TGB’nin Milas toplantısı üzerine
Mehmet SARI...

TGB’nin Milas toplantısı üzerine

Bu içerik 426 kez okundu.

Mehmet SARI - Emekli İlköğretim Müfettişi

TGB’nin bugüne kadarki faaliyetlerinden ve Milas’ta düzenledikleri 10. Kuruluş yılını kutlama toplantısındaki konuşmalardan, ülkemde yaşanan kötülüklerin bitebileceğine ümidim arttı ama…

Yalnız, bütün kötülüklerin nedeni olan kötü ve ilim dışı eğitimden pek bahsedilmedi, ne yazık…

Ki Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye mecburen göç ederken, Medine’ye yaklaşınca yakın bir yerleşim yerinde konaklar yoldaşlarıyla. İlk iş olarak orada bir okul açtırır ve İslam dinini tanıtmak için eğitime sarılır. Bu eğitim anlatmak ve anlamak, inanmak içindi. Çünkü anlamak olmadan inanmak olmaz deyip eğitimi ön şart bilmiş.

Mustafa Kemal de kurtuluş savaşını sürdürürken, Ankara’da öğretmenleri toplatmış ve gelecekte nasıl bir eğitim ve eğitim programı uygulayacağımızı saptayın diye emretmiş.

Sonra, istilacı düşmanları İzmir’den denize döktükten ve Ankara hükümetini kurunca, başta eğitimle ilgili adımları atıyor. Tevhidi Tedrisat, Harf yenilemesi, Türk Tarih ve Türk Dil Kurumu ve Halkevlerini oluşturmuş.

Eğitime ve öğretmenliğe büyük önem vermiş ve “Ulusları kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir” demiş.

Cehaletle büyük savaşı başlatmış. Gece okulları, Eğitmen kurslarıyla okul ve öğretmenleri çoğaltarak işe başlamış. Ki ülkemdeki kötülüklerin nedeninin yanlış ve ilim dışı eğitim olduğu ortada iken, yeni eğitim sistemimizin eğitim ilmine göre olması gerektiğini konuşmacılar belirtmediler hiç…

Eğitim ilmi bize, “evlatlarınızın gerçek hayatlarında başarılı, mutlu ve ruh sağlıkları iyi olmasını istiyorsanız çocuklarınızı ilgi ve yeteneklerine göre eğitin” diyor. Ayrıca, ilk öğretmenin anne-babalar olduğunu belirtiyor. Bunun için her il ve ilçede Aile Okulları açılmalıdır. Buralarda çocukların iyi beslenmeleri ile iyi eğitilmeleri ve psikolojileri yönünde yeterli eğitim verilmesi istenmektedir.

Öğretmenlerin de öğrencilerinin ilgi ve yeteneklerini nasıl iyi tanıyabilecekleri yönünde eğitimden geçirilmesini ister. Gene her okulda öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini tanıtıcı rehberlik-araştırma merkezleri kurulması gerektiği belirtir eğitim ilmi…

İşte, bugüne kadar uygulanan eğitim bu bakımdan ilim dışı diyor Pedagog Mehmet Sarı. Demek istiyor ki, başta siyasiler, öğretmenler, ebeveynler gelin eğitim sistemimizi yaz boz tahtası yapmaktan vazgeçip, eğitim ilminin önerisine göre düzenleyenlerden olalım.

Bir de ilgili toplantıda terör ve kötülüklerinden söz edildi, haklı olarak ama, neden oluyor, ilacının ne olduğu yönünde bir fikir ileri süren olmadı maalesef.

Terörün baş nedeni ülkemdeki feodal yapı, ağalık ve İslam dininin yanlış anlaşılması ile Şıhlık düzeninin, ayrıca diyanet teşkilatının, Atatürk’ün isteklerine göre çalışmamakta olmasındandır bence…

Bugünlerde ülkemin bir noksanı da, öngörüsü yüksek liderlerin olmayışıdır bence…

İşte gerçek öngörülü Mustafa Kemal Atatürk şu öngörüyü belirtmiş, 1927 yılında …

Demiş ki; Atatürk’ümüz:

“Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, ilim ve devlet düşmanı oldukları, Selçuklu ve Osmanlı’yı bu yüzden batırdıkları için yasakladık. Çok değil yüz yıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz, göreceksiniz ki bazı kişiler, bazı cemaatler bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğumuzu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa gelecek ama sıra devleti bölüşmeye gelince birbirlerine düşeceklerdir. Ayrıca unutmayın ki, o gün geldiğinde her biri diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır.”

İşte bu öngörüyü halkım hep bilmeli, uyanık olmalı, din aldatmasına kanmamalı idi. Demek ki pek aydınlatan olamamış. Milletim bu çukura düşmüş, arkasından başkaları gelmiş.

Ama köy enstitüleri kapatılmasaydı, böyle çukurlara ulusum asla düşmezdi. Çünkü köy enstitüsü, öğretmenlerine, halkını aydınlatma görevi vermişti başta.

Ancak böylece, Atatürk’ün başlattığı cehaletle savaş zaferle noktalanabilirdi.

İşte TGB’li gençler, köy enstitülü eğitimci amcanız, bu aydınlatma görevini sizin yapacağına inanarak, sizlere veriyor, 85 yaşında ...

Sevgi ve saygılarımla.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X