Geçmişini bilmeyen, geleceğini de tayin edemez!
Dursun GİRGİN...

Geçmişini bilmeyen, geleceğini de tayin edemez!

Bu içerik 150 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

Kültürel kimliğimizi bilmek araştırmak zorundayız. Bu bağlamda yapılması gereken birçok konu var. Bu konuların çoğu bizim gücümüzü aştığı içindir ki bugüne kadar Küçük Dibekdere halkı hakkında sağlıklı ve de köklü bilgilere halâ ulaşabilmiş değiliz. Hani derler ya, geçmişini bilmeyen bir toplum geleceğini de tayin edemez diye. İşte, yıllardır geçmişimizi öğrenip geleceğimizi de ona göre tayin edelim diye habire uğraşıyorum. Geçen gün Yatağan Belediyesi’nden Tarcan Bey aradı ve “Dursun Abi, sizin köylülerin buralara kaç yılında geldiğini biliyor musun” dedi. Ben de, “Bak Tarcan Bey, bu tür ciddi konuları kulaktan duyma haberlerle, bilgilerle yazıp çizmek istemiyorum, bu nedenle lütfen sizler de sağlam bilgi ve belgelere kavuşmadan bu konulara girmeyin” dedim.

Dibekdere köyü gerçekten çok önemli bir köy. Bu köy halkının yıllardır bu yöreye yapmış olduğu kültürel katkıları göz önüne aldığımız zaman, bugüne kadar bu köy hakkında; nerede ne zaman ne için buralara geldikleri konularında halâ sağlıklı bilgi ve belgelere ulaşamamış olmamızı ben şahsen kendi beceriksizliğim olarak görmüyorum. Çünkü ben ilgili bir yurttaş olarak elimden geldiğince bugüne kadar gördüklerimi ve de duyduklarımı çok değerli yöre halkımla hep paylaştım. Ancak beni de aşan bazı konular var ki, örneğin bu tür bilgi ve belgeler sanırım arşivlerde halâ vardır. Mesela, Dibekdereliler nereden ne zaman Muğla il sınırları içine geldi? İşte bu tür bir araştırmayı da yapabilmek için Muğla’ya gelen göçebelerin hangi yörelerden, hangi yıllarda geldiklerine bakarak bu toplumun, halâ yaşayanlar varsa, onların belki de yurtdışındaki akrabalarına dahi ulaşmak mümkün olabilir. Amacımız, sağlıklı bilgilerle bu toplumun soy kütüğüne ulaşmaktır.

Şimdi, bu çerçevede ben başta Muğla Valiliğimizden rica ediyorum, bize yardımcı olsunlar ki bu köyün nereden ne zaman hangi şartlar nedeniyle buralara kadar göçebe olarak geldikleri konusunda bilgi ve belgeleri bulabilelim. Bunu görmeyi gerçekten de çok arzuluyorum. Çünkü ne demiştik, ‘geçmişini bilmeyen bir millet geleceğini tayin edemez’. Bu cümleden hareketle, Küçük Dibekdere köyü gibi bir kültür merkezinin bence tarihsel geçmişi kayıt altına alınmalıdır. Böyle bir girişimin kimbilir belki de gelecekte kültürel kimliklerimizin kayıt altına alınması konusunda çok önemli bir rolü olur diye düşünüyorum. İstemesek de bu tür bilgilere zaman içinde mutlaka bizler de ulaşabiliriz, ancak boşu boşuna geçen yıllar hepimizin zararına çalışıyor.

Mesela, Türkiye’de bugüne kadar birçok konularda istatistik bilgiler toplanıyor, ancak sağlıklı bir çalışma yapılmadığı için maalesef ne üretimde ne de tüketimde istenilen sonuçlara ulaşabiliyoruz… Neyse ben konuma dönmek istiyorum. Şöyle ki, bugüne kadar birçok konularda yazıp çizmek, mesela bu köy halkının Halep yöresinden Akdeniz üzerinden, içlerinde sepetçi, kalaycı ve demirci zanaatçılarının da bulunduğu 15-20 aileden oluşan bir toplumun Muğla ilimiz sınırları içine geldikleri söylenir. O yıllarda Milas’ta da Menteşeoğlu beyliği varmış … Peki bu bilgiler ne kadar doğru ne kadar yanlış bilemeyiz … Ben şahsen 1974’lü yıllardan önce de hep merak ederdim, yaşlılarla sohbet edip geçmişimizi öğrenmeyi çok isterdim, bunun için yaptığım çalışmalar beni hep zorladı. Ta ki 2002 yılında bir dernek kurduktan sonra da Milas Önder Gazetesi’nde bir kültür köşesi oluşturuncaya kadar. İşte bugün bu köşede çıkan yazılarım sayesinde birçok önemli konuları çözdük. Örneğin bu yöreye ait bilinen ve bilinmeyen birçok zeybek oyun havalarımızın kaynak yerinin Dibekdere olduğu gerçeğini artık herkes kabullenmiştir.

İşte, bugün tek bir arzumuz var, o da şu: Bu köyün biran önce gerçek manada soy kütüğüne ulaşmaktır.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X