Hayat alabildiğine aydınlık!
Fikret ÇOBAN...

Hayat alabildiğine aydınlık!

Bu içerik 333 kez okundu.

Fikret ÇOBAN

Günlük hayatın, her gün yapıp durduğumuz şeylerin geriliminden, tek tipliğinden kurtulup, ne bileyim şöyle kırlara, kırların kuytuluk yerlerinde çalı çırpı üstüne oturup öyle göz gezdirmek etrafa ...

Çalı diplerinde, geç kalmış çiçeklerin yağmurlarla birlikte nasıl toprak üstüne sökün ettiklerini görmek, düşünmek ve elbetteki hayal etmek.

Tanıdık, tanımadık otların, çiçeklerin, çalıların arasında kaya diplerine tutunmuş inatçı bodur ağaçların dallarına konmuş kuşları sevmek, ötüşlerini duymak ...

Hayat alabildiğine aydınlık, günlük güneşllik dağ yamaçlarında. Böyle buralarda çalı diplerinde açmış renk renk çiçekleri görünce sesli sesli konuşuyor insan.

Ne o öyle insanı gerip duran politikalar, saçma sapan tartışmalar, insanı boğan hırslar ...

Protez ayaklı Şafak Pavey’in protezini koparacak kadar şiddetli süren politik hayatın darlıkları ...

İnsana tıkız gelen politik hayatın darlıkları...

Bunların  hiçbiri doğada yok.

Doğada üstünlük yarışı yok.

Zaten insanın doğaya üstün olma, sahip olma hırsı ile başlıyor bütün kavgalar, gürültüler ...

İnsan olmadan doğa yaşar, başka canlılarla yaşar gider ama, doğasız insan olmaz …

Ama oluyor işte, kendi elleriyle geleceğini, çocukların geleceğini yok ede ede, bitmek tükenmek bilmeyen kazanma hırsı yüzünden kapitalizmin o karanlık çıkar çölünde tepişip duruyorlar.

Herkes şunu kabul etse bir sorun yok aslında:

Her bireyin onu belirleyen bir yolu, bir düşü, yazacağı bir dili, bir inancı, bir ülkesi vardır. Bu onu diğer insanlardan ayıran özellikleridir.

Doğal olan bu, insan olma hali bu, ama olmuyor işte ...

Oturduğum yerden, karıncalara bakarak, yemek artıklarını karıncaların üstüne serperek kalkıyorum; uzaklara, çok uzaklara bakıyorum.

İnsan bakışının sınırı olmadığını görebiliyorum.

Yürüdükçe bilincim büyüyor, görüş açım büyüyor, uzaklık hiç bitmiyor ...

İçimin derinliği de hiç bitmiyor.

Çok karışık gibi görünen düşüncelerim; yürüdükçe, uzaklara baktıkça berraklaşıyor, görünür hale geliyor.

Her şeye rağmen büyüttüğüm bir umut, bir özgürlük var içimde.

Böyle düşündükçe mutlu oluyorum:

“Yaşamaya değer tek özgürlük, birlikte özgürlüktür” diyorum.

 

Derlenmiş sözler ...

Halimi anlatacak sözler yazamam artık bu kavuruk mektuba

rüzgardan yan yatmış otlar koydum gerisini sen anla...

                                                                       Birhan Keskin

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X