Sanatın İç Sesi
Konuk Yazar...

Sanatın İç Sesi

Bu içerik 211 kez okundu.

genç kalemler ... / Gülünnay ÖZKAN / Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi 11/A

Büyüklerimiz ne güzel dile getirmişler “El karda, Gönül yarda” olduktan sonra mesele kalmıyor. El karda, gönül yarda olunca.

Hazret-i Mevlana’nın Mesnevi-i Şerif’te bir hikayesi vardır.

Zamanın hükümdarı nakkaş tabir edilen marifet erbabının marifetlerini sergilemelerini ister. Bunun için de sarayında bir atölye açar. Orada Bizanslı ve Çinli sanatkarlar arasında en güzel resmi hangi gurubun yapacağı belirlenecektir. Resim yapılacak duvarlar karşı karşıyadır ama araya bir perde gerilmiştir.

Rum nakkaşlar fevkalade güzel bir duvar resmi yapmıştır. Çinli nakkaşlar ise duvarı sadece cilalamış, cam gibi pırıl pırıl ve dümdüz yapmışlar yapılan bütün nakışlar oraya aksetmiş. Tabii bu görünüm aslında daha güzel ve daha duygulu bir görünüm ortaya çıkarmış.

İşte güzellikleri de algılayabilmek için güzelliklerin yansımasının mahalli olan kalbi öylesine temizlemek, cilalamak gerekir neticesi çıkartıyor Hazret-i Mevlana.

Dünyanın en güzel binası dense hiç mübalağa olmayacak olan Tac Mahal, birçok fotoğrafta önündeki havuza aksetmiş haliyle beraber çekilir. Eğer çok güzel bir açı yakalandıysa, fotoğrafta ters çevirirseniz, sudaki akis hakiki, hakiki görüntüyü de akismiş gibi görürsünüz. Bunun akis olarak yerine konduğunda çok daha duygulu bir görünüm elde ediliyor.

Bunların hepsi birleşir ve o zaman da sen-ben kalkar, “Sen çıkarsan aradan, kalır seni Yaratan.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X