Bu, basit bir mesele değil!
Dursun GİRGİN...

Bu, basit bir mesele değil!

Bu içerik 296 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dotlarım merhaba.

Nasip olursa yeni bir anayasa değişikliğine ‘hayır’ ya da ‘evet’ diyeceğiz.

Mesele ne biliyor musunuz: Körü körüne bir yere atlamak!

Yıllardır hep söyledik, söylemeye de devam edeceğiz: Şu yandaş medyanın oyununa sakın ola ki gelmeyin. Sakın ola ki, futbol takımı tutar gibi particilik yapmayın. Eğer bana, “Sana ne oluyor da bu konuda bizleri yönlendirmeye çalışıyorsun” derseniz; ben de size, ‘Elbette ki bu gemide ben de varım, bu gemi batarsa ben de sizinle birlikte helak olup gideceğim’ derim.

Onun için öncelikle şu ülkenin haline bir bakacaksın. Esnafın yüzü gülüyor mu, çiftçi halinden memnun mu, emekli, işçi, memur, velhasıl 80 milyon nüfusun şöyle 5-10 milyonunu bir kenara koy ve geri kalan 70 milyon insanımız ne halde? Lütfen çarşıyı pazarı şöyle bir gez. Tarafsız bir gözle olaylara bakmaya çalış ve sonra da kendine sor bakalım: “Ben bu yasaya evet mi diyeyim yoksa hayır mı diyeyim” diye?

Bazı horozlar çok erkenden renklerini belli ettiler. Doğrusunu söylemem gerekirse eğer, bu insanlar ya köleliği çok seviyorlar, ya da yalakalık bu tip insanların ruhuna işlemiş. Çok yazık değil mi?

Bakar mısınız ABD’nin dış politikasına. Ne Obama geldi değişti, ne de Trup mudur hardal mıdır neyse yeni zat hemen göreve gelir gelmez dünyaya terör estirmeye başladı. Peki ABD’nin bu İslam düşmanlığı politikasına karşı Türkiye ne yapıyor?

Nasıl bir menfaat ilişkisi, nasıl bir dış politikadır bu böyle, yazık değil mi?

Ekonomik yönden başarısız, iç huzur yönünden başarısız, dış politika yönünden başarısız, eğitimde, sağlıkta, üretimde başarısız olmuş, onca yıl istikrar adına bizlerden aldığı yetkiyi tek başına iktidar olmasına rağmen halâ başarılı olamamış bir partiye ben nasıl tekrar tekrar güvenoyu  veririm!?

Etmeyin eylemeyin! Ülkemiz bir felakete doğru sürükleniyor, halâ bizler “evet mi diyeyim yoksa hayır mı diyeyim” diye düşünüp duruyoruz.

Gerçekleri gören göz için olan biten çok açık ortada. Tüm olaylara bakarak bu cennet vatanın daha da kötüye gitmemesi için tek adam yasasına ne dememiz gerektiğine öyle karar vermeliyiz. Eğer sizde vicdan denen bir şey varsa o halde bir kerecik de vicdanınızın sesini dinleyin, ne olur.

Dünyada olup biten tüm olayları görüyoruz. Her geçen gün daha da kötüye gidiyor ülkemiz. Hele hele şu İslam aleminin haline bir bakın…

Sevgili dostlarım, cani Apo’ya ‘Sayın Abdullah Öcalan’ diyen kimlerdi? Etmeyin Allah aşkına; daha dün ‘Sayın Hoca Efendi’ deyip el etek öpenler kimlerdi? Bütün bu olayların sebebi vatandaş mı, yoksa siyasi iktidar mı? O halde gelin artık dünya uyandı, bizler halâ körü körüne uyumaya devam edersek, yazık olur bu cennet vatana.

Önemli olan şu: Bu Cumhuriyet kolayca kurulmadı. Gelin bu güzel Cumhuriyetimizin değerlerini de, faziletlerini de çok iyi bilelim.

Onun için son söz olarak diyorum ki; elini vicdanına koy, ondan sonra “evet” mi diyeceksin yoksa “hayır’da hayır” mı var diyeceksin, orasına kendin karar vereceksin.

Çünkü yüce rabbim insanoğluna akıl denen bir nimet vermiştir. Eğer sen bu güzel nimeti gereği gibi kullanamazsan hem kendine hem ülkene hem de çevrene ve gelecek nesline yazık etmiş olursun.

Onun için, hani derler ya, kırk yılda bir de olsa, büyük-küçük sözü dinlemek bazen insanı korur. Yalnız bazen de her büyüğün sözünü dinlemek felakete de götürebilir.

Hatırlayın, bundan önceki anayasa değişikliği için FETÖ ne demişti? “Ölülerinize dahi bu seçimde evet oyu kullandırın” demişti değil mi! Peki kullandırdık da ne oldu? İşte bugünkü geldiğimiz nokta malûm!

Daha ne diyeyim kardeşim, dikkat et! Havalar soğuk ve de yerler buzlu … Maazallah sonra kayar düşer müşersin …

Gerçi, ‘kendi düşen ağlamaz’ derler ama, gene de biz söyleyelim de en azından insanlık görevimizi yapmış olmanın huzuru içinde olalım dedik. İşte o kadar!

Haydi dostlarım, hoşça kalın, dostça kalın.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X