Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert

ADD Muğla Şubeleri Ortaca’da toplandı

Gülçin ERŞEN -

ADD Muğla Şubeleri Ortaca’da toplandı
Bu içerik 527 kez okundu.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Muğla Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı, 5 Mayıs Cumartesi günü ADD Ortaca Şubesi ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıya, Genel Sekreter Yardımcısı ve Bölge Sorumlusu Lütfü Kırayoğlu, ADD Bilim ve Danışma Kurulu Üyesi Güngör Berk, İl Eşgüdüm Kurulu Başkanı Cüneyt Özbayır ve Muğla ili ADD şubeleri başkan, yönetici ve üyeleri katıldı. Köy Enstitülü Emekli Öğretmen Ahmet Manav da toplantıya katılan konuklar arasındaydı.

Ev sahibi Şube Başkanı Günür Karaağaç’ın açılış konuşmasının ardından saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşımız okundu. Cüneyt Özbayır, Güngör Berk ve Lütfü Kırayoğlu konuşmalarını yaptıktan sonra gündemdeki maddelerin görüşülmesine geçildi. Söz alan şube temsilcileri de şubelerinin çalışmaları yanında, ülke gündemine ilişkin görüş ve önerilerini dile getirdiler.

ADD’nin ülke genelinde bin 500 öğrenciye burs verdiğini kaydeden Lütfü Kırayoğlu, İzmir’in Karabağlar semtinde Türkiye’nin en modern ve güzel öğrenci yurdunu açtıklarını, Konak’taki yurdun hizmet vermeye devam ettiğini, yakında Bornova’da da bir öğrenci yurdu açılacağını bildirdi. Genel merkez genel kurulunun, seçim takvimi nedeniyle Temmuz sonuna alındığını belirten Kırayoğlu, “Genel merkezde görev almasını önereceğiniz kişileri bize bildirin” dedi.

 

24 Haziran’daki seçimler önemli

Muğla eski Şube Başkanı ve CHP milletvekili aday adayı Burak Erbay da kısa bir konuşma yaparak, Muharrem İnce’nin adaylığı hakkında, “Ben Atatürkçü Düşünce Derneği’nin eski şube başkanlarından biriyim. Yine, eski başkanlarımızdan birinin cumhurbaşkanı adayı olmasını da sevinçle karşılıyorum” diye konuştu.

Datça Şube Başkanı Bekir Şahin, “Önümüzdeki seçim, ölüm kalım mücadelesidir. Önceliğimiz budur” şeklinde konuştu. Göcek Şube Başkanı Varol Atabay, Atatürk’ün yaptığı Türk Devrimi’nin 20’inci Yüzyılın en büyük olayı olduğunu söyleyerek, buna sahip çıkılması gerektiğini, bu yüzden 24 Haziran’daki seçimlerin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Marmaris Şube Başkanı Turan Sandıkçı, ADD Genel Merkezi tarafından düzenlenen ve 26, 27 ve 28 Nisan’da Ankara’da gerçekleştirilen “2023 Türkiye’si Sempozyumu” hakkında bilgi verdi.

Ortaca Belediye Başkanı’na teşekkür eden Ortaca Şube Başkanı Günür Karaağaç, 75 çocuğa burs verdiklerini, her yıl Köy Enstitüleri Günü’nü aksatmadan kutladıklarını, 29 Ekim ya da 10 Kasım tarihinde “Nutuk Günü” düzenlemeye karar verdiklerini söyledi.

Görevi devraldıklarından bu yana yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Milas Şube Başkanı Gülçin Erşen ise, şubelerin yaptıkları etkinliklerle yeni ve genç üye sayısını artırabileceklerini belirterek, “Atatürkçü Gençlik Muğla Buluşması” adıyla düzenlemeyi düşündükleri kurultay hakkında görüşlerini ve çalışmalarını açıkladı.

Yatağan Şube Başkanı Turgay Mutlu da, bir sonraki eşgüdüm toplantısının Yatağan’da yapılmasını önerdi.

Toplantı bitiminde toplu fotoğraf çekimi yapıldı. Katılanlar, birbirleriyle sohbet olanağı buldu.

 

Sonuç Bildirgesi

‘ADD Muğla Şubeleri Eşgüdüm Toplantısı’nda, görüşülen konular ve belirlenen ortak görüş doğrultusunda hazırlanan sonuç bildirgesi ise şöyle:

Düşünceleri ve eylemleriyle Atatürk, önümüzdeki yüzyılları da aydınlatan bir ışıktır, evrensel bir liderdir. Egemenliği saraydan alıp halka vererek tam bağımsız, laik ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Böylece egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu demokratik bir cumhuriyet rejimi kurulmuştur. Ümmetten ulus devlete geçilmiştir. Atatürk’ün aydınlanma devrimleri salt yönetim biçiminin ve yöneten sınıfın değişmesinden ibaret değildir. Yönetimin yanı sıra eğitim, harf, dil ve kıyafet devrimi başta olmak üzere bilim, temel hak ve özgürlükler, hukuk, ekonomi, sanayi, tarım, sağlık, kültür ve sanat alanlarında da devrim gerçekleştirilmiştir.

Ancak bugün, Cumhuriyet rejimini yıkarak, bütün gücün yeniden saraya verilmesini ve aydınlanma devrimlerinin yok edilmesini amaçlayan bir karşı devrimin yoğun saldırısı altındayız. Siyasal iktidarın on altı yıllık yönetiminde Cumhuriyet’in kuruluş değerleriyle oynanmış ve anayasal kurumlar ya siyasallaştırılmış ya da dönüştürülmüştür. Devrimci Cumhuriyet’in ekonomik kazanımları, yeraltı ve yerüstü varlıkları ise satılmıştır. Devlette liyakat dışlanmış ve işçiler taşeronlaştırılmıştır.

3 Kasım 2019’da yapılacak seçimlerle yürürlüğe girecek olmasına karşın uygulamada tüm erkleri eline alan ve ilk aşamada partili olan Cumhurbaşkanı, “tek adam” olarak, ülkeyi yönetmeye başlamıştır. Bu arada güçlü yandaş medya yaratılarak toplum baskı ve korku altına alınmıştır.

Ülkenin bu bir yıl içinde iflas ettiği, her alanda hızla çökmeye başladığı görülmüştür. Ekonomi, emperyalizmin sömürüsüne terkedilmiş, üretim ekonomisinden vazgeçilmiş, tarım ve milli sanayi çökme noktasına getirilmiş, devlet üç kuruşa muhtaç hale düşürülmüştür. Güvenlik açısından büyük önem taşıyan Telekom satılmış, elde avuçta ne kaldıysa onların da satışına başlanmıştır. Vatanın on dört köşesindeki şeker fabrikaları, satışa çıkarılmıştır. Ülkenin köklü üniversitelerinin bölünmesine bile kalkışıldığı görülmektedir.

Siyasal iktidarın on altı yılın sonunda ülkeyi yönetemediği ve ülkeyi bir “beka”, varlık / yokluk sorunuyla karşı karşıya getirdiği ortaya çıkmıştır. Gidişattan korkuya kapılan siyasal iktidar, yandaş muhalefet partisiyle birlikte, “Cumhur İttifakı” yaparak “baskın seçim” kararı almıştır. Partili Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri, OHAL düzeni devam ederken, 24 Haziran 2018 ve 8 Temmuz 2018 tarihlerinde yapılacaktır.

“Baskın Seçim”, Türk Milleti’nin demokrasi ya da diktatör tercihinden birine karar vereceği seçim olacaktır. Başka bir deyişle, ulusal egemenliğin kayıtsız koşulsuz “tek adam”a verilmesi ya da millette kalması tercihidir. Çağdaşlık ülküsünde demokrasiye devam ya da Ortaçağ karanlığına dönüş kararının verilmesidir.

Siyasal iktidar ülkeyi tarihsel bir yol ayrımına getirmiştir. Bu “Baskın Seçim” ile otoriter ve Siyasal İslamcı bir parti devleti kurulmasının önü mutlaka kesilmelidir. Umudumuz Türk milletidir. Bu karanlık dönemi, kadını ve erkeğiyle, cumhuriyet ve demokrasi mücadelesi veren Türk milleti sona erdirmelidir.

“Kemalist-Atatürkçü” Türk Devrimi, 20. yüzyılın en önemli olaylarından biri olup evrensel bir nitelik taşımaktadır.

Atatürkçü Düşünce Derneği Muğla Şubeleri olarak yurtsever halkımıza çağrımızdır:

Korkma! Cumhuriyetimize, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne, ulusal birliğimize, Atamıza ve Türk Devrimine var gücümüzle sahip çıkmak için seçimlere mutlaka katıl! Oyunu Cumhuriyet’in geleceği için kullan!

Kazanan Cumhuriyet, parlamenter rejim ve demokrasi olacaktır.

Kazanan biz olacağız!

(05.05.2018 Ortaca/Muğla)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X