Tarafsızlık?...
Metin SALMAN...

Tarafsızlık?...

Bu içerik 380 kez okundu.

Metin SALMAN

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ortada hiçbir sebep ve ihtiyaç yok iken sırf bir kişinin sonu gelmez istek ve arzularını karşılamak üzere, düne kadar birbirlerine ağıza alınmayacak sözler söyleyen MHP Genel Başkanlığı hukuken tartışmalı Devlet Bahçeli’nin koltuğunu korumak için yaptığı yardımlar sonucu bir ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ referandumu ile karşı karşıya bırakıldı.

Bu değişiklik EVET oyları ile kabul edilirse:

1. Bundan böyle Cumhurbaşkanı, seçildiği partinin genel başkanı olarak kalacak,

2. Türk vatandaşlarını birleştirici olması gereken Cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olarak hareket edecek,

3. Hiçbir kurala uymadan istediğini Cumhurbaşkanı Yardımcısı atayabilecek, (Azerbaycan’da olduğu gibi. Gerçi getirilmek istenilen sisteme bir türlü doğru isim konulamıyor. Cumhurbaşkanlığı sistemi mi, başkanlık mı, yoksa o makama verilen yetkilerden dolayı padişahlık mı? Bu da tartışmaya açık.)

4. Yaptığı iş ve işlemlerden dolayı sorumlu tutulması son derece zorlaştırılmıştır, (Hatta imkansız hale getirilmiş.)

5. Kendisini denetleyecek hiçbir makam ve mevki kalmamış,

6. İstediğinde “CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ” çıkararak ülkeyi istediği gibi yönetecek,

Tek kişiye bütün yetkilerin verilmesi sonucunu doğuracak bir durum ortaya çıkacaktır.

Yukarıda belirtildiği gibi bu değişiklik ihtiyacı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetimde meydana gelen bazı zaaflar sonucu ortaya çıkmamıştır. Demokrasilerde veya herhangi bir yönetim tarzında, her görevli görevini kendine tanınan yasal sınırlar içinde kalarak yaptığı sürece hiçbir sorun ortaya çıkmaz.

Bugün Türkiye’de yaşanan olay, kendini yasal sınırlarla bağlı kabul etmeyen bir kişinin istek ve arzularını karşılamak üzere, yasaları o kişiye uyarlama çalışmasından başka bir şey değildir.

Bilindiği üzere, kamu görevinde yer alan kişilerin görevlerinde TARAFSIZ olmaları gerekmektedir. Bu bir zorunluluktur. Tabii her kişinin bir dini inancı, politik görüşü olduğu gibi tuttuğu bir spor kulübü de vardır. Ancak bu kişi kamu görevini yerine getirirken bu görüşlerini kendisinden hizmet bekleyen vatandaşlar arasında pozitif veya negatif ayrımcılık için KULLANAMAZ!.. Yani, bu benim görüşümden bunu pışpışlayayım, bu bizden değil bunu PATAKLAYALIM DİYEMEZ. Derse TARAFSIZLIĞINI KAYBETMİŞ OLUR ve O GÖREVDE OTURMAMALIDIR.

ANAYASA DEĞİŞİKLİK OLAYININ BAŞ aktörlerinden Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, Elazığ ve Malatya’da yaptığı konuşmalarda: “… Tek kişide bu gücü topluyoruz. Yeni sistemde yürütme doğrudan millet tarafından seçilen, sorumluluğu da millete karşı olan Cumhurbaşkanına veriliyor. (NOT: Belediye Başkanları da millet tarafından seçiliyor. Yine de yetki tek kişide değil.) … Bir yenilik de Cumhurbaşkanının partisiyle ilişkisini kesme şartını ortadan kaldırmak. Böyle bir şey olur mu? Cumhurbaşkanı adayı olacaksın, kurucusu olduğun partiden ilişiğin kesiliyor. Neymiş? TARAFSIZLIĞI GETİRİYORMUŞ! BİR İNSANIN KARAKTERİNDE TARAFSIZ OLMAK GİBİ BİR ŞEY OLUR MU? OLMAZ! GEÇEKÇİ OLMAK LAZIM …” diyor. (Sözcü Gazetesi 19.02.2017)

Bu sözlerden açıkça anlaşıldığı üzere, kendisi bu sistemin yöneticisi olması halinde (Cumhurbaşkanı, Başkan, tiran, padişah her ne ad olursa olsun) TARAFSIZ OLMAYACAĞINI açıkça söylüyor.

Zaten bir kişi hem bir partinin genel başkanı, hem Cumhurbaşkanı, hem yürütmenin, hem yargının başı olacak, hem meclisteki çoğunluk elinde bulunacak ve biz ondan bütün vatandaşları adil bir şekilde kucaklamasını bekleyeceğiz!..? Pöh!

Böyle bir beklentinin yıllardır bir damla su akmayan kuru dereden su geleceğini umup susuzluğunu giderebileceğini beklemekten bir farkı var mı?

Bu göreve talip olan kişi de açıkça göreve geldiğinde TARAFSIZ OLMAYACAĞINI belirtmişken?!..

Bazı AKP ileri gelenlerinin ‘düşük profilli’ olarak vasıflandırdıkları Başbakan Binali Yıldırım’ın 25.02.2017 tarihinde ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ REFERANDUMU ile ilgili yapmış olduğu toplantıyı 58 TV kanalı canlı yayınladı.

Bu nasıl bir demokrasi anlayışı ise, referandumda HAYIR oyu verilmesini savunanlar konuşacak salon bulamıyor, buldukları salonların da konuşurken elektrikleri kesiliyor. Bunların konuşmaları ise 58 TV kanalında canlı yayınlanıyor.

Hem de normal programlar kesilerek!..

Eeeee! Tabii ki TARAFSIZ OLMAYINCA bu işler rahatlıkla böyle olabiliyor!..

Şimdi, Türk vatandaşları olarak bizden BÜTÜN YETKİLERİ TEK KİŞİDE TOPLAYACAK ve insanları ÖZGÜR VATANDAŞLIKTAN KULLUĞA indirecek, KOYUN SÜRÜSÜNDE BİR KOYUN MERTEBESİNE DÜŞÜRECEK böyle bir anayasa değişikliğini ONAYLAMAMIZ isteniyor.

YAĞMA YOK!.. Görevini yaparken vatandaş arasında AYRIM YAPARAK TARAF TUTACAĞINI AÇIKÇA SÖYLEYEN TEK KİŞİNİN KULU-KÖLESİ OLMAYA HAYIR!.. Bin kere HAYIR!...

Bu değişikliğin, yukarıda belirtildiği gibi bir kişinin yasalara uymayan ve yasa tanımayan sonu gelmez kaprislerini karşılamak için yapıldığı belli.

Ancak ülkemizde: “GELİN ATA BİNMİŞ! KİME KISMET” diye bir söz vardır.

Onu da akıldan çıkarmamak gerekir!...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X