Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert

Sürpriz olan ne?

A. Coşkun EFENDİOĞLU-

Sürpriz olan ne?
Bu içerik 1256 kez okundu.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile aynı anda, TBMM seçimleri de, ‘baskın seçim’ kararıyla çok kısa bir hazırlık süreci sonrası 24 Haziran’da yapıldı. Aynı gece sonuçlar alındı ve muhalefetin de büyük itirazları olmadı.

 

Biz de büyük çoğunluk gibi, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalacağını düşünüyorduk. Ancak, bu konuda yanıldık. Bütün yanılanları şaşırtan nokta, MHP’nin alacağı oy oranının, şimdikinden 4-5 puan aşağıda olacağını düşünmesiydi. Gerçi ilçemizde ve Muğla düzleminde MHP’nin alacağı oy oranını doğru tahmin etmiştik ama ülke çapında MHP’nin % 6-7’lerden çok yukarıda, % 11 küsurlarda olabileceğini tahmin etmemiştik.

 

MHP’nin, erken seçim talebi sonrasında AKP’nin, erkenden de öte baskın seçim kararı alması; kuşkusuz, AKP ile MHP’nin önceden ‘Cumhur İttifakı’ denen ittifak çalışmasını kotarması ile gerçekleşmişti. AKP, Türkiye’nin iktisadi krizinin daha derinleşmeden seçim istemesi nedeniyle bu erken baskın seçim gündeme getirilmişti. Ve AKP, öyle görünüyor ki, MHP’nin İYİ Parti karşısında bu kadar erimeyeceğine güvenmişti... Nitekim sonuçlar O’nu haklı çıkardı. Çünkü, AKP’nin oyu da % 42’ler düzeyinde kaldı. Herkes, zaten benzer bir sonuç bekliyordu. MHP’nin İYİ Parti karşısında ciddi oy kaybedeceği de düşünüldüğünde, % 6-7’ler civarında oy alırsa, Cumhurbaşkanlığı’nın ilk turunda % 50+1’i tutturmaları zordu; bu nedenle de seçimin ikinci tura kalacağı düşünülüyordu.

 

Ancak, buralarda ve birçok yerde MHP oylarındaki beklenen gerileme gerçekleşse de, Türkiye çapında bir gerileme olmadı. Bir önceki Kasım 2015 seçiminde % 11.9 oy alan MHP, bu seçimde de % 11.1 oy almayı başarınca, Erdoğan birinci turda kazanmış oldu.

 

En büyük sürpriz buydu...

 

BİR BAŞKA AÇIDAN...

 

Muğla açısından baktığımızda da, yerel siyasete dair çeşitli çıkarımlar yapmak mümkün. Normal şartlar altında CHP’nin 4, AKP’nin 2, İYİ Parti’nin 1 milletvekili çıkaracağı öngörülüyordu. Hatta CHP’nin listesine kendi partisi içinden gelen tepkiler nedeniyle CHP’nin üçte kalabileceği de çokça konuşuluyor, diğer 1 milletvekilliğini de İYİ Parti’nin alabileceği pek çok kişi tarafından dillendiriliyordu. Ancak CHP, 2017 Kasım seçimlerine göre oylarında gerileme de olsa, özellikle merkezlerde gücünü koruyarak 4 milletvekili çıkarmayı başardı.

 

Fakat Muğla’da Muharrem İnce’ye verilen oylarla CHP’ye milletvekilliği seçiminde verilen oylar arasında oldukça önemli bir makas farkı var.

 

Şöyle ki; AKP, Muğla’da 185 bin 561 oy almasına karşın, burada MHP’lilerin de oylarını alan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçiminde 202 bin 48 oy almış. Bu beklenen sonuç... Ama Muğla’da Muharrem İnce 330 bin 65 oy almasına karşın, Milletvekilliği seçiminde CHP’nin oyu 264 bin 692 olmuş. Yani Muharrem İnce’ye verilen oy sayısı 65 bin 973 daha fazla. Muharrem İnce, normal şartlarda ittifak içinde oldukları diğer partiler İYİ Parti ve Saadet Partisi ile DP’den oy almayı zaten beklemiyordu. Çünkü DP hariç hepsinin kendi adayı var. Demek ki, Muharrem İnce’ye veren pek çok CHP’li, milletvekili seçiminde kendi partisine oy vermemiş görünüyor. Bunun çok az bir kısmı HDP’nin barajı aşması gerektiğini düşünerek bilinçli olarak oy vermeyen kesim. Ama rakam çok büyük... Bunları da, CHP içindeki tartışmaları yakından bilen kişilerin kolaylıkla tahmin edebileceği gibi, Muğla parti yönetimine tepki nedeniyle verilmeyen oylar olarak görünüyor.

 

Böyle bir makas farkı beklense de, bu kadar büyük bir fark bekleniyor muydu?

 

Bu da ikinci sürpriz olarak kaydedilmelidir.

 

VE SON OLARAK;

 

2015 Kasım seçimleriyle şimdiki seçimler, partilerin aldıkları oy oranları ve rakamları açısından kıyaslandığında da hem AKP’de hem de CHP’de gerileme görülüyor. Üstelik bu, sadece Muğla düzleminde değil, ülke düzleminde de böyle.2015 Kasım seçimlerinde Muğla’da CHP, oyların % 47.51’ini alırken, şimdiki oy oranı % 41.06.AKP de 2017’de % 30.61 oy almışken, şimdi % 27.98 oy alabilmiş.

 

CHP’nin Muğla’daki oy kaybı, ülke düzlemindeki oy kaybından da fazla.

 

Bütün bunların masaya yatırılması kaçınılmazdır.

 

Hem Kılıçdaroğlu’nun hem de Muğla İl yönetiminin bu sonuçlardan sonuçlar çıkararak, gereğini yapması beklenmelidir.

 

Gerekenin ne olduğu ise, çok daha kapsamlı bir tahlil gerektirir…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X