Bu kültürü hiç kimseye harcatmayız!
Dursun GİRGİN...

Bu kültürü hiç kimseye harcatmayız!

Bu içerik 258 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba…

İşimizi gücümüzü bırakıp saatlerce kafa yorarak bir şeyler anlatıyoruz. Tek bir amaç için: Milletimizi uyarmak, ayıktırmak…

Sevgili dostlarım, birçok okurumun bu köşe yazılarımı zevkle okuduğunu çok iyi biliyorum. Okurlarımın arasında doktoru, hacısı, hocası, köylüs, kentlisi olduğunu biliyorum.

16 Ağustos günü yine bir dostumuzun oğlunun sünnet şöleni için Muğla’daydım. Bir beyefendi yanıma yaklaştı ve ‘Dursun Girgin ile mi görüşüyorum’ diye sordu. ‘Evet’ deyince, beyefendi hemen konuya girerek; “Milas’ta yayınlanan ÖNDER Gazetesi’ndeki yazılarını zevkle okuyoruz” dedi. Çok duygulandım …

‘Sen iyiliği yap denize at, balık bilmezse halik bilir’ derler ya, işte o misal ...

Atılan her tohum bir gün gelir mutlaka yeşerip çıkar.

14 - 15 seneden beri bu köşeden birçok konuyu dile getirdim. Sağ olsun çok değerli aile dostum diyebileceğim Kemal Kaşkar beyefendi ve çok değerli aile efradı da birçok köşe yazılarımın yazılıp yayınlanmasında bana çok yardımcı oldular. İşte bugün eğer bir şeyler yazıp çizebiliyorsak bunda elbette ki Önder Gazetesi ve Kaşkar ailesinin büyük katkıları oldu. Bunun için herkese teşekkürlerimi arz ediyorum.

Değerli dostlarım.

Ben bir kültür adamıyım. Bazen güncel konulara da girdiğim oluyor. Nasıl olmasın ki? Ben atalarımı seviyorum. Ben Cumhuriyetimi seviyorum. Ben Mustafa Kemal’in, bu ülkenin, Cumhuriyetimizin temeli olsun dediği o güzelim kültürel değerlerimizi seviyorum.

Bu değerleri öylesine seviyorum ki, o kültürel değerleri iş edinmişim, aş edinmişim. Tek bir amacım var, şu fani dünyada, çalmadan çarpmadan, çoluğumu çocuğumu geçindirebilmek.

İşte bu nedenle benim kültürüm hakkında yerli yersiz konuşanlara hep şunu söylemişimdir:

“Bak dostum! Bu kültür benim aşım, işim… Sana ne oluyor da benim 250 - 300 yıllık ata - baba mesleğim hakkında tereciye tere satar gibi söz söylüyorsun.”

Zaman zaman diklendiğim günler de oldu. Yine de davul-zurna kültürü hakkında nerede bir eksiklik görsem elimle, dilimle düzeltmeye çalışırım.

Kısmet olursa çok yakında yeni bir köşe yazıma başlayacağım. Amacım, ömrüm boyunca ata - baba mesleğimi hiçbir zaman şahsi çıkarlarım için, rant için kullanmadım.

Mesela birçok konservatuvarlı dostlarım bana şunu söylediler:

“Dursun Amca gel şu zeybekleri senin adına tescillendirelim.”

“Hayır olmaz!” dedim. Nedeni de; bu zeybekler bizlere babalarımızdan, dedelerimizden ‘usta-çırak’ ilişkisiyle miras kaldı …

Bu arada, zeybekleri ilk defa gündeme taşıyan ben olabilirim. Ben sadece Dibekdere’deki yüzlerce üstattan biriyim …

 

Devam edecek …

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X