65 yaş ve üstü kısıtlama ve yasaklara tepki..

Tüm Emekliler Sendikası Milas Temsilciliği adına bir açıklama yapan Mustafa Ali Demirci, 65yaş ve üstüne uygulanan kısıtlama ve yasaklarla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı.

65 yaş ve üstü kısıtlama ve yasaklara tepki..
  • 28 Ocak 2021, Perşembe 10:28

Açıklama şöyle:

“Sözlerime 65 yaş üstü vatandaşlara bu günkü duruna seslenen Nazım Hikmetin  şu dizeleriyle başlamak istiyorum.

Bugün pazar.

Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.

Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak,

bu kadar mavi,

bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldamadan durdum.

Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara.

Bu anda ne düşmek dalgalara,

bu anda ne kavga,

 ne hürriyet, ne karım.

Toprak, güneş ve ben...

 Bahtiyarım...

Türkiye’de 65 yaş gurubuna, dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmayan özel ve sanki kalıcı durumuna dönüşmüş yasaklar ve kısıtlamalar sürdürülmektedir..

Bu uygulamalar ilgili yaş gurubundaki vatandaşlara, “sözde salgından koruma başlığı altında” uygulandığı söylense de, yaşları gereği edindikleri bilgi, bilinç ve hayat tecrübeleriyle zaten bu salgın sürecinde yaşamlarının riskli ve tehdit altında olduklarının farkında olup, diğer yaş gruplarına nazaran kendilerince ve bulundukları çevre ilişkileri itibarıyla çok daha dikkatli ve hassas ve de her türlü koruyucu tedbirlerini almaya özen gösterdikleri görülüyor ve bilinmektedir.

 Ancak, bu yaş gurupları içinde bulunan vatandaşlar, sadece günde 3 saatlik bir dışarı çıkma haricinde, hafta sonu 2 tam gün de dâhil olmak üzere evlerinden çıkamamaları sonucu veya bir başka anlatımla evlerine bir nevi sanki hapsedilmiş duygularının hissettirildiği yasaklar uygulamasında onları gerek hareketsizlikten fiziki ve bedensel, gerekse evlerinin dışarısındaki günlük aktif çevre iletişim ve normal korunaklı yaşamından uzun bir süredir mahrum bırakılması sonucu, kalıcı beyinsel ve de ruhsal çok daha hayati ciddi rahatsızlıklara yol açılmış olduğu görülmüyor mu?

Ayrıca bırakın ülke geneli seyahat hakkını, normal olarak yasaksız ancak tanınan çok kısa saatler arasında bile, gıda ihtiyaçlarını alabilmek için çarşı, pazara gidebilme, sağlıktaki rahatsızlıkları nedeniyle hastaneye gitmelerini sağlamak veya faturalarını ödemeye yönelik Kent içi toplu taşıma araçlarına (Belediye Otobüsleri ve Metroya) binmelerinden bile mahrum bırakılmaları doğru bir uygulama mıdır?

Bunun yanı sıra 700 bin 65 yaş üstü kişinin çalışmak zorunda olduğu düşünüldüğünde şehir içi ulaşımdan yararlanmalarının yasaklanması ve ulaşım araçlarından indirilmeleri ne anlama gelmektedir. Bu insanlar yaşamsal gereksinimlerini  nasıl sağlayacaktır. Kaldı ki 65 yaş üstü bir doktorun belediye otobüsünden indirildiği düşünülürse durumun vehameti daha iyi anlaşılabilir.

Yine bu insani seyahat haklarının “Çalışma ve Aile Sosyal İşler Bakanlığı yasa ve yönetmeliğine göre” bu yaş grubunun kent içi toplu taşıma araçlarından kanuni hakları olarak ücretsiz ulaşım kartlarını kullanmaları tümüyle engellenip kaldırıldığı, hatta gün içinde 3 saatlik yasaksız kısa bir zaman içinde dahi ücretsiz kartları kullanım dışı bırakılmış olması. sadece haksız ve hukuksuz bir anlayışı değil, yasalarca tanınmış bir hakkı gasp etmek ve tanımamak değil midir?

Mevcut uygulanan bu yasak ve kısıtlamalar öyle görülüyor ki, öncelikle bu yaş gurubunun nasılsa çalışma koşullarının dışında değerlendirildiği ve çok fazla önemsenmeden kolayca ve de sınırsızca uygulanabiliyor rahatlığı içerisinde ve de kamuoyuna yönelik sözde toplumsal korunaklı tedbir alınıyor algısı yaratmak mıdır asıl amaç?

Salgın koşullarının başladığı 2020 Mart ayından bu yana yaklaşık 10 aydan bu yana böylesi yasaklar, engeller ve kısıtlamalar, bu yaş gurubunu toplumdan ve yaşamdan adeta tecrit etmeyi, hatta genel toplum söylemleri içerisinde “sanki bu lanet Virüs salgının sebebi ve taşıyıcısı olan bu yaş grubuymuş” gibi yanlış ve haksız bir algının giderek yaygınlaştırıldığı görülmüyor, duyulmuyor mu?

Tüm Emekliler Sendikası Milas Temsilciliği olarak ilgili bu yaş grubu vatandaşlarımızın, başta sağlığı olmak üzere, her türlü yaşamsal alanlarda insanca yaşam koşullarını savunmadaki temsil etme yetkimize dayanarak, ilgili bu yasak ve engellemelerin acilen ve önemle bilim kurulunu oluşturan ve de karar alıcı resmi kurum yetkililerince tekrar gözden geçirilmesi ve değerlendirilmesi önemle ve ısrarla talebimiz olduğu gibi, ayrıca da konunun takipçisi olacağımızı da bir kez daha ifade ediyoruz.

  

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık