Bu kültürü yaşatabilmek o kadar zor ki!..
Dursun GİRGİN...

Bu kültürü yaşatabilmek o kadar zor ki!..

Bu içerik 322 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

Malum, düğün dernek sezonu açılıyor, öyle enteresan işler oluyor ki sormayın. Bir misal vereyim, geçen gün bir telefon geldi Aydın’ın İncirliova ilçesinden; ben “şu fiyata olursa gelirim” dedim. Onlar birazcık nazlandı, derken fiyat konusunda anlaştık. Sözde 06.02.2017 gün bir miktar kaparo göndereceklerdi. Telefon açtım adam ne derse beğenirsin. “Dursun amca kusura bakma, filanca kişiler şu fiyata geleceklermiş. Ben de onları tuttum.”

Hayda! Oldu mu, ben de açtım telefonu “Bak oğlum en hayırlısı siz bu işler için bir ihale açın ve sonuçta kim daha ucuza gelecek onunla anlaşın. Burada sanat, kültür artık kaliteymiş falan filan hepsi bir çırpıda rafa kaldırılıp atılıyor. Şimdi sen gel de böyle bir zamanda bu kültüre sahip çık, bu kültüre özen göster ...”

Değerli dostlarım, sadece Aydınlı mı böyle yapıyor? Hayır. Farz edin ki bana yılda 40-50 iş başvurusu oldu bunun % 80’i aynı. Dedik ya, ne iş ahlakı kalmış ne de sanata verilen önem. Yani öylesine sanata ve de kültürel değerlerimize yakışmayan işlerle karşılaşıyoruz ki sormayın. Sonuçta biz de insanız, bir anda insan sanatından da, kültüründen de nefret eder hale gelebiliyor.

Şimdi, sayın kamuoyunun çok iyi bilmesi gerekir. Pazarda her domatesin kilosu aynı fiyata değildir, keza her balığın fiyatının da aynı olmadığı gibi her zurnacının da fiyatı aynı değildir. Hani, “herkes sakız çiğnerken çatlatır ama Avşarlı Fatma gibi çatlatamaz” derler ya, işte o misal çalgıcı var çalı kakıcı var.

Şimdi, özellikle bu tip “çalgı olsun da nasıl olursa olsun” diyenler lütfen benim telefonumu boş yere işgal etmesinler. Bu cümleden hareketle bizler her şeye rağmen ayakta durabilme adına, hayatta kalabilme adına var gücümüzle çırpınıyoruz. Amacımız şu insanlarımıza bu kültürü sevdirebilme adına birçok emekler harcıyoruz. O halde herkes emeğinin karşılığını almalıdır, - güzeli seven harcından kaçmaz misali - lütfen üçün beşin ardında koşan kişiler beni arayıp da boşu boşuna beni de meşgul etmesinler, diyorum.

Demem o ki, hiç kimse beni yanlış anlamasın. Artık insanlarımız öyle bir hale gelmişler ki, bazı insanları kullanarak sözde kendilerini uyanık sanıyorlar. Oysa öyle zamanlar geliyor ki örneğin ucuz çalgıcı diye önceden tuttukları kişiler tam düğün günü ya yerine üç beş çoluk çocuk gönderiyorlar ya da işe hiç gitmiyorlar. İşte o zaman da denize düşen yılana sarılır misali, “Dursun amca biz meydanda kaldık ne olur bize yardımcı ol” diye adeta dokuz takla atıyorlar ...

Neyse, arayan bulur ya belasını ya da mevlasını. Umarım herkes mevlasını bulur da, ömründe bir kere yapabileceği düğün veya şenliği de ağzının tadıyla güzelce yapar ve güzelce eğlenebilirler.

Bu duygularla, 2017 yılı düğün sezonunda tüm düğün dernek yapacak dostlarıma, hayal ettikleri şekilde mutlu bir gün geçirebilmelerini ve ömür boyunca hayal ettikleri o güzel günlerin kötü bir anıya dönmemesini dilerim. Bir Kültür Dostu olarak, sürçü lisan eyledikse af ola diyorum.

Hoşça kalın dostça kalın …

(Kültür Bakanlığı Mahalli Sanatçısı Zurnacı Dursun GİRGİN, Tel- 0 532 642 05 39)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X