milaslılarla paylaşmak istedim.

TEMA Vakfı’nın Türkiye genelindeki söz konusu çalışmaları Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ve Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü (AGM) ile yapılan protokollerle ilk kez 1998 yılında başlamıştır. Projenin o zamanki adı “10 Milyar Meşe Tohumu Ekimi Projesi”dir. Buna göre TEMA Vakfı, halktan topladığı paraları OGM ve AGM hesaplarına yatırmış, çalışmaların finansmanını sağlamıştır. Meşe tohumu ekimindeki bazı teknik ve biyolojik handikaplar yüzünden OGM, 1998 yılındaki 4/4,5 hektar (ha) dışında meşe tohumu ekimi yapmamış, 2003 yılı sonbaharına kadar devam eden çalışmalar bozuk meşe alanlarında “Canlandırma Kesimi” şeklinde gerçekleştirilmiştir. 2003 yılı sonunda işbirliği çerçevesinde gerçekleştirilen çalışma, toplam 5762 hektardır. OGM ile TEMA Vakfı arasında imzalanan protokol sonucu yapılan çalışmaların yurt çapındaki koordinesi, ilgili Şube Müdürü olarak tamamen tarafımdan sağlanmıştır. 2005 yılı Temmuz ayında bu görevimden ayrılıp Milas’a gelmem nedeniyle çalışmaların devam edip etmediğini bilemiyorum. AGM tarafından 1998-2003 yılları arasında toplam 4302,2 ha alanda çalışma gerçekleştirilmiştir.

Orman alanlarının arttırılması, erozyonun önlenmesi, insanlarda özellikle çocuklarda doğa ve ağaç sevgisinin oluşturulması mutlaka çok önemlidir. Ancak yapılan çalışmaların sonunda başarısızlık söz konusu olursa beklenen yarar yerine zarar getirecek, hayal kırıklığı yaratacak, emek ve kaynak israfına yol açacaktır.

Haber metninde yeralan en önemli teknik yanlışlık meşe tohumunun toplanması ve saklanması ile ilgilidir. Türkiye’deki meşe türlerimizin genel olarak tohum olgunlaşma mevsimi Ekim - Kasım aylarıdır. Bundan önce toplanan tohumlar olgunlaşmamış tohumlardır. Hele hele “15 Ağustos - 15 Eylül tarihlerinde toplanan tohumlar güneş altında 10-15 gün boyunca kurutularak faydalanılmak üzere aktarlara veya depolara sevk edilmekte… ” şeklindeki ifade tamamen yanlıştır ve meşe fidanı yetiştirilmesinde böyle bir teknik ve bilgi yoktur. Meşe tohumları toplandıklarında % 40-45 oranında su bulundururlar. Bu suyun % 25’ten aşağı düşürülmesi çimlenme yeteneğini büyük ölçüde düşürür (Prof. Dr. F. Saatçioğlu). Ayrıca, ekilecek meşe tohumlarının aktarlarla da bir ilgisi yoktur. Eğer haberde belirtildiği gibi ekilen tohumlar bu şekilde toplanmış, kurutulmuş ve aktarlardan alınarak ekilmiş ise büyük bir olasılıkla tohumlar çimlenmeyecektir.

Türkiye’de 18 meşe türümüz olduğu doğrudur. Gerek kapladıkları 6,5 milyon hektar alan, gerekse tür zenginliği olarak Türkiye bir meşe cennetidir. Ancak meşe ormanlarımızın büyük bir bölümü bozuk yapıdadır. Dünyada 200’den fazla türü olan meşeler kuzey yarım kürenin ılıman bölgelerinde yayılış gösterir. Kuzey Amerika’dan, Avrupa’ya, oradan Asya’ya geniş alanları kaplarlar.

“Palamut meşesinin 30 türü bulunmakta” ifadesi de doğru olmayıp palamut meşesi Türkiye’de yetişen doğal türlerimizden biridir.

Ormancılıkta bu ve benzer bir çalışma yapacaksanız, öncelikle tohumu hangi kaynaklardan toplayacağımız, türü ve orijini çok önemlidir. Haberde hangi tür meşe ve tohumlarının ekildiği de belli değildir. Milas şartlarına uygun mudur, herhangi bir bilgi yoktur.

Milas çevresinde makilik alanlarda çokça bulunan ve halk arasında “Pinar” olarak isimlendirilen kermes meşesi (Quercus Coccifera) tohumu toplayıp ekerseniz çok yavaş büyüyen çalı formunda birçok meşe fidanınız olacaktır. Bundan daha kötüsü, hangi tür meşe tohumu ektiğinizi bilmemenizdir.

Milas çevresinde bulunan tohum toplanacak ve ekim yapmaya değecek meşe türleri, Tüylü Meşe (Q.Puberscens), Palamut Meşesi ( Q. İthaburensis), yöremizde endemik türlerimizden olan Boz Pırnal’dır (Q. Aucheri).

 

Neler yapılabilir:

1.Bu tür çalışmalarda öncelikle Orman İşletme Müdürlüğü’nden bilgi ve teknik destek sağlanmalıdır.

2.Çalışma yapılacaksa 2017 yılı Ekim-Kasım aylarında toplanacak tohumlar birkaç gün içinde ekilecek şekilde bir organizasyon yapılmalıdır.

3.Tüylü meşe tohumları aynı yıl içinde olgunlaşır. Cumhuriyet ve Hayıtlı mahalleleri ile, Ovada Dutlu Kuyu mevkiine yakın bir tarla içinde büyük ve çok güzel fertleri vardır.

4.Palamut meşesi tohumları 2 yılda olgunlaşır. Kuyucak’ta yol kenarında bir bahçe içinde birkaç güzel ferdi var.

5.Boz pırnal ise endemik türlerimizden olup, tohumu 2 yılda olgunlaşır. Kıyıkışlacık-Kazıklı civarlarında orman içinde ağaçlık formunda Kırcağız Köyü içinde büyük ve kalın fertleri mevcuttur.

6.Belediyemiz bir proje geliştirerek endemik türümüz olan Boz pırnalı yetiştirebilir, park ve bahçelerde, yolların orta refüjlerinde süs bitkisi olarak kullanılabilir. Çevreci söylemlerle bu konuyu tanıtım yapmakta da kullanabilir.

 

7.Ayrıca palamut meşesi de süs ağacı olarak kullanılabilecek değerli bir türdür.

 

Meşe türleri tohum özellikleri nedeniyle çalışılmasında incelik ve titizlik ister. Meşe tohumlarının saklanması pratikte pek başarılı sonuçlar vermemektedir. Bunun için uygun tesis ve bilgili elamanlar gerekir. Ekilmek üzere toplanan meşe tohumları, geçici ve kısa bir süre saklansa dahi kesinlikle açık alanlarda ve güneşli yerlerde bekletilmemelidir. Ayrıca tohumlar bir bidon içine doldurulmuş suya dökülerek üstte kalan boş ve sağlıksız tohumlar atılmalıdır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X