Ekersen Biçersin Kardeşim!...
Dursun GİRGİN...

Ekersen Biçersin Kardeşim!...

Bu içerik 152 kez okundu.

Dursun GİRGİN

Dostlarım merhaba.

4 - 5 günden beri hep zurna-davul kültürünü konuştuk. Konuşmaya da mecburuz.

Efendim, bizler Muğla yöresi Mahalli Sanatçıları olarak yıllardır kendi yağımızla, kendi tuzumuzla kavrulagelmiş bir toplum olarak, özellikle bazı üniversitelerimizin yerel sanatçılara verdiği önemi çok iyi biliyorum. Onun için çeşitli demagojilere sapmadan gerçek gündemime girmek istiyorum.

Yıl 2006. Yöremizde bir haksız vergilendirme aldı başını yürüdü. Hep yardım bekledik. Öyle ki, yerdeki karıncalardan dahi medet umar olduk. Gel zaman git zaman verilen mücadele sonunda nihayet 2010 yılında, o yıllardaki bazı milletvekillerimizin de yardımlarıyla bu haksızlığın önüne geçildi.

Peki o günlerde üniversitelerdeki bazı hocalarımız neredeydi? İşte beni de derinden yaralayan budur. Yani kardeşim sen bu insanların dertleriyle ne zaman ilgilendin de şimdi kalkmış ahkam kesiyorsun?

Olmadı dostum! Olmadı.

Eğer bir şeyler ekersen biçmeye de yüzün olur. Almadan vermek ancak Allah’a mahsustur.

Bazı örneklerle bu konuyu şöyle açalım.

Mesela, Muğla Üniversitesi kurulalı yıllar oldu. Halâ Dibekdere’nin nerede olduğunu dahi bilmeyen bir sürü hocamız var. Peki neden bugüne kadar Dibekdere’nin gelmiş geçmiş tarihini ve de kültürel birikimini araştırmadılar?

Mesele rant olunca, birileri balıklamasına atıldı. Ben ne dersem, ben ne yaparsam o olur anlamında adeta bu yörenin yarım asırlık dev çınarlarını dahi budamaya kalktılar. Ama bizler hep sustuk. Bizler sustukça da onlar kendilerini hep haklı göstermeye çalıştılar.

Öyle ki 2016 Zurna Festivali’nde Fethiye dönüşü araçta sarfedilen sözler bizleri çok üzdü.

Neymiş efendim zurna festivalini en çok Dibekdereliler kullanıyormuş.

Hoppala! Peki bir insanın kalkıp ‘Ben zurna festivaline çıktım’ diyerek hayranlarıyla sohbet etmesinde ne gibi sakıncalar var?

Dedim ya dostlarım, Dibekdereliler susacak ama birileri bu kültür üzerinden her yıl bir şeyler elde edecek. Bizler de eli koynunda bir zavallı gibi olanı biteni seyredeceğiz. Yok öyle yağma!

Bu kültür benim işim, benim aşım, benim sanatım. İlk önce bu kültür hakkında bir şeyler söylenecekse bizler konuşuruz. Artı bu ülkede yüzlerce, binlerce zurnacı-davulcu dostumuz var. Güzel Muğlamızı gelip görmek onların en doğal hakkıdır.

Öyleyse neden her yıl aynı adamlarla zurna festivali yapıyoruz?

Ben bir kültür dostu olarak, çok değerli Muğla Büyükşehir Belediyemize, ülkemizde ve dünyada böylesine güzel bir festivali her yıl uluslararası hale getirerek devam ettirmesinden dolayı öncelikle teşekkür ediyorum.

Zaten güzel Muğlamız birçok konuda örnek bir şehir olmuştur. Böylesine güzel bir şenliğin de her yıl ev sahipliğini yapması takdire şayan bir konudur. Onun için 2017 yılı zurna festivalinde eğer geçmişteki hatalarımız devam ederse bu kültüre çok büyük zararlar vermiş oluruz.

Onun için dostlar, başta Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Dr. Osman Gürün olmak üzere tüm yöneticilere sesleniyorum:

Geliniz 2017 Zurna Festivalini bu yıl farklı bir şekilde yapalım.

Bazı önerilerimizi değerli müzik danışmanımız (kendisi de bir zurnacı) olan değerli hocamız Ünal Yörük ile de ayaküstü konuştuk. Umarım faydalı olur.

Bu duygu ve düşüncelerimle 2017 yılı Zurna Festivalinin en güzel şekilde geçmesini diliyorum.

Şimdiden tüm katılımcılara başarılar …

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X