“Asayiş Berkemal” maşallah!..
Dursun GİRGİN...

“Asayiş Berkemal” maşallah!..

Bu içerik 337 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba…

2 - 3 Ağustos tarihlerinde yöremizin en çok davul-zurna kültürünü seven, yaşatmaya çalışan köyündeydim. Neresi mi? Kayabaşı köyümüz…

Ben bildim bileli davul-zurna kültürünü çok severler. Öyle ki, sevdikleri zurnacıyı köylerine getirtebilmek adına düğün ve derneklerinin tarihlerini bile değiştirirler. Sırf güzel bir davul-zurna ekibini, oğlunun-kızının düğününe getirebilme adına…

Şimdi böylesine sanatın ve dahi sanatçının değerini-kıymetini bilen, takdir eden böylesine güzel bir köyümüzde çok kötü bir alışkanlık almış başını gidiyor.

Yerlisi-yabancısı bu köyün düğün ve derneklerinde sanki düğün-dernek yapmıyorlar da, silah atma yarışına giriyorlar.

Sevgili dostlarım, her zaman ve her yerde kaba kuvvete, zorbalığa, nemelazımcılığa karşı çıktım. Bu köyde de yüzlerce yerli-yabancı misafire karşı “silahlı eğlence”yi bir nevi protesto edercesine tepki gösterdim. Onca tepkimize rağmen hatta bir ara Emniyet güçlerimizin bile oraya gelmesine rağmen, Emniyet güçleri oradan ayrılınca yine ‘aynı tas aynı hamam’ devam edildi.

Bu güzel köyümüzün sanata ve kültürel değerlerimize verdikleri değerden dolayı, çok teşekkür ederim, ancak şu aşırı derecede silah atma yarışından vazgeçmedikleri takdirde bu köyümüzde çok büyük olaylar olabileceğini şimdiden haber verme adına, tamamen yasalarımızı hiçe sayarak toplu eğlence yerlerimizde ruhsatlı/ruhsatsız silah atmalarının ülkemiz genelinde ne tür bir musibete sebep olduğunu da televizyonlardan, gazete köşelerinden görüyoruz ama yine de bu tür olaylardan ders almıyoruz.

Bu köşe yazımda ‘Asayiş Berkemal’ Maşallah dedim. Amacım burada hiçbir makamı suçlamak değildir.

Bizler kendimizi düzeltemedikçe, herkesin başına bir emniyet gücü dikecek lüksümüz yok.

Uzun lafın kısacası sevgili dostlarım, umarım bu silah atma yarışı artarak devam etmez. Ederse ne olur bakın…

Bir asker uğurlamada meydana gelen pompalı tüfek kazası, bir yavrumuzun gözünü kör etmiş, keza yine 2 Ağustos akşamı Kayabaşı köy meydanında atılan silahlar elektrik tellerinin kopmasına sebep olmuş …

Bence bu bir vahşettir. “Silahla eğlenmek” bence çok yanlış bir durumdur.

Başta çok değerli Kayabaşı halkından ve bu tür eğlenceye meraklı olan insanlardan rica ediyorum. Geliniz, yanlışta ısrar etmeye hiç gerek yok.

Öncelikle medeni insanlar gibi eğlenmesini bilelim. Ben şahsen, ömrüm boyunca hep hukuka saygılı oldum. Sonra da insana değer verdim. İşte bu nedenle nerede olursa olsun, haksızlığa-zulme ve dahi toplumsal yaşamımıza zarar veren her türlü kargaşaya-haksızlığa ve zorbalığa karşı çıktım. Ömrüm olduğu müddetçe de hep karşı çıkacağım.

Bakınız sevgili dostlarım…

Geçenlerde işe gidiyorum. Üç-beş genç sabah erken saat olmasına rağmen sanırım içkililer ve ellerindeki bira şişelerini yola fırlatıyorlardı. Karşı yola atılan bira şişesi sağlam olarak sıçradı. Oğlum da şişeye çarpmamak için direksiyonu kırınca, az daha kaza yapıyorduk. Yüzde yüz bir kazadan kıl payı kurtulduk. Ben de gerekli yerleri arayıp yolda terör saçan bu gençlere müdahale edilmesini istedim. Sağ olsun yetkililer hemen otobüs garajı girişinde bu gençleri durdurup sorgu-sual ederken ben de oraya yaklaştım ve şunu söyledim:

“Utanın! Benim Türk gençliğim böyle mi olmalıydı?” diye bir nevi onları uyardım.

Demem o ki sevgili dostlarım, geliniz felaketler-musibetler başımıza gelmeden önce kendimize çeki düzen verelim. Önce kendimize sonra da çevremizdeki insanlara, sevgimiz saygımız var ise lütfen bu tür eğlence yerlerinde hiç olmazsa “gürültü kirliliği” çıkarmayalım.

Sürçülisan eyledik ise af ola ...

Haydi dostlarım, hoşça kalın dostça kalın …

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X