“Termik santraller cephesinde yeni bir şey yok”

İkizköy Çevre Komitesi, ulusal medyanın tanınmış gazetecilerini termik santrallere davet eden YK Enerji’nin gerçekleri gizlediğini öne sürdü. Santrallerin baca gazı arıtma tesisleri Avrupa Birliği'nin mevcut en iyi tekniklerine göre iyileştirilse bile 2043'e kadar 5300 insanın daha erken ölümüne yol açacağını ortaya koyan raporu belirten komite, kömürden vazgeçilmesi çağrısını yineledi.

“Termik santraller cephesinde yeni bir şey yok”
  • 13 Temmuz 2022, Çarşamba 9:22
 

İkizköy Çevre Komitesi’nin, 10 Temmuz’da “Kamuoyuna zorunlu açıklama: Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri cephesinde yeni bir şey yok!” başlığıyla yayınladığı açıklamasında, termik santrallerinin zararlarına dikkat çekildi.

YK Enerji’nin, kamuoyunu yanıltıcı açıklamalar yaptığını iddia eden İkizköy Çevre Komitesi’nin açıklamasında, “Çok sayıda tanınmış gazeteci ve televizyoncuyu Kemerköy Termik Santrali’ne götürerek ne kadar “çevreci” bir tesis işlettiklerini gösterip; gerçekleri gizleyen bir takım bilgileri medyada dolaşıma sokuyor. Şirket genel müdürü tarafından yapılan açıklamalarda 270 milyon avroluk bir yatırımla termik santralin ve baca gazı arıtma tesislerinin iyileştirildiği, bu proje ile “kükürtdioksit, azot oksitleri ve toz emisyonları halihazırdaki mevzuat sınır değerlerine ulaştığı, hatta bunların da altına düştüğü” iddia ediliyor.” denildi.

Açıklamada, “Oysa Makina Mühendisleri Odası’nın (MMO) Mayıs 2022 tarihli Türkiye’nin Enerji Görünümü 2022 çalışmasına göre; toplam 5 üniteden oluşan bu santrallerin sadece 2 ünitesi rehabilite edilmiş durumda. Her iki santralde de toz filtresi ve baca gazı kükürt arıtma tesisi var; ancak iyileştirilmesi gerekiyor. İki santralde de tamamlanmış azot arıtma tesisi yok.

Kamuoyunda uzun tartışmalara yol açan ve tepkiyle karşılanan ve sürekli süreleri uzatılan, şirketlere çevre yatırımlarını öteleme hakkını düzenleyen Elektrik Piyasası Kanununun Geçici 8. Maddesi’ne göre baca gazı arıtma sistemi yatırımları, diğer çevre yatırımları ile birlikte, 31 Aralık 2019 tarihine kadar tamamlanmış olmalıydı. Bu tarihte YK Enerji santrallerinin iyileştirme projesi için sözleşmeler yapılmıştı. Ancak henüz hiçbir iyileştirme yapılmamış olmasına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 1  Ocak 2020'de “Çevre İzni” verildi. 

Yine MMO’nun raporuna göre, Kemerköy Termik Santrali’nin günümüze kadar geçen 2,5 yıllık sürede sadece 1. ve 2. üniteleri ile bunların baca gazı arıtma tesislerinin yenilenmesi tamamlandı. 3. ünitede ve Yeniköy Termik Santrali’nin iki ünitesinde ise iyileştirme çalışmaları hala başlamadı. Şirket içinden aldığımız haberlere göre YK Enerji’nin iyileştirme projesindeki yüklenici firmalar ile sorunları var ve rehabilitasyon çalışması sürdürülemiyor. Bir başka bilgiye göre ise, Kemerköy’ün yenilenen ünitelerinden sadece birinin Çevre Bakanlığından onayı var. Diğer ünitede ise sorunlar hala devam ediyor; baca gazı çıkış değerleri mevzuatta belirlenen limit değerlerin çok üstünde seyrediyor.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın devamı şöyle: “Öte yandan, kamu eliyle işletildikleri on yıllar boyunca ve 2014 yılında yapılan özelleştirmeden sonra YK Enerji tarafından bugüne kadar doğru düzgün çalışan baca gazı arıtma sistemleri olmadığı halde çalıştırılan bu iki santralin, topluma sağlık bedeli çok yüksek. Sağlık ve Çevre Birliği’nin Ocak 2022’de açıkladığı çalışma sonuçlarına göre; 1986-2020 yılları arasında neden oldukları hava kirliliği ile bu iki santral toplamda en az 35 bin kişinin erken ölümünden sorumlu.

Kömürün Gerçek Bedeli Muğla raporu kapsamında yapılan başka bir modelleme çalışmasına göre, bu santrallerin baca gazı arıtma tesisleri Avrupa Birliği'nin mevcut en iyi tekniklerine göre iyileştirilse bile 2043'e kadar 5300 insanın daha erken ölümüne yol açacak. Bir başka önemli nokta ise, bu arıtma tesislerinin, anne karnındaki bebeklerde ve çocuklarda sinir sistemi ve beyinsel gelişimi olumsuz etkileyen, otizm riski doğuran cıva gibi ağır metalleri tutamıyor olması.

İşin hukuki boyutuna baktığımızda da bu iki santralin, Yatağan Termik Santrali ile birlikte, yıllardır hukuksuzca çalıştırıldığı gerçeği karşımıza çıkıyor. Santrallerin kapatılması kararı önce 1996’da Aydın İdare Mahkemesi tarafından verildi; Danıştay da bu kararları onadı. Ancak dönemin hükümeti Bakanlar Kurulu kararı ile bu yargı kararlarını çiğneyerek santralleri çalıştırmaya devam etti.  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2005'te verdiği ihlal kararı ile bu santrallerin hukuksuz çalıştığını ve kapatılması gerektiğini Türkiye Cumhuriyeti’ne bildirdi. Neredeyse 20 yıldır uygulanmayan AİHM kararının yarattığı sonuçlar bugün Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin gündeminde ve takip ediliyor. Bu takip sürecinden, hala çevreyi kirletmeye devam eden Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan termik santrallerini kapatmadan çalıştırmaya devam eden Türkiye aleyhine bir karar daha çıkabilir.

Peki ne yapmalı? YK Enerji’ye ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na sesleniyoruz: Mahkeme bilirkişi raporuna göre YK Enerji'nin açılmış kömür sahalarında iki yıllık kömür rezervi var. Bu iki yılda bu santralleri kapatmak için planlama yapın. Yeni maden sahası açmayın. Bir köyü daha, binlerce dönüm tarım arazisi ile, 40 bin zeytin ağacı ile, 780 dönüm yaşlı ve doğal kızılçam ormanı ile kömür için yok etmeyin! İkizköy'ü ve #AkbelenOrmanı'nı rahat bırakın!

Kömür madeninde ve santrallerde çalışan emekçileri bir köşeye atmadan; onları işsiz, gelirsiz, güvencesiz, çaresiz bırakmadan kömürden çıkış mümkün.

Tek bir örnek bile kömürün yarattığı istihdama mecbur olmadığımızı göstermeye yetiyor: İklim için 350 Derneği ve Avrupa İklim Eylem Ağı’nın birlikte gerçekleştirdiği çalışmaya göre; #YKEnerji'ye bir yılda verilen 260 milyon TL’lik kapasite mekanizması teşviğiyle, 70 adet zeytin/zeytinyağı tesisi kurmak; 700 kişiye istihdam sağlamak mümkün.

Daha fazla kimsenin yaşam hakkını gasp etmeden; iş garantisini elinden almadan kömürden çıkın!

Sağlıklı, insan onuruna yakışır, doğa haklarına saygılı, kömürsüz bir gelecek mümkün! Bunun örneğini, hukuki mücadelemizle, bir yıla varmak üzere olan orman nöbetimizle, yılmadan kömür şirketine direnen İkizköy halkıyla, İkizköy’de hep birlikte kuracağız! İşte o zaman hep birlikte bayram yapacağız!

Akbelen Ormanını Vermeyeceğiz!”

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Site en altı
yukarı çık