Ana ve Babanın Ortak Velayet Hakkı
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

Ana ve Babanın Ortak Velayet Hakkı

Bu içerik 1030 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

Türk Medeni Kanunu’nun velayet hükümleri incelendiğinde, ortak velayete ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamakla birlikte, ergin olmayan çocuk için ana ve babasının velayeti altında olduğu hüküm altına alınmıştır. Evlilik devam ettiği sürece de ana ve baba velayeti ortak kullanırlar. Velayet, ana ve babadan birinin ölmesi halinde sağ kalan eşe; boşanma halinde ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.

Boşanma ile müşterek çocuğun velayetinin anne veya babadan birine bırakıldığı bilinen bir gerçektir. Velayetin tek bir eşe verilmesi ne yazık ki bazı durumlarda çocuğun yıpranmasına ve psikolojik olarak zarar görmesine neden olmaktadır. Özellikle ciddi sorunlar yaşayarak boşanan çiftlerde müşterek çocuğun velayetinin tek bir tarafa bırakılması, diğer eş bakımından “çocuğunun elinden alınmış” hissini yaşamasına neden olmakta ve bu durum en çok da müşterek çocuğun menfaatlerini zedelemektedir.

Türkiye’nin 14 Mart 1985 yılında imzalamış olduğu “11 No’lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 No’lu Protokol”ün onaylanması 25 Mart 2016 Tarihli ve 29664 Sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan 6684 sayılı kanunla uygun bulunmuştur. Ek 7 No’lu Protokolün 5. Maddesi uyarınca eşler evliliğin sona ermesi durumunda, çocukları ile ilişkilerinde medeni haklar ve sorumluluklardan eşit şekilde yararlanırlar. Ayrıca çocuğun güvenliğine ve üstün yararına aykırı olduğuna dair dava dosyasında yeterli olgu ve delil bulunmadığı anlaşıldığı takdirde velayetin ana ve babaya ortak şekilde verilmesi artık mümkün kılınmıştır.

Yazımızın başında da bahsettiğimiz gibi Türk Medeni Kanunumuzda boşanma gerçekleştikten sonra ortak velayete ilişkin hüküm bulunmamaktadır. Ancak 1980 Anayasasının 90. maddesi, usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulmuş olan uluslararası antlaşmaları “kanun” hükmünde saymaktadır ve böylece kanunlarımızda yer almasa dahi uygulamada ortak velayet hükümlerinin uygulanarak bu yönde kararlar verilmesinin önü açılmıştır. Henüz ortak velayete ilişkin yüksek mahkemece verilen bir karar olmasa da Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Sayın Ömer Uğur Gençcan’ın konuyla ilgili kişisel görüşleri nazara alındığında ortak velayetin asıl olup, velayetin bir tarafa bırakılması istisna oluşturmaktadır. İdrak çağındaki müşterek çocuğun, ortak velayet konusunda şahsi görüş ve istekleri de mahkemece dikkate alınacak bir husustur. Mahkemece gerekli görüldüğünde bu konuda uzman görüşünden de yararlanılabilecektir. Yine, tarafların ortak velayet talebi müşterek çocuğun üstün yararına ve güvenliğine aykırılık teşkil etmekte ise velayet eşlerden birine bırakılmalıdır.

Ortak velayetin, doğru ve menfaat odaklı uygulandığı takdirde müşterek çocukların bakımı, eğitimi, psikolojik ve fiziksel gelişimleri için tam fayda sağlayacağı düşüncesindeyiz. Zira çocuğun, velayeti kendisine bırakılmayan tarafla görüşmelerinin icra marifetiyle sağlanması son derece üzücü bir durumdur.

Ortak velayete ilişkin görüşlerini paylaşan ve birçok avukat ve hakim meslektaşlarımıza yol gösteren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Sayın Ömer Uğur Gençcan’ a teşekkürlerimizi bir borç biliriz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X