O mu? Bu mu? Şu mu?
Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ...

O mu? Bu mu? Şu mu?

Bu içerik 132 kez okundu.

düşünen ayna ... / Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ

Seçicilik ne zaman kayboldu?

Limitsizliğin başladığı yerde, dayatmanın icat edilip dayatılmanın ruhumuza işlediği anda, modaymış, trendmiş, oymuş, buymuş derken yok oldu gitti ya da ben şimdi karşılaşamıyorum kendisiyle.

Bu kadar çeşitliliğin gerektirdiği seçicilik; çevredeki olaylardan, nesnelerden bir ya da birkaçının ilgi alanınızda olması, gereksinimlerinizi ya da beklentilerinizi karşılayacak alanlara dikkati yöneltmektir.

Sadece öyle Amerikan film ya da dizilerindeki gibi yağlı-yağsız, kafeinli-kafeinsiz, şekerli-şekersiz, 4-5 aromalı kahveler arasından kahve seçmekle iş bitmiyor.

Seçeneklerin olması gerektiği bir gerçek ama hangi şıkkı nasıl seçtiğiniz önemli ya da seçiyor musunuz bu daha önemli, çünkü seçimlerimiz kim olduğumuzu belirliyor.

Kendi beğenilerinizden başka şeylere ilgi duymaya çalışmak biraz özenti konusuna giriyor, o başka bir şey. Giysi seçerken önünüze geleni almak ile sadece filancanın üstünde gördünüz diye bir şeyi almak arasında bence bir fark yok. Seçim size ait değil sonuçta ama olmalı, fark yaratmak için farklılık yaratmalıyız.

Bu farkı yaratan da tam olarak seçiciliğimizin ürünü olan seçimlerimiz. Mesela müzik dinlemeyi unuttuk, unutmadık mı?

Açık kalsın kıytırık bir müzik kanalı ne çıkarsa bahtına.

Uyduruk şarkılardan bulantı yaşamayanınız var mı? (Bu soru, ‘yok’ cevabını verecekler için sorulmuştur, başka seçme şansınız yok!?)

Televizyon açık kalsın da artık ne varsa izleriz hali, tavrı bizi ne hallere, tavırlara sokuyor?

Ey domates seçerken bile her birini mıncıklayan insanoğlu, izlemek, duymak zorunda mısın?... ‘KAPAT’.

Ne tür müzik dinlersin, ne tür kitaplar okursun, ne iş yaparsın, hobilerin neler? sorularına ‘fark etmez, ne olursa’ cevabını verenlerden üretkenlik, toplumsal fayda, kültürel katkı beklenmemeli.

Neden önce bu sorular, çünkü bence sizi okumak için kitaplığınıza bakmamız yeterli ya da duymak için müzik arşivinize.

Soruların cevaplarının net, dayatmalardan farklı, nitelikli olması için bir gayret sarf edilmesinin bile bir adım olduğunu düşünüyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X