AİHM OHAL Kararı
Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK...

AİHM OHAL Kararı

Bu içerik 210 kez okundu.

HUKUK KÖŞESİ / Av. Ezgi EFENDİOĞLU ÇİÇEK / info@ezgiefendioglu.av.tr

Önceki yazılarımızda FETÖ bağlantılı olduğu iddia edilen kurumlarda çalışan işçilerin Kanun Hükmünde Kararnameler ve diğer mevzuat kapsamında işçilik alacaklarını tahsil edebilme sürecini ele almıştık. Bu yazımızda ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 12.06.2017 tarihinde vermiş olduğu ve birçoğumuzun da yakından takip ettiği OHAL’ e ilişkin kararını irdelemeye çalışacağız.

672 sayılı KHK ile çalışmış olduğu kurumdan ihraç edilen bir öğretmenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapmış olduğu başvuruya yönelik karar 12.06.2017 tarihinde verildi. Kamudan ihraç edilen yaklaşık 110 bin çalışanı da yakından ilgilendiren bu kararın ne yazık ki AİHM’den beklentileri de bir bakıma boşa çıkardığı görülmektedir.

Öncelikle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapabilmek için tüm iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekmektedir. Tüm iç hukuk yollarının tüketilmesinden maksat, yerel mahkemeden alınan kararın istinaf, temyiz gibi olağan kanun yolları yanı sıra gerekirse karar düzeltme gibi olağanüstü kanun yolları da dahil olmak üzere ve en son Anayasa Mahkemesi’ne yapılacak başvurudan da ret cevabı alınmasıdır.

Bu durumda tüm iç hukuk yolları tüketilmiş olacaktır. Tüm iç hukuk yolları tüketildiği için de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapılmasının önü açılmış olacaktır.

Bu kısa bilgiden sonra AİHM’nin 12.06.2017 tarihli kararına dönecek olursak, mahkeme bu kararında başvurucunun “tüm iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğu” yönünde bir kanaate vararak yapılan başvuruyu reddetmiştir.

 

AİHM’nin kararına dayanak olarak ise “OHAL Komisyonu” gösterilmektedir. Mahkemenin gerekçeli kararında, 2017 yılı başında 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurunun bir iç hukuk yolu olduğunun altı çizilmiştir. Buna dayanarak AİHM, başvurucunun tüm iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğu gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir.

 

Ne var ki, OHAL Komisyonunun tüm üyelerinin ve çalışacağı yerlerin belirlenmiş olmasına rağmen fiili olarak böyle bir komisyonun bulunmaması AİHM’nin kararını da uygulanamaz hale getirmiştir. AİHM’nin vermiş olduğu bu karar kanaatimizce hukuki dayanaktan yoksundur. Ortada fiziki olarak başvurulabilecek bir komisyon henüz olmadığından, mahkemenin OHAL Komisyonuna başvurma yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle başvuruyu reddetmesi hatalıdır. Her ne kadar başvurucunun hukuki olarak başvurmakla yükümlü olduğu bir komisyon mevcut olsa bile devletin görevi, bu komisyonun işleyişini fiziki olarak da yerine getirmek ve vatandaşı mağdur etmemek olmalıdır.

 

Sonuç olarak, OHAL Komisyonlarının başvuruları toplamaya ve değerlendirmeye ne zaman başlayacağı sorusu akla gelmektedir. Konuyla ilgili olarak yapılan resmi açıklamada 2017 Temmuz başında OHAL Komisyonunun başvuruları alacağı bilgisi verilmekle sürece ilişkin önemli bir adım atılmıştır.

AİHM önünde, 15 Temmuz sonrası yapılan ihraçlarla ilgili olarak yaklaşık 25 bin dosya bulunmakta ve kuvvetle muhtemel bu dosyalar için de mahkemeden bir ret kararı çıkacağı düşüncesindeyiz. Henüz AİHM başvurmamış olanlar için ise bu karar emsal niteliği taşıyacak ve OHAL Komisyonuna başvuru yapıldıktan sonra buradan da olumsuz bir yanıt gelmesi halinde AİHM’ne başvuru yapılabilecektir.

Bu şekilde yapılan bir başvurunun da, diğer tüm şartları taşıması durumunda esastan reddedilemeyeceği düşüncesindeyiz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X