“Reset”
Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ...

“Reset”

Bu içerik 291 kez okundu.

düşünen ayna ... / Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ

Önyargısız yaşanmaz.

Her ne kadar önyargılılık negatif bir sıfat gibi görünse de bazen kurtarıcı olabilir.

İyisi de vardır kötüsü de vardır demek istiyorum, yanlışı ve kesinleşmiş doğrusu olduğu gibi.

Manevi bağışıklık sistemimizi zaman zaman çökerten zaman zaman iyileştiren bireysel, kendine özgü bir yargı sistemidir önyargı.

Bireyde, başka bireylere, toplumsal kümelere karşı sevgi ya da düşmanlık duygusu uyanmasına yol açan, koşullanmış bir duygusal tutumu yansıtan inanç, kanıdır.

Yapılacak şey bu yargı sistemimizi de dengede tutmaktır.

Artık “imkansız” sözcüğü, bulunduğumuz çağ için bir şey ifade etmiyor.

Gerektiği gibi şaşıramıyoruz bile.

Her şeyin mümkün olduğunu düşünmek, o imkansızlık üzerinde kafa yormamızı engelliyor.

Yaptıysa iyidir, dediyse doğrudur, yazıyorsa tamamdırlar insanları köreltiyor.

Hukukçuysa iktisattan anlamaz, yazısı çirkinse doktordur, erkekse yemek yapamaz, kadınsa kamyon kullanamaz, cebinde kalem varsa memurdur, spor ayakkabı giyiyorsa rahatına düşkündür…

Örnekler sonsuz sayıda olabilir.

Her biri aslında doğrudur, uygundur. Ama kesinliği tartışmalıdır.

Benim anlatmak istediğim artık bunları tartışmıyor oluşumuzdur.

Çünkü yeni önyargılar, kesin hükümler bile üretemiyoruz.

Eskimiş yargılara saplanıp kalmış beyinlerimizin birer taşıyıcısıyız yalnızca.

Ya siz iktisat üzerine uzmanlaşmış bir avukatsanız, yazınız da çirkinse, erkekseniz ve yemek yapabiliyorsanız, kamyon kullanamıyorsanız ve cebinizde kalem olmadan ceket giyemiyorsanız, rugan ayakkabılar sizin için dünyanın en rahat ayakkabılarıysa siz istisna mı olursunuz, yoksa sizi bu çelişkili duruma iten bireyler mi önyargılı olur bilemiyorum.

Aslında konunun özü önyargıyı kullanış biçimimizdir.

Zaten bir yargı var ve bu yargı ön yargı, yani sonradan değişebilir. Bir nevi hazırlık aşaması...

Buraya kadar problem yok.

Peki bünyeniz bunun değiştiği takdirde kendine izin verme yetisine, yani kabullenme becerisine sahip mi?

İşte sorunun başladığı yer bunun değişme noktası yani araştırma, sonuçlandığı yer kabullenme yani geliştirmedir.

Şimdi madem araştırma bizim için sıkıcıdır o zaman geliştirmeye de gerek yoktur çünkü zaten gelişmişi vardır.

O zaman eski yargıları kullanın gitsin.

Sallandırın 3 - 5 tanesini şehir meydanında bakın bakalım bir daha yapıyorlar mı?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X