Selamlaşma
M. Cafer METE...

Selamlaşma

Bu içerik 401 kez okundu.

Cafer METE / Emekli Halk Eğitimi Merkezi Müdürü

İnsanlar arasında selamlaşma bir nevi iyi duyguların ifadesidir.

Selamlaşmada sevgi, saygı, nezaket, görgü ve geleneksel olarak örf ve adetler vardır.

Kapalı bir yere girdiğiniz zaman, başınızda şapkanız varsa eğer, şapkayı çıkarmak orada bulunan kişi veya kişilere saygının bir ifadesidir.

Tanıdık kişilerin, selamlaşmaya, birbirlerine hâl hatır sormaya ihtiyaçları vardır.

Selamlaşmanın, hâl ve hatır sormanın belli kuralları bulunmaktadır.

Yolda, parkta, kapalı yerde erkekler birbirleriyle -eğer şapkalıysalar- şapka çıkararak, şapkasız iseler başlarını hafifçe eğip gülümseyerek selamlaşırlar.

Selamlaşmada toka etmek için kişi veya kişiler -eğer oturuyorlar ise- ayağa kalkmalıdır.

El öpme, öpüşme, sevgi ve saygının bir ifadesidir.

Birbirine yakın kişiler, aile bağı olanlar, uzun bir süredir görüşmeyenler sarılıp sevgi ve saygılarını, dostluklarını, içten gelen samimi duygularını birbirlerine bu şekilde ifade ederler.

Kalabalık yerde, yolda veya mahallede tanıdığın kişi ile selamlaşmak için münasip bir zamanı kollamak gerekir. O imkanı bulduğumuzda ise tanıdığımız kişiyi gördüğümüzü belli etmek bakımından hafif bir baş selamı vermek yeterlidir.

Milli Marş, sancak ve cenazeleri selamlamak için ayağa kalkmak; sevgi, saygı olduğu gibi milli ve insani görevimizdir.

Ancak burada, üzücü bir durumu belirtmekte fayda görüyorum:

Milli Marşımız söylenirken, ayağa kalkıp saygı duruşunda bulunulmamasına tanık olabiliyoruz. İşte bizi üzen nokta da bu oluyor.

Sizi ziyarete gelen kişi ya da kişileri mutlaka ziyarete gelene karşı onu ayakta karşılamanız, o yerine oturuncaya kadar sizin de ayakta beklemeniz görgü kuralları gereğidir.

Diyelim ki lokantada ailece yemek yiyorsunuz, tanıdığınız bir başka aile de aynı mekanda ya da o sıra yemeğe gelmiş olabilir. Gelenin ayağına gitmek olmaz, bir baş selamı ile selamlaşmak yeterlidir.

Selamlaşmada hâl hatır sorulur. Veda ederken de “güle güle, yine bekleriz” gibi ifadeler kullanılır.

Selamlaşırken, üst rütbe veya makamlarda olanlar elini uzatmadan siz uzatmayın, yaşlı veya üst makamda bulunan toka için elini uzatmalıdır. Uzatılan eli sıkmamak, kabul etmemek, bağışlanamayacak büyük bir ayıptır.

Erkek olarak elde eldiven varken hiç kimseyle tokalaşılmaz. Bu bakımdan erkeklerin eli çıplak olmalıdır.

Hanımlar, eğerki ellerinde eldiven varsa, tokalaşmalarda eldivenlerini çıkarmazlar.

Selamlaşırken, toka ettiğiniz kişinin yüzüne bakın. Meşhur bir atasözü vardır:

“Dost başa, düşman ayağa bakar” diye … Bunu unutmayınız.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X