Güler misin, ağlar mısın?
Dursun GİRGİN...

Güler misin, ağlar mısın?

Bu içerik 189 kez okundu.

Dursun GİRGİN -

 

Dostlarım merhaba.

Öncelikle büyük bir ‘geçmiş olsun’ dileklerimi iletiyorum.

Önceki gece saatler 01.30’u gösteriyor. Aman Allahım o da ne? Deprem oluyor. Hemen tabiiki ilk işim yavrularımı uyandırmak oldu. Bir de dışarı çıktım ki aman Allahım o ne manzara, herkes sokakta. Bir imdat arıyor sanki. Kıyamet kopmuşçasına bir manzara. Yaşça büyük olmamız, artı bazı felaketleri de birçok kez görmüş olmam nedeniyle önce çoluk çocuğumu teskin ettim. Ardından da ikinci kez gelebilecek artçı depremlere karşı yavrularımı uyardım ve sakin olmalarını, paniğe kapılmamalarını söyledikten sonra, gelelim ‘güler misin ağlar mısın’ sorumun cevabına …

Efendim malum, bu tür doğal afetler aslında sevinilecek olaylar değildir. Ancak millet olarak dinden diyanetten o kadar çok uzaklaştık ki neredeyse yaradanı unuttuk. İşte beni de hem güldüren, hem de ağlatan gerçek şu: Burada isimlerini teşhir etmek istemiyorum. Bazıları bağıra bağıra kelimeyi şahadet getiriyor. Ben de kendi kendime, “hey benim yüce rabbim sen bizleri koru ve acı, bizleri helak eyleme” diye dua ediyorum.

Sevgili dostlarım, şu satırları deprem sabahı yazdım. Önce imamı aradım. Bazen caminin içinde geç saatlere kadar ibadet ediyor da, o da beni aradı.. “Dursun amca haberin var mı” diye bana soruyor.

Sağ olsun birçok dostlarım beni arayarak bir şey olup olmadığını soruyorlar ...

Neyse ben sözlerimi çok fazla uzatmak istemiyorum. Ancak şu soruları da bazı yerlerde sormadan edemiyorum. Mesela bizim camimiz daha yeni yapıldı. İlk inşaatından beri birçok defalar şu köşemden ilgili ve de yetkili makamları hep uyardım. Örneğin camimiz ilk yapılırken mihrab yeri çöktü. O zaman da şunu söyledim. Dedim ki; yahu şu koskoca diyanetin bir yetkili mühendisi yok mu? Şu yapılan camileri denetlesin. Maalesef ses seda yoktu. Şimdi de böyle bir depremde ilk darbe alan bizim camimiz oldu. Maazallah bu depremlerin daha şiddetli olduğunu düşünün. Bir Cuma namazında böyle bir deprem olsa Allah korusun, sen seyret.

O zaman gelelim zurnanın zırt dediği yere.

Değerli dostlarım, işte beni hem güldüren, hem de ağlatan gerçekler bunlar. Yani sırf siyasi rantlar için alelacele yapılan bu tür camisi, hastanesi, okulu gibi çok önemli yerlerimizin çok sıkı bir şekilde denetlenmesi gerekir. Neyse ucuz atlattık. Yüce rabbim daha beter afetlerden cennet vatanımızı ve insanlarımızı korusun.

Efendim daha önce biliyorsunuz İstanbul’u sel aldı. Büyük bir felaketti. Şimdi de tüm Ege’de hissedilen 6.3 büyüklüğünde bir deprem. Bunlar olacak. Biz, “Tedbir kuldan Takdir Allah’tan” terbiyesi içinde tedbirlerimizi alalım yeter ki … Farz edin ki şu deprem 7 veya 8 şiddetinde olsaydı. Allah korusun, seyret sen o zaman şu fakir fukaranın halini.

Bazı olaylar halâ devam ediyor. Bir yanda FETÖ davaları, bir yanda hakkın hukukun artık raflara kaldırılması bence çok kötü ...

Tekrar ekmek istiyorum:

Ey benim güzel dostlarım, elbette yağmurlar yağacak, zaman zaman bu depremler de olacak. Ancak “Tedbir kuldan, Takdir Allah’tan” sözünü lütfen sıradan söylenivermiş bir söz olarak kabul etmeyelim ...

Bu duygu ve düşüncelerimle tüm halkımıza geçmiş olsun ve sürçü lisan eyledikse af ola diyorum.

Haydi dostlarım hoşçakalın, dostçakalın.

Yüce Rabbim güzel vatanımızı korusun. Amin.

Bir ara da Nuh tufanını yazacağım. Tabii ki nasip olursa eğer ...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X