Bilinçlenmek ya da bilinçlenmemek … İşte bütün mesele bu!
Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ...

Bilinçlenmek ya da bilinçlenmemek … İşte bütün mesele bu!

Bu içerik 464 kez okundu.

Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ -

Okulda yapılacak olan tatbikatlara boş ders gözüyle bakıp sevinen bir nesiliz biz, itiraf etmek gerekirse.

Yangın, deprem, sel felaketleri ile ilgili tatbikat yapılacağı zaman da “oh ne güzel eğlence var” zihniyetindeydik. (Haberdar olduğumuz tatbikatlar başlı başına bir mantık hatasıdır ki ona değinmiyorum hiç.) Ah o zamanlar hiçbir şey anlamayıp önemini bugün kavradığımız, ciddiyetten uzak, katılmamak için tuvaletlere kaçtığımız laylaylom tatbikatlar…

21 Temmuz’da çok şiddetli bir deprem yaşadık ve herkes Bodrum depremini konuşuyor.

Görüldüğü gibi hiç eğlenceli bir durum değilmiş. Tsunami oldu, deniz kabardı, indi. Korkup, pencerelerden, balkonlardan atlayan insanlar hastanelerde tedavi görüyor.

Bilinçlenmek ya da bilinçlenmemek en büyük derdimiz.

Klasik isyanımız; elin oğlu 100. katta oturuyor da burnunun kanamasını bırak saçının teli kıpırdamıyor. Biz halâ 2 - 3 şiddetindeki depremlerde bahçelerde, arabalarda sabahlıyoruz.

Peki neden?

İllaki korkudan, tecrübelerimizden, önceki depremlerde izlediklerimizden. Belki de binalarımızın sağlamlığına güvenmediğimizden.

Paniğimiz ise, alışkanlığımız olmadığından.

Depremle yaşamayı öğrenmeliyiz diye bas bas bağıran bilim adamlarını takmadığımızdan.

Kimin evinde deprem çantası var? (Ee be Aytül, çantamız olsa bile o durumda deprem çantasını almayı kim akıl edecek allasen?) Deprem çantalarımız varsa bile evin dip köşelerindedir eminim, çünkü kendimden biliyorum.

Amacım didaktik bir yazı yazmak olmadığından, depremde neler yapılmalıdır sorusuna cevap vermeyi yetkili şahıslara bırakıyorum.

Zaten deprem kuşağındasın değerli hemşehrim, bunları bileceksin. Benim derdim bu duruma dünyanın sonu gözüyle bakanlarla.

Radyasyondan koşarak kaçanlara benzettim Yokuşbaşı’nda oluşan konvoydaki insanları.

THY’nin ek uçak seferleri koymasına anlam veremedim.

Kos’taki vatandaşların geri gelmesi için özel feribot seferinin sebebini bilemedim ki zaten sürekli bir ulaşım mevcuttu.

Bodrum’u terk etmek çözüm müdür?

Kaçtığın yerde deprem olmayacağının garantisini verebilir misin? Bugün söylenen, Bodrum’un tehlikesinin geçmiş ve belki de dünyanın en güvenilir yerlerinden biri olduğudur. Gözle görülür ve hatta elle tutulur biçimde turizm can çekişirken en güvenilir yer haline gelen Bodrum’u önüne geçilemez ve önceden bilinemez nitelikteki depremle karalamamak için çok özenli ifadelerde bulunmak lazım.

Türkiye deprem sınavını başarıyla vermişmiş.

Hayır, bu sınavı Türkiye’nin tamamı değil Bodrum başarıyla verdi. Bodrum’un şansı ise, kayalık bir zemin üzerinde iki katlı binaların olması ve herkesin o müthiş 16 saniyede bahçelere çıkabilmiş olmasıdır.

Deprem illaki yıkacağım diye yola çıktıysa yıkar, şöyle bir sallayayım derse şöyle bir sallar, canım sıkıldı azıcık silkeleyeyim derse azıcık silkeler hissetmezsin. (Bu cümle sonunda noktayı koyduğumda 2.7’yle, önceki cümle sonunda 3.2’yle sarsılmışım mesela …)

Korkunun da ecele faydası yok.

İnsanoğlunun doğa karşısındaki acizliği işte.

Geçmiş olsun herkese.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X