Aziz Atatürk
Celal DURGUN...

Aziz Atatürk

Bu içerik 451 kez okundu.

‘sözün özü’  Celal DURGUN / celaldurgun@hotmail.com

Güneş oldun, Samsun’dan doğun.

Dadaş oldun, Erzurum’da doğruldun.

Pir Sultan oldun, Sivas’ta haykırdın.

Yiğitleri Ankara’da topladın.

Gece demedin, gündüz demedin toplantı üstüne toplantı, görüşme üstüne görüşmeler yaptın.

Gazeteye yazılar, birliklere tamimler, valiliklere emirler yağdırdın.

Vekillerin gözünü, milletin ufkunu açtın.

Afyon ovasının dağını, taşını, yolunu, yokuşunu gezdin. Gecesini gündüzünü yaşadın.

Düşmanın nerede, nasıl mevzilendiğini tayin ettin.

Komutanlarınla toplandın.

Son darbeyi vurmak için, kılı kırk yardın, ayrıntıları, olacakları, yaşanacakları konuştun.

Hangi kuvvet nerede mevzilenecek, hangi tabur nereye saldıracak belirledin.

Saatini, dakikasını, gününü ayarladın.

Aklı, mantığı, düşünceyi öne çıkardın. Bütün olasılıkları ayrıntısıyla düşündün.

Adeta matematiksel hesaplamalar yaptın.

Askeri dehanı konuşturdun.

Kişisel kaygıları yıkıp attın.

Komutana şeref, askere moral verdin.

Savaşı, başından sonuna kadar idare ettin.

22 gün 22 gece savaştın.

Afyon ovasını düşmana mezar ettin.

Dumlupınar’dan İzmir’e düşmanı kovaladın.

Milletin makûs talihini yendin.

İzmir’e girdin. Bayrağımızı dalgalandırdın. İzmirliler sevincinden ağladı.

Millet bayram yaptı.

“Yenilmez” denileni yendin.

“Durdurulmaz” denileni durdurdun.

***                  ***                  ***

Yalnız biz değil, dünya şaştı bu işe!

Üzerinde güneş batırmayan İngiliz emperyalizmini “tuş” ettin.

Emperyalizmin maşası Yunanistan’ı perperişan ettin. Hem de teknolojinin en son silahına karşın;

Hem de düşmanın dolu cephanesine, tankına, topuna, uçağına, kamyonuna, binlerce askerine karşın;

Tren yolu rayından, evdeki balkon demirinden yaptırdığın süngüyle!

İstanbul’dan kaçırılan mermiyle, İnebolulu kadınların, kızların taşıdığı topla!

Sovyetlerden gelen küçük silah yardımıyla;

Hindistan’dan, Pakistan’dan, Afganistan’dan gelen parasal yardımların alabildiği malzemeyle!

Üstelik içerdeki hainlerin, işbirlikçilerin “kahpeliğine” karşın!

Padişahın, halifenin, şeyhülislamın fermanına karşın! Boynunda idam fermanı taşırken!

***                  ***                  ***

Aziz Atatürk, sen bize bağımsız bir ülke bıraktın.

Aklın, bilimin, aydınlanmanın yolunu açtın.

Kişiliğimizi kazandırdın.

Yokları var ettin.Har vurup, harman savurmadın.

Laf değil iş ürettin. Az zamanda büyük işlere imza attık.

Sayende işimiz de oldu, aşımız da.

Fabrikalar da kurduk, toprağımızı da işledik.

Ülkemizi mamur ve bahtiyar kıldık.

***                  ***                  ***

Ömrünü bu vatana, bu millete “feda” ettin.

Varını yoğunu milletine armağan verdin.

Bu can, bu tende olduğu sürece, yolun yolum, ışın ışığım, çaban çabam, mücadelen mücadelemdir.

Tek başıma da kalsam, ne senden, ne eserinden vazgeçmem.

“Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan”.

***                  ***                  ***

Sözüyle değil, özüyle cumhuriyetçi olan;

Yakaya taktığı rozetle değil, duruşuyla Atatürkçü kalan;

Kemalizm’in yolundan ayrılmayan;

Aklın, bilimin, uygarlığın ışığını terk etmeyen;

6 Ok’un bir bütün olduğunu, “şunu almasak”, “bunu terk etsek de olur” demeyen;

Kundaktaki bebeden, huzurevindeki dedeye kadar herkesin yaşam hakkına riayet eden;

Hak, hukuk, adalet çizgisinden ayrılmayan;

Gerçek Atatürkçülerin 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X