Dibekdere’de tansiyon çok yüksek!
Dursun GİRGİN...

Dibekdere’de tansiyon çok yüksek!

Bu içerik 189 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

Dibekdere’de tansiyon çok yüksek. Nasıl yüksek olmasın ki. Malum sıcaklar nedeniyle ilk başta elektriklerimizi kullanamıyoruz. Eh elektrikler olmayınca da hayatımız bir anda kabusa dönüveriyor. İşten geliyoruz sıcaklarda bunalmış bir şekilde. Serinlemek istiyoruz. Elektrikler yok. Dolayısıyla sular da ya çok yetersiz ya da hiç yok.  Eh böyle bir tabloya karşı gel de senin tansiyonun yükselmesin.

Evet dostlarım, iki lafımızın biri “çağ atlayan Türkiye”!.. Başta siyasetçilerimiz. Özellikle de iktidar partisi. Duyun sesimizi. Dibekdere’de resmen zulüm görüyoruz. Elektrik trafomuz küçük. Üzerindeki yük çok fazla. Malum her ev yememiş, içmemiş bir klima almış. Sırf yaz aylarında serinlemek için.

Eh müsaade edin de bu kadarcık sefamızı bari cefaya çevirmeyin. Düğünlerden geliyoruz. Ne su var ne de elektrik. Olmaz olsun böyle bir çağ atlama.!

Evet sayın dert dinleyiciler. Neden şu Dibekdere’ye bir defacık olsun gelip de bu insanların dertlerini dinlemezler. Akşam olur biraz serinlemek isteriz, evlerin bahçelerine çıkarız, aman Allahım sivrisinek. Kahvelere gideriz aman Allahım o ne pis koku.

Yahu şu kavurucu sıcaklarda ben eğer insan gibi banyomu açınca buz gibi suyla duşumu yapıp da şöyle rahatça kahveye gidip de üzerimdeki yorgunluğu atabilmek için rahatça bir fincan kahvemi dahi içemiyorsam ... Sivrisinekler bir yandan, pis kokular bir yandan. Nedir bu milletin çilesi?

Halbuki bu işler o kadar basit ki. Artık her şeyin çaresi var. Ama amaç insanlara çile çektirmekse işte bunun çaresi yok. Mesela, arada sırada bir tanker su gönderip de şu pis suların geçtiği boruları temizlemek veya temizletmek çok mu zor!?

Sivrisineklerle mücadele ekiplerimiz var. İki üç günde bir gelip de ilaçlama yapsalar olmaz mı acaba?

Artı, gelelim en mühim konumuz olan elektriğe.

Bu trafo küçük. Üzerindeki yük çok fazla. Tek çare, bu trafonun daha yüksek kapasiteli bir trafoyla değiştirilmesi…

Evet, gelin bu millete, bu güzel insanlara daha fazla çile çektirmeden şu trafoyu değiştirin.

Sonra bir de, Milas Belediyemizden rica ediyorum, arada sırada şu pis su geçen yerleri tazyikli suyla temizleyin. Nihayetinde bizler de insanız. Bizler de insan gibi yaşamak istiyoruz. Klimalarımız var. Elektik olmadığı için kullanamıyoruz. Duşlarımız var. Sularımız olmadığı için kullanamıyoruz. Kahvelerimiz var önünde oturup da şöyle gönül rahatlığı içinde bir fincan kahve içemiyoruz, sivrisinekten ve de pis kokulardan ...

Dostlarım, kusura bakmayın bu yazıları yazdığımda tansiyonum kaçtı bilemiyorum. Yazıktır. Aslında şu rezaletin hepsinin de çaresi var. Yeter ki çobanın gönlü olsun. Hani derler ya: Çobanın gönlü olursa tekeden bile süt çıkarır. İşte o misal.

Gelin bu güzel insanlara dünyadayken cehennemi yaşatmayın. Artı bu insanlar kalkıp da çoluk çocuk, cümbür cemaat yaylalara gidemez. Deniz sahillerine kamp kurup da iki ay üç ay oralarda zevki sefa içinde yaşayamazlar. Hani derler ya, ele mahkum. İşte bu insanlar şunun şurasında 50 derecede sıcaklar olsa yine de Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında düğün ve derneklerden topladığı üç beş kuruşla çocuk çocuğunu geçindirecekler.

Onun için, lütfen gelin bu insanları dinleyin. Ve de şu basit çareleri ne olur bir an önce alın ki Dibekdere’de tansiyon daha da yükselmesin…

Herhalde şimdilik söyleyeceklerimiz bu kadar. Umarım mesajımız alınmıştır.

Hoşça kalalım ama birbirimizle dostça kalalım.

Küçük Dibekdere’nin derdi benim derdimdir. Bilmem anlatabiliyor muyum ...

Herşeye rağmen günde 4 - 5 defa gelip su ve elektrik arızalarımızı gideren Aydem Elektrik Arıza ve MUSKİ Su Arıza ekiplerimize teşekkür ederim. Hem de can-u gönülden.

Yiğidi öldür ama hakkını ketim etme. İşte o kadar …

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X