Hayat Bilgisi
Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ...

Hayat Bilgisi

Bu içerik 165 kez okundu.

Av. Aytül ÖZTURAN YILMAZ

Elle tutamadığımız, gözle göremediğimiz “bilgi” olarak isimlendirdiğimiz olgu ve ilkelerin hayatımızdaki yerinin önemi şeklinde bir başlık atıp, bilimsel bir yazı yazabilirdim ama yazmadım.

Okula başlama yaşımızdan beri isyanlardayız.

Yakanı düzelt, gömleğini eteğinin ya da pantolonunun içine sok, saçlarını derle topla gibi ikazların sıkıntısı yanında belki de en büyük isyanımız; ‘biz bu derste öğrendiklerimizi nerde kullanacağız hocaaam?’ gibi “gevşek gevşek” diye tabir edebileceğim bir edayla sorulan soru olsa gerek. Ben bu mükemmel (!) soruya, -üstüme vazife mi bilmiyorum ama- “zamanı ve yeri gelecek, mutlaka kullanacaksınız” diyerek bir cevap vermek isterim.

Cümle kurarken cümlenin öğesini mi düşüneceğim?

Düşüneceksin.

Takla atsam ne olur, atmasam ne olur?

Atacaksın.

Flütü ne zaman çalacağım, konser mi vereceğim sanki?

Çalacaksın.

Hidrojenden bana ne, oksijenden bana ne, suyu ben mi oluşturacağım?

Öğreneceksin.

Peki ya integral, trigonometri?

Eveeet lazım.

Bu gibi gereksiz gördüğümüz konuların içeriğinin önemi ile birlikte, aklımızı nasıl kullanacağımızı bu sayede öğrenebileceğimizi anlatmakla başlamak, toplum cehaletinin önüne geçer mi bilmiyorum.

Söyleyebileceğim şey, ‘her konuda fikriniz olmasın ama sağlam, az ve öz bilginiz olsun’dur mümkünse.

İlkokuldaki hayat bilgisi dersi mesela... Dünyadaki en önemli ders…

Sahi neden sadece ilkokulda okuduk bu dersi? Lise düzeyinde hatta üniversitede bile olması gereken bir derstir o. Neden mi? Çünkü; soğan kabuğuna mikroskopla bakar, termik santrallerin nasıl çalıştığına şaşırır, bulunduğumuz şehrin dağlarını, ovalarını ezberleyip, telefonda nasıl konuşacağımızın terbiyesini alırdık.

Temel sağlam değilse bina neye yarar?

Gümbet mahallesini ilçe yapan eyy spiker, sayı ile rakamın farkını bilmeden 20’yi, 30’u rakam (!) yapan değerli borsacı bey, üst geçit varken bariyerlerden atlayıp kolunu kıran eyy mağdur kişicik, Kıbrıs’ta askerlik yapıp haritada yerini gösteremeyen emekli amca, müzik kültürü ses yarışmalarından öteye gidemeyen güzel bayan…

Sosyal medyada beğenmediğimiz durum ya da kişilere “bi bitmediniz yaa” diyoruz ya, o mesele.

Bi bitmediniz, bitmemekle kalmayıp ürüyorsunuz.

Dolaşım sistemini öğrenmeyin, bırakın fiyordlar bize kalsın, boşverin kaldıraç sistemlerini, yanlışlıkla bir kitaba gözünüz ilişir de okursunuz aman dikkat edin, tarih marih öğrenirseniz hele, üzülürsünüz; üzülmeyin ama yeter ki üremeyin gari …

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X