Dünkü resimler gibi …
Hüseyin SERİN...

Dünkü resimler gibi …

Bu içerik 448 kez okundu.

Yaşarken - Hüseyin SERİN / Emekli Öğretmen

Yaşam; sahilde türlü oyunlarla koyun koyuna sevgicik. Sevgi denizde ekmek. Sevgiyi denize ekmekse açlık. Bense sevgiye yangın. Sense tek tel saç. Ezik, kırık varlık.

Ben neredeyim? Hamile Kadın Dağı küçük oğlunu emzirirken uzandığı yerden paraşüt atlama yerinin sol baldırında küskünlerdeyim. Denizdeki balıkçı teknesinin dümen kolunu özlüyorum. Midye dolma satan gencin yanık sesinin ortasındayım. Yanda balık kızartan aşçının terindeyim. Yalansam eğer Ören sahili kör mü sevgicik.

Sana uzanan sesi duy sevgicik. Dönüp dolaşıp da oturup kalmasın kucağında o sarhoşluk. Islak tenin, nefesin, anlık zaafların zehir olup sokmasın seni. İzin verme. İyot kokuları arasında boğulup kalmayasın geçen yılki resimler gibi.

Denizin nemi gözlerinde mi? Yoksa daralmalarını ıslak ıslak astın mı önündeki palmiye kurusunun dağ rengine, yağmurlar düşürürken dallarından o bikinili göğüslerine.

Sesin alaylıydı o zaman, aşağılayıcı. Şu renkliliğin güzelliklerini iç derken iç sesin temmuzun orta yerinde akşam üstü. Mavinin içinde mavileşen bir tek saç telisin sen çoğullaşamayan. Tenin bıraksa aklın kovalıyor. Acı batıp kalmış içinde işte zengince. Renklere rendelettikçe kendini …

(Mayıs/Haziran 2016 MİLAS)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X