Ben, bu culture hizmet etmek istiyorum
Dursun GİRGİN...

Ben, bu culture hizmet etmek istiyorum

Bu içerik 366 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

Geçen gün emekli maaşımı almakta olduğum bankaya gidip dedim ki: “ Sayın hanımefendi, bir miktar para lazım …”

Her neyse, meseleyi hallettik. Amacım şuydu, kısmen de olsa ekonomimizi canlı tutabilmek ve kendi işimi kendim yaratabilme adına hem kültürel kimliğimizi koruyabilmek hem de az da olsa ölü gözünden yaş umar gibi birazcık da olsa hem kendi ekonomimi hem de çevremdeki müzisyen arkadaşlarımın zaruri ihtiyaçlarını karşılayabilmek … Bu amaçla çocuk davulu, büyük davulu, davul tokmağı; Zurnacı arkadaşlarımın ihtiyacı olan zurna çantası, davul çantası gibi araçları sezon başlamadan temin edip ihtiyacı olan müzisyen arkadaşlarımı paralı parasız yani veresiye verip bir nevi şu kültürü yaşatabilme adına ölü toprağına su serptirir gibi bir hizmet verelim dedik.

Malum, başta yaşımız hayli büyük olduğu için sigorta masrafı ve mevcut faizler neredeyse almadan bitti hesabı ...

Bu arada şunu da ifade edeyim ki, mevcut iş ahlakımız öylesine zedelenmiş ki sanki karşındaki esnaf sana “sakın ha, otur oturduğun yerde, sana mı kalmış Türkiye’yi düzeltmek” dercesine … Onca özverimize rağmen ne yazık ki iş ahlakı da, ticaret ahlakı da bitmiş ülkemizde.

Dostlarım, şunu ifade etmeye çalışıyorum, çiftçi tohum alır İsrail malı olduğu için ağız tadıyla ne domates yiyebiliriz ne de salatalık. Bu her konumuzda aynı, hayvancılığımız da öyle. Yani hangi dalı tutsak elimizde kalıyor … Ama her şeye rağmen bizler son nefesimize kadar asla doğruluktan dürüstlükten ödün vermeden çalışacağız.

Dostlarım, dürüstlük çok güzel bir nimettir, o asla bitmez ...

Şimdi bütün bu konuları niye anlatıyorum. Bir taşla iki kuş vurmak diye bir söz vardır, işte ben de bunu yapmaya çalışıyorum. Bir yandan doğruluğun dürüstlüğün ne denli önemli olduğunu vurgulamak, bir yandan da insanlarımızın “hadi canım sende ben emekliyim bu yaştan sonra çalışmak da neyime” deyip sırtüstü yatmamalarını tavsiye etmek. Öbür taraftan da davul zurna kültürüyle ilgili tüm ihtiyaçları giderebilme adına bu kültürün ayakta kalmasını sağlamak.

Mesela Bursa’dan, Bartın’dan, Adana’dan, İstanbul’dan, Edirne’den birçok zurnacı arkadaşlarıma zurna kamışı gönderiyorum. Kimisi bol bol dua ediyor kimisi de çay kahve parası gibi üç beş el emeğimizin karşılığını gönderiyor.

Değerli dostlarım, ben bir kültür adamı olarak elimden geldiğince dilimin döndüğünce, ilerleyen yaşıma rağmen hani şu Hadis-i Şerif var ya, “Eğer yarın kıyametin kopacağını dahi bilseniz, eğer elinizde bir ağaç fidanı varsa mutlaka onu dikiniz” buyuruyor ya sevgili Peygamberimiz, işte ben de elimden geldiğince dilimin döndüğünce hep güzel şeyler söylemeye ve dahi güzel işler yapmaya ve bu arada da Dibekdere’ye özgü bu güzelim kültürü hem yaşatmak hem de bu köyümü bir marka haline getirmeye çalışıyorum.

Fakat üç kuruş kazancımızı da ne yazık ki bankalardan aldığımız faizli krediler alıp götürüyor işte ...

Yıllardır hep bunları anlatmaya çalışıyoruz. Mesela İş-Kur’a gittim, güya kendi işini kurmak isteyenlere devlet kredi veriyormuş, hem de geri ödemesiz. Onca plan ve proje arasında ne yazık ki böyle bir kültürü yaşatabilme adına ne bir plan var ne de bir proje. Gel de sen şimdi bu memleketin siyasetçilerine sorma, sorgulama.

Mesela benim Burdurlu çok değerli bir mahalli sanatçı arkadaşım var. Ta Japonya’ya sipsi ihraç ediyor bu kişi. Eğer böyle bir imkan bana da tanınmış olsa, dünyanın her yanına zurnanın her türlüsünü, zurna kamışının her türlüsünü, hem yurt içine hem yurtdışına ihraç dahi edebilirim. Yeter ki, öncelikle bu yörenin milletvekilleri yörelerindeki kültürel zenginliklerin farkına varabilsinler ...

Haydi, hoşça kalın dostça kalın.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X