YK Enerji Serhat Dinç: “Zeytin kesmiyoruz, kesmedik!”

Milas’taki Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri’nin işleticisi YK Enerji’nin Genel Müdürü M. Serhat Dinç, önceki gün gazetecilerin sorularını yanıtladı. ‘Çevreyle dost, sürdürülebilir bir madencilik mümkün’ diyen Genel Müdür Dinç, haftalardır gündemden düşmeyen Akbelen Ormanı ile ilgili “Kanunlara saygılıyız ama enerji arz güvenliğini düşündüğümüzde bir sorun.” diye konuştu.

YK Enerji Serhat Dinç:  “Zeytin kesmiyoruz, kesmedik!”
 

YK Enerji Genel Müdürü Serhat Dinç ile şirket yetkililerinin katıldığı basın toplantısı; Kemerköy Sosyal Tesisleri’nde yapıldı. Sözlerine YK Enerji’nin Türkiye’deki enerji ihtiyacının yüzde 2’sini karşıladığını ifade ederek başlayan YK Enerji Genel Müdürü M. Serhat Dinç, Kemerköy ve Yeniköy Termik Santrali için rehabilitasyon çalışması yürütüldüğünü söyledi. Rehabilitasyon sürecinin hem uygun baca gazı salınımları hem de verimlilik için yürütüldüğünü ifade eden Dinç, 1.3 milyar metreküp doğalgazın yani 800 milyon dolarlık ithalatın önüne geçmiş olduklarını söyledi. Özelleştirmenin ardından santrallerin toplamda 1050 mW güce sahip olduğunu ifade eden Dinç, “Şimdi 1095’e çıkardık. Ama bunu daha fazla kömür yakarak değil. Aynı miktarda kömürü, daha verimli yakarak, kurulu gücü artırıp, daha fazla enerji üretmek hedefimiz. Aynı zamanda salınımı da azaltıyoruz. Kükürtdioksit 1000 iken biz bunu Avrupa standartı olan 400’e çekiyoruz. Azotdioksit 400 iken biz 200’e çekiyoruz. Toz parçacıkları diye tabir ettiğimiz madde 100 iken biz 50’ye çekiyoruz.” dedi. 

Dinç, Kemerköy’deki iki ünitenin rehabilitasyon çalışmalarının tamamlandığını, 3. ünitenin ise bahar aylarında devre dışı bırakılarak çalışma yürütüleceğini kaydetti. 270 milyon euroluk yatırımda daha sonra Yeniköy’deki üniteler rehabilite edilecek. Dinç’e göre; rehabilitasyon süreci tamamlandığında Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri, özelleştirilen santraller içerisinde Avrupa’nın en modern, en verimli santrali olacak.

Şirkette doğrudan ve dolaylı 3 bin 100 çalışan olduğunu ifade eden Dinç, “Ciddi bir Muğla ve Milas ekonomisine katkı sunuyoruz. Soframızda bulunan tüm malzemelerden tutun, kullandığımız tüm ekipmanların hepsi Milas’a ve Muğla’ya bir katkı.” diye konuştu.
1985 yılında santraller kurulurken ay ay, yıl yıl tüm planlamaların yapıldığını ifade eden Dinç, yeni sahalardaki kömürlerin daha derine gittiğini belirterek gerek maliyet gerekse işgücü olarak artış gösterdiğini söyledi.

Kömürlü termik santraller için çeşitli Avrupa ülkelerinin almış olduğu termik santralleri kapatma kararına değinen Dinç, “Yaz aylarındaki gerginliğin savaşa dönmesi üzerine herkes bu karardan geri dönüş kararı aldı. Başka bir ülkenin kaynağına değil, ulaşılabilir bir enerji kaynağı olmasının ne kadar önemli olduğu görülmüş oldu. Bu açıdan da bu santrallerin önemini bu günlerde daha iyi anlıyoruz. Ulaşılabilir enerji aynı zamanda ucuz olmasını da sağlıyor. Evet, mutlaka rüzgar ve güneş santrallerimiz olmalı. Fakat bunların hepsinin sürdürülebilir olması açısından baz yük santrallerin yanında destekleyici olması gerekiyor.” dedi.

Genel Müdür Dinç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kömür santralini kapatalım, o kadar megavatlık bir güneş santrali kuralım’ demek mümkün değil. Güneş varsa var, rüzgar varsa var. Ama baz yüklü santralin olması gerekiyor ki, ülkenin ihtiyacının pike çıktığı veya o gün içerisindeki saatlerde; kesintiye varmadan sürdürülebilir bir elektrik arzı yapabilesiniz. Depolama teknolojileri daha yeni başladı ama bu kadar büyük bir enerjinin depolanması imkanı yok. Bu santralin yerini tutacak tek santral doğalgaz santralidir. Şu anda doğalgaz santrallerinde BOTAŞ tarafından ısınma olsun diye kısıntıya gidilmiş durumda. Doğalgaz santralleri yüzde 70 kapasite ile çalışıyor. Ayrıca bu da bir dışa bağımlılık oluşturuyor.”

Geçtiğimiz yıl yaşanan orman yangınları döneminde Türkiye’de yılın en yüksek elektrik talebinin yaşandığını kaydeden Dinç, “Hatta iletim hatlarındaki sorunlar nedeniyle kesintiler olduğunu takip ettik. Tüm hissedarların şirketleri, ülke çapındaki yangın söndürme araçları ve personeli ve dünyanın en büyük yangın helikopterini kiralama usulü ile; söndürmeye destek verdi. Aldığımız önlemler ve zamanında tahliye ile çok büyük sorunlarla karşılaşmadık. Sadece maddi hasarlarımız oldu.” dedi.

 

‘Çevreyle dost, sürdürülebilir bir madencilik mümkün’ diyen Dinç, “Biz bunun en iyi örneği olduğumuzu düşünüyoruz. Bu konuda göğsümüzü gere gere söylemekten çekinmiyoruz. Orman Bakanlığı ile 1 milyon ağaç protokolümüz tamamlandı. Bu sayıyı 2025 yılında 5 milyon yapmak üzere yeni protokol imzaladık. Çökertme yolu üzerinde bir tahsis aldık ve bahar aylarında ağaçlandırıyoruz. Kapattığımız maden sahalarımızda orjinaline uygun şekilde ağaçlandırmaya devam ediyoruz. Hazine arazilerine zeytin ağacı dikiyoruz. Tüm tesislerimiz içerisinde 22 bin 100 zeytin ağacımız mevcut. Yıllık 8 ton da zeytinyağı üretiyoruz. Ürettiğimiz zeytinlerimizi misafirlerimize ve personelimize dağıtıyoruz.” diye konuştu.

 

Zeytinliklerin maden sahasına açılmasına izin veren yönetmelikle ilgili soruyu yanıtlayan Dinç, “Zeytin ağacı kesmiyoruz, kesmedik. Daha önce de böyle bir uygulamamız vardı. Vatandaşlar isterlerse başka bir alanda usulüne uygun şekilde taşıyoruz. Taşırken tabi ki 1-2 yıl rekoltede düşük olabiliyor. Bölgede gizli kalmış tarihleri de gün ışığına çıkarıyoruz. Arkeolojik kazılarımız mevcut. Kazılarda civar köylerdeki kadınlarımız çalışıyor, 20 tane de arkeologumuz var.” ifadelerini kullandı.
Yeni bir mevzuat çıktığını ifade eden Dinç, “YK Enerji olarak kurulu gücümüz kadar 24 saat hizmet veremediğimiz zamanlarda; sahanın uygun olduğu kısmına güneş enerjisi kurma izni verildi. Biz de gerekli çalışmaları yaptık. Şimdi santral sahamız içerisinde 34 megavatlık bir güneş enerjisi lisansı projesini başlattık. Kısacası bu yılın ekim-kasım ayında ihalesini de yapacağız. 2023 yılının haziran ayına da güneş projesini yetiştirmek istiyoruz.” dedi.

Genel Müdür Serhat Dinç, kömür rezervlerinin 2038 ila 2040 yılına kadar yeteceğini ve buna göre planlamaların yapıldığını söyledi. Yılda 10 milyon ton kömürün tüketildiğini ifade eden Dinç, “Kömürü çıkarmak zor bir durum. Önce kamulaştırması yapılıyor, arkeolojik kazısı yapılıyor, kazılıyor ve sonra kömür çıkarılıyor. Arzda sıkıntı olmaması için stoklu çalışılması gerekiyor.” dedi.

Akbelen Ormanı’ndaki direnişle ilgili sorulan soruya ise, “Konu yargıda, sürecin içerisindeyiz ve müdahil oluyoruz. Akbelen’de 2019 yılında Orman Müdürlüğü’nün bize yazısı geldi. ‘Biz burada endüstriyel plantasyon’ yapmak istiyoruz diyorlar. Bu bölgede yaptığı ilk proje de değil. Bu bölgede 2 tane yapılmış. 3.’yü de Akbelen’de yapmak istemişler. Bizim de maden sahamız içerisinde olduğunu, 2021 yılı içerisinde bu bölgeye gelmeyi planladığımızı, takdirlerin kendilerinde olduğunu belirten yazımız mevcut. Orman Bakanlığı’ndan resmi izinlerimiz var. Ama biz henüz sahayı teslim alamadık olaylar ve davalar sebebiyle. Bir bilirkişi geldi. Şu anda mahkeme devam ediyor. Bilirkişilerin çoğunluğunun da olumlu raporu vardı aslında fakat mahkeme uygun görmedi, ikinci bilirkişi geldi. Onun sonucunu bekliyoruz, kanunlara saygılıyız. Ama bir enerji arz güvenliğini düşündüğümüzde bu bir sorun.” dedi.

YK Enerji Genel Müdürü Serhat Dinç’in açıklamalarının ardından gazetecilerden oluşan heyet, Kemerköy Termik Santrali’nin kontrol panelinde yetkili personelden bilgi aldı. Daha sonra ise Ören Mahallesi’ndeki arkeopark ziyaret edildi.

Program; kapatılan maden sahalarına dikilen zeytin ağaçlarının oluşturduğu zeytinlik arazilere yapılan gezi ile devam etti. YK Enerji Genel Müdürü Serhat Dinç, 22 bin 100 zeytin ağacının bakımını yaptıklarını belirterek, açıklamalarını yineledi. 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Site en altı
yukarı çık