Okulumuzu geri istiyoruz!
Prof. Dr. Kemal KOCABAŞ...

Okulumuzu geri istiyoruz!

Bu içerik 654 kez okundu.

Haftada Bir / Prof. Dr. Kemal KOCABAŞ kekocabasgmail.com

“Şimdi Adabelen’de olmalı / İnce dal gibi gençliğimizle / Türküler söylemeli / İncir bahçelerinde kol kola / Serin rüzgarlı umut akşamlarına / Dingin uykularda sabahlamalı sonra…”

Muammer ÖZLER

 

Öğretmen okullarının 169. kuruluş yıldönümü bu yıl Ortaklar’da 18 Mart 2017 Cumartesi günü saat 10 - 14.30 arasında kutlandı. Adabelenliler Derneği’nin düzenlediği buluşmaya yaklaşık 800 Adabelen mezunu katılarak çok sevdikleri okulları, öğretmenleri ve arkadaşlarıyla kucaklaştılar. Bu beraberlik, saat 16’da Kuşadası’nda bir otelde önce söyleşiyle ve sonra yemekte yan yana, omuz omuza zeybeklerle, öğretmen okulları ve İzmir Marşı’yla gecenin ilerleyen saatlerine kadar sürdü. İzmir’deki bir etkinlik nedeniyle okuldaki törenlerde bulunamadım. Ama saat 16’da oteldeydim, arkadaşlarımla, 11-16 yaşlarımı paylaştığım okulumun güzel insanlarıyla kucaklaşıyordum. Saat 17’de otelin konferans salonunda Nazım’ın Bursa günlerini anlatan güzel bir belgesel izledikten sonra “Adabelen Tarihinden Kesitler” başlığı ile katılımcılara bir sunum yaptım.

Ortaklar Köy Enstitüsü tümüyle Kızılçullu Köy Enstitüsü 1944-1947 çıkışlı öğrencilerinin ve öğretmenlerinin emekleriyle kurulur. Ağustos 1944’te çevre köylerden gelen köylüler, kaymakamlar ve Aydın Valisinin katıldığı görkemli bir törenle temel atılır, bakan Hasan Ali Yücel de Eylül 1944’te Adabelen İmecesini izlemek için inşaat alanlarındadır. Haziran 1944’te Kızılçullu Köy Enstitüsünden 250 öğrenci mezun olur. Müdür Hamdi Akman öğrencileri toparlar ve onlara “Arkadaşlar sınavları bitirdiniz. Öğretmen oldunuz. Sizleri kutlarım. Ancak işlerimiz bitmedi. Az sayıdaki arkadaşınız bütünlemesini tamamlarken sizlere yeni bir görev vereceğim” ifadeleriyle başladığı konuşmasında, Ortaklar’da yeni bir enstitünün kurulacağını, Kasım ayına kadar orada çalışılacağını, temel atılacağını ve Kasım ayında atandıkları köyde öğretmen olarak göreve başlayacaklarını bildirir. Öğrenciler, atamalarının ertelenmesini önemsemezler ve büyük bir onurla görevi kabul ederler. Trenlere binerek, çapayla, kürekle Ortaklar imecesini başlatırlar. Ortaklar Köy Enstitüsünün, Kızılçullu Köy Enstitüsünün çok kalabalık olması ve şehrin içinde kalması nedeniyle Tonguç’un “İş Okulu” anlayışına ters düştüğü gerekçesiyle kurulduğu yönünde savlar vardır. Ortaklar Köy Enstitüsü yeri ve kuruluşunda Kızılçullu Köy Enstitüsü Müdürü Hamdi Akman kurucu müdür olarak aktif rol alır, daha sonra da Kızılçullu Köy Enstitüsü “ruh bilimi” öğretmeni Hayri Çakaloz müdürlüğe atanır. Kızılçullu’daki her sınıftan Aydın, Muğla ve Denizlili öğrenciler Ortaklar’a aktarılır. Hayri Çakaloz’un kızı Dr. Ayça Cerman Çakaloz Ortaklar’daki çocukluk ve kuruluş günlerini, “Ortaklar gerçek anlamıyla bir Köy Enstitüsüydü. Kuruluş ortamıydı. Orda her olayı birlikte yaşıyorduk. Anne-babamızın o yıllardaki enerji, coşku ve sevincini daha sonraki hayatlarında hiç göremedik. Onun Köy Enstitülerine bağlılığı akıl yürütüp, uygulayıp karşılaştırarak inanmanın, tercih etmenin dışında bir şeydir. O, Köy Enstitüleri fikir ve idealine tam anlamıyla aşıktı” ifadeleriyle aktarır.

Ortaklar 1944-1947 arası Tonguç’un “İş Okulu” anlayışıyla büyük oranda yapılanmasını tamamlar. CHP’de parti içi iktidar değişmiştir, enstitü karşıtı, tutucu ve gerici bir ekip yönetime gelmiştir. 1947’de ülkedeki siyasal iklimin değişmesiyle, önce Yücel ve Tonguç görevlerinden ayrılır, sonra da sıra enstitü müdürlerindedir ve Ortaklar’da da Hayri Çakaloz görevden alınır. 1950 yılında da enstitülerde karma eğitime son verilir, tüm enstitülerin kız öğrencileri Kızılçullu’da toplanır. Özgün bir toplumsal değişim projesinden geri dönülmüştür, “Canlandırılacak Köy” projesi terk edilmiştir. 1954 yılında da Demokrat Parti, Köy Enstitülerini ilköğretmen okullarına dönüştürdü.

Ortaklar Köy Enstitüsü 1944-1954 yılları arasında yüzlerce öğrenci mezun etti. 1954-1974 arası yirmi yıl boyunca Egeli halk çocukları, altı yıllık, ilkokul sonrası parasız-yatılı Ortaklar İlköğretmen Okulunda eğitim haklarını gerçekleştirdiler, ben de bu aileye 1967’de katıldım. Enstitü zamanında tüm öğrenciler köylerden alınırken, ilköğretmen okuluna % 25 kontenjanla kent ilkokullarından mezun öğrenciler de alınmaya başlandı ve dersler uygulamalı olma yerine sınıf ağırlıklı hale dönüştü. Köy Enstitüsünden İlköğretmen okuluna geçişte bazı değişiklikler de yaşandı. “Ziraat Marşı” yerine “Öğretmen Marşı” öne çıkar. “17 Nisan” kutlamalarının yerine, “16 Mart” kutlamaları alır. “Eğitim Başı, Sanat Başı” gibi sıfatlar yerine “Eğitim Şefi, Sanat Şefi” sıfatları yer alır. Tüm bunlara rağmen enstitü mekanları ve öğretmenler “Köy Enstitüsü Ruhunu, Rüzgarlarını” öğretmen okullarına taşıdı… Laik, demokratik, bilimsel eğitim rüzgarları sanatla, kültürle, işle okula gelen halk çocuklarının bilişsel, duyuşsal gelişimlerini üretiyordu. Ortaklar’da güzelliklerle donatılmış bir doğanın merkezinde, mimar Mualla Eyüboğlu’nun yarattığı yerleşke, aydınlanma düşüncesini onurla, emekle taşımıştı. 1962 yılında da Ortaklar İlköğretmen Okulu yatılı kız öğrenci alarak karma eğitim tekrar yaşama geçer. 18 Mart 2017 günü Adabelen’deki bu büyük buluşmanın ardındaki temel dinamik günümüze taşınan “Ortaklar Köy Enstitüsü Kültürü” ve bu kültürün yarattığı okul aidiyetidir.

1974 yılında ilkokul sonrası öğretmen okullarının eğitim süresi önce 7 yıla çıkarılır ve kısa bir süre sonra da bu okullar “Öğretmen Lisesine” dönüştürülür. Köy Enstitüsü, İlköğretmen Okulu ve ortaokul sonrası öğretmen lisesi, daha sonra da “Anadolu Öğretmen Lisesi”… 2014 yılında siyasal iktidar ülkedeki 299 Anadolu Öğretmen Lisesini rövanşif bir duyguyla kapatarak ülkenin çok özgün orta öğretime dayalı öğretmen yetiştirme kültürel mirasını yok eder.

2017 Türkiyesi, eğitimin dibe vurduğu, niteliğini tümüyle kaybettiği, eğitimin bilimsel düşünceden hızla uzaklaşarak dinselleştirildiği, piyasalaştırıldığı bir döneme karşılık gelir. Bu dönemin en belirgin başka bir özelliği de son ÖABT sonuçlarının da gösterdiği gibi Türkiye’nin artık nitelikli öğretmen yetiştirme ütopyasından hızla uzaklaştığı gerçeğidir. Adabelen’de toplanan ve okullarını çok seven, Adabelen aydınlanmasıyla aklını kullanmayı içselleştiren Adabelen mezunları, tüm bu yaşanılanlara itiraz ederek, “Okullarını Geri İstiyorlar”… Köy Enstitülerinin kuruluşunun 77. yıldönümünde, yani “17 Nisan”da bu sevinci yaşamak istiyorlar. Ne dersiniz?

Adabelenin tüm kahramanlarının anılarına saygıyla…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
TokerGürsoy     2017-03-24 Köy Enstitüleri günümüz teknoloji ve olanakları ile bu güne taşınmalıdır. Ülkemizin geleceği için aldığımız mirası ileriye taşıma düşüncesinden vazgeçemeyiz.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X