Advert       Advert     Advert       Advert
Advert       Advert     Advert       Advert

Sürpriz olan ne? / 2

A. Coşkun EFENDİOĞLU-

Sürpriz olan ne? / 2
Bu içerik 814 kez okundu.

24 Haziran seçimleri sonrasındaki ilk yazım “Sürpriz Olan Ne?” başlığını taşıyordu ve orada, başta MHP’nin bu kadar oy alacağını tahmin edememekten kaynaklanan sonuçları sıralamıştım.

Ama muhtemeldir ki pek çok kişi gibi, benim için sürpriz olan bir başka sonuç daha vardı:

Bir süre önceki kongrede, Kılıçdaroğlu’nun karşısına Genel Başkanlık için aday olan Muharrem İnce’nin, Kılıçdaroğlu ekibi tarafından Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesine de şaşırmıştım açıkçası, beklemiyordum..Ama doğru bir karardı ve Kılıçdaroğlu ekibinin de, çok önemli olan bu seçim için, örneğin kendisinin adaylığı yerine Muharrem İnce’nin adaylığının partiyi sürükleyeceğini gördüğünü düşünerek, sevinmiştim.

Daha sonra, müthiş bir performans gösteren Muharrem İnce’nin mitinglerini izleyince ve hele İzmir ve İstanbul mitinglerinden sonra, bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu düşünmüştüm. Üstelik, MHP’nin de İYİ Parti karşısında ciddi bir gerileme yaşayacağından, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalacağını ve ikinci turda, HDP’nin de dışarıdan desteğiyle Muharrem İnce’nin seçimi alabileceğini düşünmüştüm.

Tabii, bu kadar da değil. Bir şey daha düşünmüştüm.

İnce’nin yarattığı olumlu rüzgârın, yıllardır % 25 bandına takılı kalan CHP’yi de bir miktar ileri götüreceğini, % 28-30’lara taşıyabileceğini tahmin ediyordum, bekliyordum. Her ne kadar, CHP’nin milletvekili oylarıyla Cumhurbaşkanlığı oyları arasında, adayların belirlenmesi sürecindeki olumsuzluklar nedeniyle bir miktar fark olacağını, bu makasın yer yer, örneğin Muğla gibi bazı illerde daha da fazla olacağını düşünsem de, Muharrem İnce ‘aşkına’ CHP oylarının % 25’ler bandının üstüne çıkacağını düşünüyordum.

Sonuçlar, bunun tam tersini çıkardığı için, benim için en büyük sürprizlerden biri de bu oldu.. Çünkü tam tersine, 2015 Kasım seçimlerine göre CHP, milletvekili oylarında ciddi bir oy kaybı yaşamış, % 22 bandına kadar inmişti.

Seçim bitti, kazananların haklı galibiyet coşkusunu görürken, CHP ve İYİ Parti yetkililerinin seçim sonrası hiç bir açıklama yapmaması dikkat çekiyordu. Pazartesi akşamı, CHP’nin Salı günü parti yönetimini toplayacağını ve sonrasında açıklama yapacağını öğrenince, ciddiyetle şunu düşündüm ve dedim ki, artık bu dokuzuncu seçimde de partiyi ileriye götüremeyen, Muharrem İnce’nin yarattığı olumlu atmosfere karşın oyların gerilemesinin tek nedeni olan Kılıçdaroğlu yönetimi, sadece bu nedenden dolayı, istifa edecektir; bu kuvvetle muhtemeldir. Ve hatta, ötesinde, toplantı sırasında Kılıçdaroğlu’nun, ‘Muharrem Gel’ diyeceğini ve ‘bu sonuçlar karşısında, bu partinin başına geçmen gerekiyor; ben de bir parti neferi olarak yanında olacağım’ diyeceğini kurguladım.

Bunun yaratacağı heyecan ve coşkuyu hayal ettim.

Salı günü oldu. Dünkü gazetede de yer verdiğimiz Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını dinledikten sonra, çok kalabalık olan pek çok kişi gibi ben de şaşırdım.Açıkçası, bu da benim için bir sürprizdi.Kılıçdaroğlu, bunu yapsaydı, çok efsanevi bir hale ile çevrelenecek ve örnek bir karar vermiş olacaktı.

Tabii bütün bunlar, işin şekil kısmına ilişkin bir takım öngörüler, saptamalar..

Peki, CHP’nin esas sıkıntısı ne? Bu kadar coşkuya karşın değil birkaç puan oylarını artırmak, tersine eksiltmesinin tılsımı nerde?

Bence herkes, bu noktaya kafa yormalıdır...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X